Biz vatan haini miyiz?

reklam

reklam
14 Haziran 2018 - 16:43 0
reklam

Orta Asya’da yazılan Ergenekon destanından bu yana, tüm dünya tarafından ‘bağımsızlığına düşkün’ ve ‘savaşçı’ bir millet olarak biliniyoruz. Sonuçta, 16 defa devleti yıkılan bir milletin yeniden ayağa kalkıp dünyaya meydan okuduğunu görüyoruz. Türk milletinin fertleri olarak, tırnaklarımızla kazıyarak kazandığımız sıfatlarımızla gurur duyarken, bunu milletin içinden çıkan kahraman güvenlik güçlerimize borçlu olduğumuzu da pek tabi ki biliyoruz.

Fethullahçı Terör Örgütü’nün henüz kendisini masum bir sivil toplum örgütü olarak tanıttığı ve devletin kılcal damarlarına sızabildiği dönemde, en nihai hedefi güvenlik güçlerimiz oldu. Yuvalandığı polis teşkilatını tamamen ele geçirdiğini sanarak Türk Silahlı Kuvvetleri’ni karalamaya, her ne kadar bireyler hedef alınıyor gibi görülse de aslında koca çınarı yıkmaya girişti. Örgüt, Silahlı Kuvvetleri ele geçirmekten çok Türk Milleti ile TSK arasındaki bağı ortadan kaldırmaya çalıştı. Oysa milletin en büyük sığınağı, peygamber ocağıydı.

Bunlar tabi ki geçmişte kaldı. 15 Temmuz hain darbe girişiminde de görüldü ki millet ordusunun, ordu da milletin yanında hainlere karşı durdu. Ancak bu büyük saldırı, elbette ki yarasız atlatılmadı. Ülkemizin tüm kurumları gibi, TSK ve jandarma teşkilatımız da saldırılardan başı dik ancak yara alarak çıktı. Şimdi bu yaraları sarmanın, milletin hizmetindeki orduyu güçlendirmenin, iç ve dış mihraklara karşı hep birlikte durmanın tam zamanı değil mi? Zamanı! Sadece bireyler olarak değil, toplumun her kesimi kendine küçük bir pay biçmeli. Basın ise en büyük payı almalı! Gelin görün ki, işler öyle olmuyor.

Çarşamba günü Aydın 1. Jandarma Eğitim Tabur Komutanlığında Jandarma Teşkilatının 179. kuruluş yıl dönümü  törenle kutlandı. Törende eğitimli köpeklerin marifetleri, jandarma komandoların yakın dövüş tekniklerindeki maharetleri, helikopterle yapılan gösteri vs. büyük ilgiyle izlendi.

Törende konuşan Jandarma Genel Komutan Yardımcısı Tümgeneral Musa Çitil’in en önemli vurgularından biri “… jandarma, bağrından çıktığı milletten aldığı destekle son olarak Zeytin Dalı Harekatı’nda da başarıyla ve fedakarca görev yapmaya halen devam etmektedir… ” ifadeleri oldu. Yazımızın asıl konusu da bu.

Avuçları patlatırcasına alkışlanan törende yaşananları okurlarımıza ulaştırmak, jandarma ile millet arasındaki gönül bağına bir çentik daha atmak, belki de günün en güzel işi olacaktı. Maalesef davet edilmediğimiz için töreni izleme ve vatandaşlarımıza aktarma imkanı bulamadık. Fazlasıyla üzüldük.

Bazı arkadaşlarımızın şifahen duyduğu programa gittiklerinde kapıdan çevrilmediğini biliyoruz. ‘Gelenler kapıdan kovulmadı’ şeklinde bir açıklama yapılabilir. Ne kadar kabul edilebilir, kamuoyunun takdirine bırakıyorum.

Görüyoruz ki, (Türkiye genelinde nasıldır bilmiyorum) Aydın’da jandarmanın etkinliklerine yerel basın davet edilmiyor. Yok sayılıyor, umursanmıyor. Hem insani hem de mesleki olarak, ‘kendi takdirleri’ ifadesini kullanamıyorum, zira yüreğim elvermiyor. Tabi ki nihayetinde insanın aklına şu soru geliyor; Biz vatan haini miyiz?

(Naci Eriş)

BENZER KONULAR
YORUM YAZ

reklam

reklam

reklam

reklam