Çok tecrübeliyim çok

reklam
24 Mayıs 2017 - 18:02 1
reklam

Çocukken büyümek büyüdükçe de küçülmek ister insan, yanılıyor muyum? Çocukken hep büyüklerimize özenir, ne zaman büyüyeceğiz diye hayıflanır dururuz.

Az da olsa haklıyızdır ama. Birçok şeyden yasaklıyızdır kimlik yaşımız on sekiz yaşın altındaysa.

Hadi on sekiz yaşın altındaysanız bu sitelere giremezsiniz zırvalamalarından geçtim. Zaten on sekiz yaşından büyüğüm butonuna tıkladınız mı sorun kalmıyor. Peki daha başka nelerden mahrumuzdur?

Mesela sigara ve içki satın alamayız, şans oyunları oynayamayız, devlet ve özel teşebbüsün düzenlediği çekilişlere katılamayız da katılamayız. Peki bunlar mıdır bizi çocukken büyümeye iten sebepler? Hayır, tecrübesizizdir sadece.

Çocukken aşklar daha saf ve temizdir. Aklın fikrin ondadır, başka yerlerde değil. Top oynarsın, oyun oynarsın ama kimsenin duygularıyla hisleriyle oynamazsın. Ne iş telaşı, ne yetmez bitmez kaygısı ne de ‘ben’ olma kavgası vardır.

Büyüdükçe hayatın ‘Ali topu at’ kadar masum olmadığını yediğimiz kazıklarla tecrübe eder pekiştiririz. Zaten tecrübelerimiz yediğimiz kazıkların bileşkesi değil midir?

Keşke bize o günlerde Alinin topu değil de yarın kazık atacağı öğretilseydi daha iyi olmaz mıydı?

‘Çocuk olmak vardı.

Kaygılardan uzak,

dünyayı oyuncak gibi görüp,

onun üzerinde oynamak

Ne sabah

işe geç kalma korkusu

ne geceye bırakılan

sabah uykusu

ne de şeytana

aldanırım kuşkusu.

Şimdi

çocuk olmak vardı.

Bayramlarda aldığımız

çıt, pıt tabancaları,

her santiminde

hatıralarımızın olduğu

sokak araları.

Ne kan dökülürdü

ne ihanet görülürdü

ne de namertçe sövülürdü.

İşte bu yüzden

şimdi;

çocuk olmak vardı.

 

“Çocukken büyümek, büyüdükçe de  küçülmek ister insan.”

reklam
Hakan Dönmez
Hakan DönmezDiğer Yazıları
BENZER KONULAR
YORUM YAZ

TUNCAY

Selamlar Saygılar Değerli Üstat,
Yazınızı okudum ve güzel bir konuyu dile getirmişsiniz. Müsadenizle kendi fikirlerimi de belirtmek istedim.
Öncelikle hayatın dinamosunu bilmek gerekir.
Dinamo ZAMAN’ dır ve durmaksızın akıp gider. Değişmeyecek tek ve acımasız gerçek budur. İnsanlar doğar, büyür ve ölürler. Aslında her şey kurala uygundur. Doğduğumuz zaman tecrübeyi değil, yaşamayı öğreniyoruz. Büyüdüğümüz zaman içerisinde tecrübeyi öğreniyoruz. Ölmeye yaklaştığımız zamandaysa bütün her şeyi düşünerek onlarla beraber yaşlanırız ve sonu bekleriz(Normal bir yaşantıdan bahsederek). Kısacası genel değerlendirmeyi son evrede yaparız. Ancak bu evrelerin her birisinin ayrı ayrı güzelliği olduğu kanısındayım. Yaşamın her anı, ayrı bir tecrübe bırakır insana bu benim görüşümdür. Sanırım en güzeli çocukluk yıllarıdır. Hayat karşısında savaşmadığımız bir dönemde sadece sevgi, saygı, oyun ve mutluluk içerisinde oluyoruz. Bu da insanı her zaman o evreye götürmeye çalışır. Ancak yaşam kutsaldır ve her evreyi yaşamanın önemi ve değerini bilmek gerekir.
Sevgiler, Saygılar.

reklam

reklam

reklam