Derin Bakış!

Biliyorsunuz; Trump, ABD başkanlığına geldiğinde ABD derin devleti yani Obama ve Küreselci yerleşikler, bu seçimi geçersiz kılabilmek için uğraşmışlardı.

reklam
10 Nisan 2017 0
reklam

Bunu ise “Rusya seçimlere müdahale etti” söylemiyle yapmaya çalıştılar.

Obama görevden ayrılmadan evvel karşılıklı olarak Rusya ile sert söylemlerde bulunmuşlardı.

Trump göreve geldiğinde ise Rusya ile arasının iyi olduğunu biliyoruz.

Eşlerinin birlikte tatile gitmesi de bunun bir göstergesiydi.

Bu durumun üzerlerine yapışmaması için Rusya ile Trump arasında gergin açıklamalar yapılıp Rusya ve ABD yakınlaşıyor mu? şüphesinin ortadan kaldırılması için adım atılıyor şu anda.

Yani ne “Soğuk Savaş” yaşanıyor aralarında ne de gerginlik.

Yaşanamaz çünkü “Dünya Savaşı” şartları oluşturuluyor ve ülkelerin saflarına baktığımızda;
Rusya-ABD-Japonya-Türkiye-Güney Kore bir safta müttefikler.

Çin-İran-Avrupa Devletleri ise diğer saftaki müttefikler.

Trump’ın Merkel’in elini sıkmayıp yüzüne dahi bakmazken, Japonya başkanı ile aşırı samimi pozlar vermesi de bu sebepten.

Bu savaş çok denklemli bir savaş!
Hem Küreselciler ile Ulusalcıların savaşı, hem Müslümanlar ile diğerlerinin savaşı.

Obama Küresel taraftayken Trump Ulusal tarafta.

Birbirlerine o kadar ters olmalarının sebebi burada.

15 Temmuz’da Türkiye teröre teslim edilseydi Küreselci tarafta yerini alacaktı.

İşte 15 Temmuz’un önemi de burada saklı.

Ben arada Çin hatırlatması yaparım, daha evvelki yazılarımda Yahudi sermayesinin bir süredir Çin’e akıtıldığından bahsetmiştim.

Çin yaklaşık 15 yıldır dünyanın bütün enerjisini, yeraltı zenginliklerini, bütün potansiyelini sömürüyor.

Yıllık ekonomik büyüklüğü şu anda 8 trilyon dolara yaklaşmış durumda.

Amerika’nın ise 13 trilyon dolar.

12 yılda bu kadar büyük bir sıçramanın normalde olması imkansız, böyle bir potansiyel yok.

Doğal yollardan bunu yapamazlar.

Demek ki dünyanın yönetimini bir şekilde ele geçirmiş, sermaye yönetimini, kaynak yönetimini, teknolojik yönetimini çok iyi çözmüş bir grup, Çin’e büyük bir yardımda bulunuyor.

İşte biz de bunu Küresel Sermaye olarak adlandırıyoruz.

Küresel sermaye bütün enerjisini, bütün kaynaklarını Çin’e aktarmaya başladı.

Böyle bir sermaye akışı en son 1. Dünya savaşından önce olmuştu.

Türkiye bahsettiğim bloklardan Çin bloğuna eğer 15 Temmuz’a karşı koyamasaydı çoktan geçmişti.

Ve inanın çok rahat bir dönem geçiriyor olurduk ama Türkiye’de ne siyasi irade ve ne de idare kalmamış olurdu.

Trump yönetiminin Suriye’ye kimyasal silah konusunda müdahale etmesi de bu konularla yakından ilgili.

Yani Müslümanları korumak için elbette müdahalede bulunmadı.
Bir sonrakinde ondan da bahsederiz inşaAllah.

 

reklam
BENZER KONULAR
YORUM YAZ

reklam

reklam