“GOL ATTIKÇA DAHA ÇOK HIRSLANIYORUM”

Spor Toto 2. Lig’in kaliteli forvetlerinden İnegölspor oyuncusu Eren Açıkgöz ile Aydın Haber Ajansı muhabirimiz Mustafa Çelik keyifli bir röportaj gerçekleştirdi.

reklam
04 Ekim 2016 0
reklam

Mustafa Çelik/Aydın Haber Ajansı-Kayseri-Spor Toto 2. Lig’de bir çok takımda forma giyen ve gittiği her takımda başarıdan başarıya koşan Eren Açıkgöz, gerek attığı goller gerekse mütevazi kişiliği ile futbolseverlerin gönlünde taht kurmuş bir isim. İşte Açıkgöz’ün merak edilen yönleri.

01

Futbola ilgin nasıl başladı?
Ağabeyim futbolcu olduğu için futbola ilgim onun sayesinde başladı. Küçükken onu izler, örnek alırdım. Oradan doğan bir aşkla Turgutluspor alt yapısında futbola başladım.

Futbola başladığında ilk mevkiin neresiydi?
Forvet olarak başladım. En baştan beri her çocuğun hayal ettiği gibi golcü olmayı istedik. Bilmiyorum olabildik mi? Golcüler biliyorsunuz popüler oyunculardır. Daha çok ilgi çekerler biz de orada başladık hiç değiştirmeden bu günlere geldik.

Alt yapıdan A takıma yükseliş sürecin nasıldı?
16 yaşında profesyonel oldum. O dönem oynadığım maçlarda ilgi çekmiştim. Bütün maçlarda gol attım. Deplasmanlı Süper Gençler ve U19 kategorilerinde gol kralı oldum. Bu da dikkat çekti. Bu sayede profesyonelliğe adım attım.

Doğduğun ve doyduğun memleketin takımıyla ilk profesyonel olarak çıktığın müsabakada neler hissettin?
Turgutlu’da ilk kez profesyonel oldum. Kendi memleketine hizmet etmek çok güzel bir duygudur. Çünkü tribünde ki bütün insanlar senin eşin dostun akraban oluyor. O anda asla parayı düşünmüyorsun. Tribündeki insanlara laik olmaya çalışıp, formanın hakkını vermek istiyorsun. Enteresan bir duyguydu benim için.

Özellikle Bayrampaşa ve Nazilli Belediyespor’da gol yollarında ki ustalığınla anılıyorsun. Bu ustalığı neye borçlusun ?
Nazilli Belediyespor’da Muğdat Çelik gibi bir forvetten sonra gelmek benim için çok dezavantajdı. Çünkü Nazilli taraftarı, Muğdat gibi kaliteli bir ismi görmüş ve o bölgede beklentileri yüksek olan bir taraftardı. Aslında oraya giderken bir tedirginlik vardı. Ancak sezon başlayınca takımda iyi bir arkadaşlık ortamı oluştu. Baktık goller gelmeye başladı. Böyle olunca da insanlar Muğdat’ın da eksikliğini aramadılar. Nazilli’de iyi goller attığımı düşünüyorum. Hedefteydik ama son 2 haftayla kaçırdık.

123

Nazilli taraftarının gönlünde yatan bir isimsin. Bu sevginin sebebi nedir?
Dediğim gibi Muğdat, Nazilli’de çıtayı çok yükseltti. Bizden sonra gelen forvetler gol atmakta ve taraftara kendini kabul ettirmekte biraz sıkıntı çektiler. İanıyorum ki mütevazi kişiliğimizde buna biraz sebep oldu. İnsanlara karşı sıcak yaklaşımımızın yanında sahada da işimizi yapınca taraftarla aramda güçlü bir bağ vardı.

3.Lig Play Off finalinde takımın Bayrampaşa-Hacettepe karşısında 1-0 gerideyken oyuna sonradan girip 82. dakikada harika bir kafa golüyle durumu beraberliğe getirmiştin ve daha sonra 1 gol daha bularak şampiyon olmuştunuz. O şampiyonlukta neler hissetin?
O maç benim için unutulmazdı. Bayrampaşa taraftarı maçları çok yakından takip eden fanatik taraftardır. O gün gerideydik ve hepimiz yavaş yavaş karamsarlığa kapılmıştık. 76. dakikada oyuna girdim, 82. dakikada Hakan Şükür vari çok güzel bir kafa golü attım. 5 dakika sonra da bizi öne geçiren golün asistini yaptım ve bir anda kupa elimize geldi. 10 dakikada gitti denilen maçı aldık. O duygu bambaşka bir duygu. O kupayı kaldırmak insanların sana sevinç gözyaşlarıyla bakması. Birde en güzel tarafı işini yaptığını hissediyorsun. O gün İstanbul’a nasıl gittik. Hava alanından üstü açık otobüsle Bayrampaşa’ya kadar nasıl geldik hala aklımda ve çok özlüyorum o zamanları.

Hırslı bir futbolcusun. Bu hırsın sana yansımaları nelerdir?
Oynadığım mevkide bir şeyler yapmak zorundasın. Türkiye’de bütün forvetler böyledir. Forvet adamı gol atarsa bu piyasanın içinde vardır gol atmazsa yoktur ve kötü futbolcudur. Bizde gol atmak için daha çok çabalıyoruz. 3 ise 5 yapmaya çalışıyoruz. Mecbur hırslı olmak zorundayız bu hırs olmazsa açıkçası ileride bir iş yapamıyorsunuz. Gol attıkça daha çok hırslanıyorum.

Gol yollarında en çok katkı sağladığın takım Nazilli Belediyespor. Bunun sebebi neydi?
Bora’sından Halil Çelik’ine, Lider Koç’undan Caner Hüseyin’e kadar çok güzel bir takım olmuştuk. İleri gitmekte zorlanmıyorduk. Çok pozisyona giriyorduk ve skor yapıyorduk. Bir golcü olarak görevimi yerine getirdiğimi düşünüyorum. Nazilli’de bu daha değerliydi çünkü bende Ege insanıyım. Birde oradaki insanlar futbolu çok seviyor. Attığım her golden sonra o insanları sevinerek görmek beni daha da motive ediyor. Çarşıya çıktığımızda keyifle insanlarla çay sohbet yapabiliyorduk.

Kaçırdığına en çok üzüldüğün gol pozisyonu hangisi?
Nazilli’de oynarken Bandırmaspor karşılaşmasında son dakikada kaçırdığım pozisyon. Maç berabereydi ve 90. dakikada kaleciyle karşı karşıya kalarak bir fırsat yakaladım. Pozisyonu kaçırınca yere yatım hüngür hüngür ağlamıştım.

Ümraniyespor’la yaşadığın şampiyonlukta neler hissettin?
Geçen sezon ligin başından sonuna kadar zirvede geçirdik ve 75 puanla zirvede bitirdik. İstanbul’da şampiyonluk daha güzel oluyor. Çünkü çok göz önünde oluyorsun vitrindesin. Orada da çok güzel duygular yaşadım ve orada da her şey çok güzeldi. Kariyerimize 2. Lig şampiyonluğu ekledik sıra 1. Ligde.

Birçok futbolcu tatilini beach clublarda geçirirken sen ailenle beraber, doğayla iç içe geçirmeyi tercih ediyorsun bunun sebebi nedir?
Bu bizim daha çok aile yapımızla alakalı. Çünkü bizim çok sağlam bir aile bağlarımız var. Anne, baba, kız kardeş, abim olsun birbirimizi çok sahipleniyoruz. Birde biz Ege insanıyız, toprak insanıyız. Babam emekli olunca 4 dönümlük ufak bir kiraz bahçesi aldık. Orada da içine girip dalından koparabileceğin her çeşit meyve var. Benim tek keyfim nargiledir. Doğayla iç içe hamağıma uzanıp nargile içmesini seviyorum. O tat hiçbir beach clupta yok. Ailemizi zaten 10 ay göremiyoruz ve dolayısıyla özlüyoruz. Bende tatilimi onlarla geçirmeyi seviyorum açıkçası.

Bir de Ukrayna’yı tercih ediyorsun sanırım tatil için?
Ukrayna’ya gitmemin sebebi abimin eşi. Biz yabancı bir gelin aldık. Onlar sık sık gelip gidiyorlar bize. Durum böyle olunca tabi iadeyi ziyaret gerekiyor.

Bombacı lakabı nereden geliyor?
Nazilli’de verildi bu lakap bana. Nazilli Belediyespor’da görev yapan malzemeci Ercan var çok severim kendisini. Çok müthiş bir insan. Onunla orada birlikte çalıştığım için çok mutluyum. Onunla aramızda bom bom bom diye bir laf vardı. Benim Bom Bom isimli bir köpeğim vardı o da bana ondan dolayı bom bom bom derdi. Ve sonra bu Bombacı oldu Ercan abi bir taktı bu ismi sonra patladı gitti zaten.

Abinle aynı takımda oynasanız nasıl olurdu?
Onunla aynı takımda oynasak sanırım anlaşamazdık. Çünkü evde çok iyi anlaşamıyoruz. O benden büyük olduğu için bana uyarılar yapar. Bizde küçükler olarak hiçbir zaman büyüklerin sözünü dinlemeyiz. Onunla aynı takımda oynamak pek iyi bir fikir gibi durmuyor açıkçası. Böyle rakip olarak kalalım.

İnegölspor’a transferinde abinin bir etkisi oldu mu?
Hayır olmadı. Bu transfer sezonunda yaklaşık 12 tane kulüp aradı transfer etmek için. Bende içlerinden en iyisini değerlendirdim. Paradan ziyade camia, taraftar, stad ve hedef olarak baktım. Bunlardan da İnegölspor benim için en iyi tercihti.

Bundan sonra ki hedeflerin nelerdir?
İlk hedefim, bu sene İnegölspor’u bir üst lige çıkartmak. Bizi buraya kazandıran insanlar bizden çok iyi şeyler bekliyorlar. Aslında hedefim süper lig ya da milli takım değil doğruyu söylemek gerekirse. Çünkü yaşım 27 oldu ve artık hedefim gittiğim takımlarla hep yukarılara oynamak hedefe oynamak.

reklam
BENZER KONULAR
YORUM YAZ

reklam

reklam

reklam