“İdamsa idam”

MHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Depboylu, çocuk istismarının önlenmesi için milli seferberlik çağrısı yaptı. Çocuk istismarının bir organla değil, zihniyetle ilgili olduğunu söyleyen Depboylu, hadımın suçun önlenmesi için kullanılabileceğini, eğer suç işlenmiş ise kesinlikle farklı bir ceza verilmesi gerektiğini vurguladı. Depboylu, “Liderimiz Sayın Bahçeli’nin dediği gibi ‘İdamsa idam’” ifadelerini kullandı.

05 Temmuz 2018 - 13:32 0
reklam

Naci Eriş / Manşet Aydın- EFELER-  MHP Aile ve Engellilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Deniz Depboylu, Türkiye’nin ana gündem maddelerinden biri olan çocuk istismarı ile ilgili basın açıklaması düzenledi.
“En son feci bir şekilde katledilmiş olan Eylül ve henüz ölümünün gizi çözülememiş Leyla bize tarifsiz bir acı yaşatmıştır” diyen Depboylu, “Bu olayların son bulması için dileklerde bulunmak kafi değildir. Artık etkili politikalar geliştirmek, kurumsal ve kanunsal kusurlarımızı düzeltmek, milli bir seferberlik başlatmamız gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

“RİSK ALANLARI BELİRLENMELİ”
İstismarı önlemek için ilk adımın sorunun boyutlarının ve risk alanlarının belirlenmesi olunduğuna dikkati çeken Deniz Depboylu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Hem kentsel hem de kırsal bölgelerde, çocuklara yönelik istismar araştırmaları yapılmalıdır. Yapılan araştırmaların raporlandırılması ve kayıt altına alınması titizlikle yapılmalı; çocuklara ait özel bilgiler saklı tutulmalıdır. Çocuklara yönelik istismarın boyutlarının belirlenmesi, risk gruplarının tespiti, yerel düzeyde verilerin toplanması ve müdahale çalışmaları ulusal risk haritasının tespit edileceği geniş çaplı çalışmalar yapılmalıdır.”
Bazı yasal düzenlemelere de ihtiyaç duyulduğunun altını çizen Deniz Depboylu, “Çocuklara bulundukları yaş düzeyine göre, istismardan korunmalarını sağlayacak eğitimler verilmelidir. Çocuk kavramı ve çocuklara yönelik cinsel istismar uluslararası sözleşmeler ışığında yeniden tanımlanmalıdır. Cinsel istismar, 18 yaşından küçüklere yönelik her tür cinsel davranışı kapsayacak biçimde düzenlenmelidir. İletişim ve teknoloji imkânları kullanılarak mağdurun vücudunu teşhir veya kendi vücudu üzerinde cinsel davranışlar yaptırılması yoluyla cinsel istismar suçunun işlenebileceği madde hükmünde kabul edilmelidir. Çocuğa yönelik cinsel istismar suçlarından sabıkalı olanların çocukla ilgili işlerde çalıştırılmaları yasaklanmalıdır. Kurumsal ortamlarda işlenen çocuk istismarı suçlarının örtülmesi, üstünün kapatılması gibi eylemlerde bulunan görevlilerin çocuk istismarına iştirakten veya ayrıca tahsis edilecek çocuk istismarı suçunu örtmek suçundan cezalandırılması gerekmektedir. Ensest ayrı bir suç olarak düzenlenmelidir.

“HADIM CEZA DEĞİL, ÖNLEM”
Cinsel istismarın engellenmesi için buna sadece cinsellik olarak bakılmaması gerektiğini ifade eden Depboylu, kimyasal kastrasyon (hadım) için ise şu sözleri kullandı:
“Cinsel istismar sadece belli bir organın işlevselliği ile ilgili bir sorun değil zihniyet ile ilgili bir sorundur. Bu suçu işlemiş kişi aynı zihniyette olduğu, düşüncelerini değiştirmediği veya kendini kontrol edemediği sürece çocukları istismar edecek başka faaliyetlerde de bulunabilir. Henüz hiç bir suç işlememiş duygu ve düşüncelerini kontrol etmekte zorlanan birine yapılacak psikiyatrik destek ve kimyasal kastrasyon uygulaması suçun oluşmaması için bir tedbir ve dolayısıyla engelleme yöntemi olabilir. Ancak suç işlenmiş bu bir masumun hayatına mal olmuşsa, bu durumda fail işlediği suçun cezasını çekmelidir. Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli Beyefendinin de ifade ettiği gibi ‘İdamsa İdam’, en ağır ceza verilmeli, işlenebilecek yeni suçların önüne geçilmelidir.”

BENZER KONULAR
YORUM YAZ

reklam

reklam

reklam

reklam