İfade veren CHP’li başkandan açıklama

Silahına el konulmuş.

reklam

13 Nisan 2018 - 21:54 0
reklam

 

Naci Eriş/Manşet Aydın-Sultanhisar İhaleye fesat karıştırma ve evrakta sahtecilik şüphesiyle ifadesi alınan ve yurt dışına çıkış yasağı konulan Sultanhisar Belediye Başkanı Osman Yıldırımkaya, MANŞET’e konuştu. Soruşturmanın 1994 yılında ihale edilen bir benzin istasyonu ile ilgili olduğunu, iddia edildiği gibi evrakta sahtecilik olayının bulunmadığını söyledi.

Nazilli Adliyesi’nde devam eden bir soruşturma kapsamında, 6 Belediye Meclis üyesi ile birlikte Cumhuriyet Savcısı’na ifade veren ve hakkında yurt dışına çıkış yasağı konulan Sultanhisar Belediye Başkanı Osman Yıldırımkaya, iddialara ilişkin MANŞET’e konuştu.
İDDİALAR BENZİN İSTASYONU İLE İLGİLİ
Söz konusu soruşturmanın Atça Mahallesi’nde, Aydın-Denizli karayolu yanında yer alan bir benzin istasyonu ile ilgili sürdürüldüğünü belirten Yıldırımkaya, olayı şöyle anlattı:
“1994 yılında dönemin belediye başkanı Sebahattin Koçer tarafından, yap işlet devret modeliyle 18 yıllığına kiraya verilen bir benzin istasyonu var. 1999 yılında ben belediye başkanı oldum. Benzin istasyonlarının tankları 8-10 yılda çürüyormuş. Benzin istasyonunu alan firmanın genel müdürlüğü, 2007 yılında pompa ve tankların eskimesi nedeniyle bize müracaatta bulundu. 210 bin dolar civarında masrafı vardı. Bir rapor hazırlamalarını istedim. Biz bu ödemeyi Belediye Meclisi’nde kabul ettik. Anlaşmayı da 2019’a kadar uzattık.”
2004 yılında çıkarılan bir yasa ile süresi 5 yıldan fazla olan sözleşmelerin EPDK tarafından kabul edilmediğini ancak ilgili firmanın bu yasaya rağmen işlemleri eksik yapması nedeniyle belediye ile aralarında ihtilaf doğduğunu belirten Yıldırımkaya, sonraki süreci şu ifadelerle açıkladı:
“2009’da görevden ayrıldım. 2014’te yeniden başkanlığa seçildim. Bu benzin istasyonu şirketi ile belediyenin davalık olduğunu, 16 tane dava açıldığını gördüm. Belediye Başkanı olarak bu davaları çözmek benim görevim. Sorumluluk tamamen bende. Biz bu işleri çözmek için uğraşırken, bize icradan 15 bin liralık ödeme emri geldi. Bizden önceki belediye yönetiminin, iflas yoluyla şirketi binadan çıkarmaya çalıştığını gördük. Ancak belediyenin 300-350 bin lira alacağı olan bir şirket var. Biz 15 gün boyunca o parayı ödemeyerek iflası düşürdük. Blokelerini kaldırdık. Alacağımız olan parayı aldık.”
“KAMUNUN ZARARA UĞRATILMASINI ÖNLEDİM”
Yapılan işlemle kamunun zarara uğratılmasını önlediklerini savunan Yıldırımkaya, “Şimdi soruyorum, amaç üzüm yemek mi bağcıyı dövmek mi? O tesis belediyenin. İcrayı kaldırmasaydım, kamuyu zarara uğratacaktım. Paramızı tahsil edemeseydim, şirket hala ecrimisil halde olsaydı, ihaleleri yapamamış ve belediyenin edinimlerini yerine getirememiş olsaydık haklılardı. Ne olmuş burada? Hangi evrakta sahtecilik? Belediye nerede zarar etmiş burada?” diye konuştu.
Nazilli Adliyesi’ndeki savcılık ifadesinde bu işlemleri anlattığını belirten Sultanhisar Belediye Başkanı Osman Yıldırımkaya, “Savcı, ‘Madem uzlaştın, parayı aldın. Hani evrakları?’ diyor. Pazartesi günü götüreceğim evraklarını” ifadelerini kullandı.
“SİLAHIM NEDEN ALINDI?”
Yaptığı işlerin sürekli engellenmeye çalışıldığını, belediye başkanı olduktan sonra ruhsatlı silahına bile el konulduğunu belirten Yıldırımkaya, “Ben 2014’te belediye başkanı oldum, bundan 6 ay sonra benim elimden taşıma ruhsatlı tabancam alındı. Hayatımda 1 gün ceza almışlığım yok. Ben Türkiye’deki 800 küsur belediye başkanından biriyim. Bu devlet benim silahımı niye alır? Ben devlet memuriyeti hüviyetini taşıyamıyorsam, o zaman beni belediye başkanı da yapmayacaksın” dedi.

 

BENZER KONULAR
YORUM YAZ

reklam

reklam

reklam

reklam

reklam