Usta gazeteci Orhan Can, Didim’e yerleşti

Cumhuriyet Gazetesi yazarı Orhan Can, Didim’e yerleşti. Kendisiyle günümüz gazeteciliği ve Didim üzerine kısa bir sohbet gerçekleştirdik. Usta gazeteci Didim’in hak ettiği değeri görmediğini dile getirerek “Didim’in girişi Anadolu’da bir kasabayı andırıyor” dedi.

reklam

reklam
14 Ağustos 2018 - 11:24 0
reklam

Oktay ÇİFTÇİ/Manşet Aydın-DİDİM- Günaydın Gazetesinde 33 yıl önce spor haberciliğiyle gazeteciliğe ilk adımı atan usta gazeteci, daha sonra Güneş, ve Hürriyet Gazetelerinde polis muhabirliği yaptı. 1993-94 yıllarında televizyon haberciliğine geçiş yapan Orhan Can, Kanal D’de yurt haber müdürü oldu. Arkasından Show TV Haber müdürü olarak, Reha Muhtar’la çalıştı. Kurucusu olduğu Haber Türk’ün Genel Yayın yönetmenliğini yaptı. Haber Türk’ün Ciner grubuna devredilmesinin ardından Sky Tv’ye geçiş yaptı. Ardından Web TV Müdürü ve Spor köşe yazarı olarak Hürriyet Gazetesine geçen usta gazeteci, son 4 yıldır Cumhuriyet Gazetesinde Spor yazarlığı yapıyor. Birçok ödül alan usta gazeteci, iki yıl önce “Yaşasın iyilik Kahrolsun Kötülük” başlıklı makalesi ile Mesleki anlamda bir gazetecinin alabileceği en büyük ödüllerden birini alarak en iyi Türkiye Spor Yazarı ödülüne layık görüldü. Son bir yıl içerisinde ise tüm köşe yazarları içerisinde birinci olarak seçildi.

“HABER NAMUSTUR YORUM HÜRDÜR”

Günümüz gazeteciliğini değerlendiren Can, “Günümüz şartlarında gazetecilik yapılmıyor tetikçilik yapılıyor. Gazetecilik maalesef bitti. Kopyala yapıştır, gazetecilik başladı. Ve tamamen para üzerine reklam üzerine kurulan bir anlayış hakim oldu. Artık kimse doğruları yazmıyor. Gazetecilik adına ahlaksız bir dönem diyebilirim. Biz sıkıyönetim döneminde bile bu kadar sağır ve dilsiz bir anlayış görmedik. Oysa ki gazetecilik hürdür. Benim hayat felsefem şudur: ‘Haber namustur, yorum hürdür’. Biz bu anlayışla yetiştik. Türkiye de medya, medya olmaktan çıktı. Medya 4.’üncü güçtür ama şu anda medya 1’inci güç olmak istiyor. Bu günün gazeteciliğinde ahlaki çöküntü yaşanıyor. Sendensin bendensin anlayışı hakim olmuş durumda. Oysa ki gazetecinin bir tarafı olmamalıdır. Gazetecinin tek tarafı doğru olandır” diye konuştu.

“BİZ GAZETECİLER TARİHİN TANIKLARIYIZ”
‘Gazetecilik size ne kazandırdı” sorusuna ise Can, şöyle cevap verdi: “Bir daha dünyaya gelsem yine gazetecilik yapar mıyım bu tartışılır. Biz gazeteciyiz tarihin tanıklarıyız. Olana olmadı, olmayana da oldu diyemeyiz. Mesela Bağdat Savaşı esnasında orada olmayı isterdim. Bu bambaşka bir duygu 11 Eylül saldırısında Amerika’da olmak isterdim. En tarihi yerlerde siz birinci tanıksınız. İşte bu benim için asıl kazançtır. Gazetecilik bana maddi anlamda bir şey kazandırmasa da birikim olarak çok şey kazandırdı. Gazetecilik para için yapılan bir iş değil zaten tamamen gönül işi bu. Gazetecilik etiği dışına çıkıp çok zengin olanlar da oldu. Ancak bizim gibi işin mutfağındakiler mesleki anlamda çok şey kazandı. Maddi anamda pek kazanmadı.”

“BALIK TUTAR KİTAP YAZARIM”
Didim’i tercih etme nedenlerini de sıralayan Duayen gazeteci, “Didim’in koyları çok ve de temiz. Balık tutmayı çok seviyorum. Bende denizcilik de var, bir motor alırım balık tutarım, diye düşündüm. Sakinliği yüzünden de seçtim. Kışın daha da sakin oluyor. Benim gibi kafa dinlemek, balık tutmak için gelen birisi için iyi bir yer. Temelli yerleşmeyi de düşünüyorum. Havası da çok güzel, nem az. Balık tutar kitap yazarım.” dedi.

“DİDİM HAK ETTİĞİ DEĞERİ GÖRMÜYOR”
Didim’in hak ettiği değeri görmediğini belirten Can “Didim bence 3. Sınıf bir yer. Bir defa Didim’in Akbük’ten girişi sanki Anadolu’nun ucra kasabalarına gitmişsin gibi bir görüntü yaratıyor. Oysa ki Apollon Tapınağı gibi bir eser var. Bu Apollon tapınağı gavur dediğimiz o insanların elinde olsaydı oraya yılda dört, beş milyon insan giderdi. Tapınak bomboş, ziyaretçileri yok. Böyle bir potansiyelin değerlendirilememesi büyük ayıp. Ayrıca Didim’in yapılaşması da çok kötü. Tarihin ortasında son derece çirkin bir yapılaşma yapmışlar” diye konuştu.

“İMKAN OLURSA DİDİM’DE GAZETECİLİK YAPARIM”
Olanak olursa Didim’de gazetecilik yapmak istediğini belirten usta gazeteci daha çok kitap yazmak istediğini daha önce de iki kitap yazdığını ve kitaplarından birinin Türkiye Büyük Millet Meclisi Kütüphanesinde yer aldığını söyledi. Yerel gazetelerin reklam ve aboneliklerle ayakta durduğunu belirten Orhan Can abonelik ve reklamla geçinen gazetelerin eleştirel bakış açısını kaybettiğini bu yüzden gazete çıkarmak yerine yerel bir gazetede spor köşe yazarlığı yapmayı düşündüğünü dile getirdi.
Usta gazeteci son olarak Didim’in hak ettiği yerlere gelmesi için gerekli yatırımların ve çalışmaların yapılması konusunda çağrılarda bulundu.

 

BENZER KONULAR
YORUM YAZ

reklam

reklam

reklam

reklam