"Fener'e 10 gol atabilirdik"

Aydınlılar, Aydınsporlular tarihe tanıklık etmeye hazır mısınız? Aydınspor'un Fenerbahçe'yi Kadıköy'de 6 - 1 yenen takımdaki defans oyuncusu Önder Kon anlatıyor.. 30 yıl önce 26 Ağustos 1990 yılında 1. Lig'in ilk hafta maçında İstanbul Kadıköy'de Fenerbahçe'ye 6 gol atan Aydınspor'un o maçta defans hattında görev yapan, Fenerbahçe'nin milyonluk forvetlerine geçit vermeyen ve duvar ören oyuncusu Önder Kon'la o unutulmaz maçı konuştuk.

Haber albümü için resme tıklayın

Hiç kimsenin beklemediği şekilde büyük bir süpriz yapan ve o tarihten sonra Fenerbahçe'ye Kadıköy'de hiçbir takımın 6 gol atamadığını düşünürsek bu skorun Aydınspor ve Fenerbahçe tarihi açısından ne denli önemli olduğunu herhalde anlamış oluruz.
Bir tarafta yeni gelen Hollanda'lı teknik adamı Guus Hiddink ile sezona şampiyonluk parolasıyla giren Vokrri'li, Erdi'li, Oğuz'lu, Müjdat'lı Fenerbahçe, diğer tarafta tarihinde ilk defa 1. Lige yükselmiş Ege temsilcisi Aydınspor.

A.Ç: Ligin yeni takımıydınız ve 1. Lig'de ilk maçınıza çıkıyordunuz. O takım nasıl kuruldu? Gelen ve giden oyuncular oldu mu?

Ö.K: Evet alt ligden yeni çıkmış bir takımdık. Ama çoğu oyuncu takımda devam etti. O maçta sanırım 5 oyuncu yeni transferdi. Eser, Talip, ben, Faruk, Hayrettin, Zeki

2. Ligde şampiyon olan kadrodan geldik. Alt ligde oynarken takım kaptanı bendim. Yani takımın iskeleti korunmuştu.

AÇ: Fikstür çekildiğinde ilk hafta rakibinizin Fenerbahçe olduğunu görünce ne düşündünüz, ne hissettiniz?

Ö.K: Fenerbahçe baya bir transfer yapmıştı. Avrupa'dan yeni hocası gelmişti. Birçok yıldız oyuncusu vardı. Ama biz iyi bir takımdık. Arkadaşlık duygularımız, bağlarımız çok kuvvetliydi. Herkes birbirinin yardımına koşardı. Çok zor bir ligde şampiyon olarak gelmiştik. Göztepe'nin başında Fatih Terim vardı. Kuşadası çok iyi bir takımdı. Antalya güçlüydü. Çok iyi takımların arasında bize şans verilmezken, biz şampiyon olduk. Kaybedeceğimiz birşey yoktu. Belki de bazı şeylerin farkında değildik. Tecrübesiz bir takımdık. Belki de o maçta şans yanımızdaydı.

A.Ç: Maça nasıl hazırlandınız? Fenerbahçe'yi yeneceğinizi tahmin ediyor muydunuz?

Ö.K: Fenerbahçe çok büyük bir takımdı ama bizde arkadaşlık bağları çok kuvvetliydi. Bunun farkındaydık. Onlar bireysel olarak iyiydi biz takım olarak.
Normal bir maça hazırlanır gibi hazırlandık. Çünkü hocamız Necdet Zorluer'in iyi bir oyun sistemi vardı ve taktiği hiç değiştirmiyordu. İçerde dışarda aynı taktikle oynuyorduk. 2 senedir aynı sistemle oynayan bir takımdık. Yeni gelenler de sisteme çabuk adapte oluyordu. Sürekli 3-5-2 oynuyorduk.
İçerde mesela bir Bursa maçı oynadık. Ben de bir gol atmıştım. Hakan Şükür falan Bursaspor'daydı. Amani kırmızı kart gördü. 10 kişi kaldık. 2-5-2 oynadık. Sistem hiç değişmiyordu. Her maça hazırlandığımız gibi hazırlandık. Sezon öncesi Galatasaray ile hazırlık maçı yapmıştık. O maça da 3-5-2 ile çıkmıştık.
Aydın'daki 5 - 1 kaybettiğimiz Fenerbahçe maçında da yine 3-5-2 oynamıştık. 12. dakikada Zeki, Rıdvan'a yaptığı müdahale sonucu oyundan atılmıştı. Maçta öne de geçmiştik. Yine 3-5-2'ye devam ettik. Gollerin çoğunu 80. dakikadan sonra attılar. Biz yine sistemi bozmadık.

'ERMAN TOROĞLU UZATMA VEREMEDİ'
Futbolda herşey var ama böyle bir skoru biz dahil kimse tahmin edemezdi. Skor 2 - 1'ken 2 - 2 de olabilirdi. Ama Fenerbahçe arka tarafı boşalttı dakikalar ilerledikçe. Ve fark geldi. Oynadıkça açıldık. Fenerbahçe de çok gol kaçırdı. Ama hakem Erman Toroğlu skor 6 - 1 olunca uzatma bile veremeden maçın son düdüğünü çaldı. Belki 10 gol atabilirdik. O maçta Fenerbahçe forveti Vokrri'yi ben marke etmiştim.
Maçtan sonra menajer Ufuk Gezeroğlu ile birlikte İstanbul' da kalmıştık. Fenerbahçe'li oyuncularla kaldık. Şenol Üç, Erzurum'lu Hayrettin, Bursa'lı Şenol ile birlikte aynı evde kaldık. Aramızda hiçbir gerginlik yoktu, olmadı.
Maçtan sonra zafer sarhoşuyduk. Çılgınca sevindik. Fenerbahçe'li taraftarlar oyuncularına çok büyük tepki gösterdiler. Biz ise çok mutluyduk. Aydınspor ve Türk futbol tarihine geçmiştik.

Bazı şeyleri o an yaşıyorsun ama farkına varamıyorsun. Zaman geçtikten sonra farkına varıyorsun. 30 yıl geçti ama hala o maç konuşuluyor. Gittiğimiz yerlerde eş, dost, akraba çevresinde bile hala o maç konuşuluyor. O maçın kıymetini hayatımızda görüyoruz, yaşıyoruz.
Ertesi sene yine ilk maç Fenerbahçe ile Kadıköy'deydi. Fenerbahçe taraftarı biz otobüsle geçerken inanılmaz tepki gösterdiler. Otobüs'ün camlarını kıracaklardı neredeyse. O maçta da 2 - 1 galip geldik. 3. sene yine Kadıköy' de 1 - 1 berabere kaldık. 3 sene 1. Lig'de kaldık, Kadıköy'de maç kaybetmedik. Ben o 3 maçta da forma giydim.

Aydınspor yönetimsel çok büyük hatalar yaptı. Kulüpleri futbolcular bir yerlere getirirler, futbolcuları da kulüpler. Yönetimler de bunları organize eden kişilerdir. Birbiriyle orantılıdır. Aydınspor'a sahip çıkılması gerekiyordu. Çünkü artık hedefin Avrupa kupaları olması gerekiyordu. Aydınspor'a sahip çıkılmadı. 2. yıl da lig'de 5. olmuştuk. Ama sonra yönetimin yaptığı hatalar yüzünden ligeden düştük. Noldu? Sahada futbolu futbolcu oynuyor. Ne için oynuyor? Ne karşılığı? Para karşılığı oynuyor. Bizim o zaman kulüpte çok paramız kaldı. Şimdiki gibi değildi. Sözleşmen bitiyordu. Başka takım istiyordu. Yine gidemiyorduk. Sözleşmen bitmiş olsa dahi takımın para istiyordu. Bonservis istiyorlardı. İstemediğin bir kulübe gitmeye zorluyorlardı. Ama şimdi farklı. Takım'da Aydın'lı oyuncular vardı, aidiyet vardı. Fakat yönetimler iyi değildi. Aydınspor'dan faydalanıp isimlerini tanıttılar. Aydınspor sayesinde bir yerlere gelip sonra da çekip gittiler. Olan Aydınspor'a oldu.
Takımı bozarak çok büyük hatalar yaptılar. İlker'i, Faruk'u, Eser'i sattılar. Bu çok yanlıştı. Onların yerlerine 2. - 3. Lig'den topçular getirdiler. Geliştirmemiz gerekirken takım geriye gitti. Ben 86 yılında Aydın'a geldim. 95 yılına kadar Aydınspor'da oynadım. Futbolu çok erken bıraktım. 28 yaşımda futbolu bıraktım. O yüzden hayata atılmak zorunda kaldım. Şimdi bir inşaat firmasındayım. İzmir'de emeklilik hayatımı yaşıyorum.
O dönemki futbolcu arkadaşlarımla hala görüşüyorum. Murat Yoldaş'la, Necmettin, Hayrettin, Talip, Sinan'la hala görüşüyoruz.

Sohbetimiz esnasında dikkatimi çeken diğer ana başlıklar:
- Fenerbahçe maçında Fadıl Vokrri'yi ben tuttum.
- Kadıköy'de 3 sene üst üste kaybetmedik.
- 10 gol atabilirdik zaman yetmedi
- 2. Lig'de şampiyon olduğumuz yıl defans oynamama rağmen takımın en golcü 3. oyuncusuydum
- Futbolcu geçmişimden bahsetmeyi sevmiyorum. Sonradan öğrenip çok şaşırıyorlar.
Bu gururu bize yaşatan Önder Kon ve arkadaşlarına, tüm teknik ekibe 30 yıl sonra bir Aydın'lı olarak tesekkürü bir borç bilirim. Var olun.
Tarih sizi unutmayacak..

AHMET ÇELİK

14 Ağu 2020 - 12:40 - Spor


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Aydin Markaları

Manşet Aydın, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 315 77 79
Reklam bilgi