İYİ İNSANLAR BİRER BİRER GİDİYOR

1960-70'li yıllar çok bereketliydi.
Çok değerli fikir, edebiyat insanları vardı.
Konferans vermek isteyenler yol parasını bile almazlardı.
Herkes tüm maharetlerini ortaya koyar, toplumsal fayda için özverili bir şekilde çalışırlardı.
Kimse makam mevki elde etmeyi düşünmez, köşe dönme hayalleri kurmazdı.
Herkes inandığı dava için bir mum gibi yana yana erimeyi kabullenirdi.
1980'lerden sonra köşe dönme mantığı çıktı.
İdealist insanların yarısı iktidarın eteklerine yapışıp, makam mevki ve ihale elde etme yarışına girdi.
1990'larda idealist kadro son kez bir daha meydanlara çıkış huruç yaptı.
Cenabı hak her gayreti karşılıksız bırakmıyordu.
Bu bir avuç idealist insanı birincilikle ödüllendirdi.
Ama biz yine hata ettik.
İdeallerimizi gerçekleştirmek yerine içimizdeki gurur ve kibrimizi tatmin etme yolunu tercih ettik. İdealist insanları boynu bükük bıraktık, oportünist insanları zirvelere taşıdık.
Cezalandık.
Mevla, bu topraklardaki evliyaullahın hürmetine bize yeni bir fırsat daha verdi.
2000'lerden sonra gelen bu fırsat maddi olarak en büyük fırsat olmasına rağmen, manevi olarak belki değerlendiremediğimiz en büyük fırsat oldu.
Değerli arkadaşlarım.
Kimseyi suçlamaya gerek yok. Önce kendimize bakalım.
Son 20 yılda Allah için ne yaptık geleceğe miras olarak, düşünelim.
Müdür olmak için çalışanlar belli.
Memur olmak için çalışanlar belli.
İhale kapmak için taklalar atanlar belli.
Birini haybeden işe sokmak bedelini hepimiz biliyoruz.
Biz geçmişte yardımcı olduklarımızın çayını bile içmekten imtina ederdik.
Bugün birine bir faydası dokunanın beklentilerini ya da elde ettiklerini herkes biliyor.
Son yirmi yılda ideallerimizi diri tutmaya yönelik kaç kitap yayınlandı?
İnancımızı yeni nesillere yansıtmak için kaç film çevrildi, kaç tiyatro oynandı.
biliyor musunuz?
Kadınların 28 Şubat öncesi ve sonrası tesettür şekline bakınız, bugün yaşadığımız dönemin tercümesini yapınız.
...
İnsanlar acılarla pişiyor ve olgunlaşıyor.
Etkili eserler hep zulüm dönemlerinde oluşuyor.
Cihan Harbi İstiklal Harbi'ni doğurdu.
Ezanın yasaklanması Menderes'i getirdi.
1960'ların komünist örgütlenmesi ve anarşisi ülkücü gençliği getirdi.
163. madde İslamcı gençliği getirdi.
Özal dönemi rehaveti ve muhafazakar kesimin iktidar tadını almasına sebep oldu.
Refahyol muhafazakarların bürokrasinin tadını almasına sebep oldu.
AK Parti dönemi milliyetçi, muhafazakar kesimin iktidar zevki içinde erimesine sebep oldu.
Halkı bilinçlendirmeye yönelik kitap yazan kalmadı.
Mütefekkirler gitti, münazaracılar geldi.
Edebiyatçılar gitti, şovmenler geldi.
Bir tutan İslami konuşma yapmanın bedelleri binlerle ifade edilen dolarlar oldu.
Bedava konuşan kalmadı.
....
Biz birçok şeyi haketmiyormuşuz.
Fetih için fetih nesli gerekiyormuş.
Ömer'in adaleti için Ömer döneminin insanı gerekiyormuş.
İş tepeye bir bayrak dikmekle bitmiyormuş, bayrağın gölgesindekilerin gönüllerine de bayrak dikmek gerekiyormuş.
Kimseyi suçlama kolaycılığına yönelmeyelim.
Kendimize bakalım.
Kendimizi değiştirelim.
Biz düzelmedikçe toplumsal dönüşüm gerçekleşmez.
Toplum düzelmedikçe hakkın vaadi gerçekleşmez.

Ahmet Karakaşlı

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Karakaşlı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Aydin Markaları

Manşet Aydın, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 315 77 79
Reklam bilgi

Anket Sizce Cumhurbaşkanı adayı kim olmalı?