BEYİN GÖNÜL FIRTINASI --- ÖLÇÜLÜ OLMAK

Ölçülü ve kararınca, usulünce hareket etmek, beyin-gönül fırtınası yapmak… Bilgi kirliliğine mahâl vermeden, doğru referanslara dayalı, bilgiye dayalı Ar-Ge çalışmaları yapmak ve proje üretmek… Her etkinlik, yeterince yapıldığında anlamlı… Birini yaparken diğerini dışlamak, ucuz ve kolaycı bir yaklaşım. Meselâ, ezber yapmamayı savunmak da öyle... İrticalen konuşurken ezberimizdeki şiir vb. söylemlere ihtiyaç duymamak gayrimümkün... Karşı olmak adına fikir olmaz... Ölçülü olmak önemli. Teknoloji olmadan bilim-sanat-kültür, motoru olmayan araba gibidir… Bilim-sanat-kültür-teknoloji, birbirini bütünlediğinde uygarlık/medeniyet oluyor... Eğitim-öğretimde mükemmel yaklaşım, yöntem ve teknik yok... Yerli yerinde, zamanında, ilgi-istek-yaş durumunu dikkate alıp uygun olanı belirleyerek gereğince yapmak lâzım...
Ölçüyü ve tedbiri elden bırakmamak gerek… Ölçmek… Nasreddin Hoca’ya laf olsun diye bir tanıdığı sormuş: “Hoca efendi, acaba Dünya kaç arşındır?” O sırada bir cenaze geçiyormuş. Hoca, cenazeyi gösterip: “Ona sorun!” demiş… “Ölçmüş, biçmiş, gidiyor.”… Sözün ayarı olmazsa, ölçünün de ayarı olmaz… Söylenen sözün ağızdan çıktığı unutulmamalı… Söylenen söz, içtenlikle olmalı ve yerine getirilmeli… Mâlum, birisi Nasreddin Hoca’yı evine çağırır, ısrar eder dururmuş… Hoca, “hadi bir gidelim bakalım” der, kalkar, adamın evine gider. Tam kapıyı çalarken adam, pencereden başını çıkarır, bakar, sonra çekilir. Ev sahibinin karısı, kapıya gelir, kapıyı aralar, Hoca’ya, “efendi evde yok” der. Hoca, kadına, “benden selam söyleyin” der, “bir daha bir yere giderken başını evde bırakmasın.”… Sıhhat bedeni, güven şahsiyeti diri tutar. Güven sarsılınca ölçülü olmak işe yaramaz; herkesin yaptığına kuşku ve hinlik gözüyle bakmaya başlarız…
Yazdıklarımız, söylediklerimiz ve yaptıklarımız referansa (kaynağa ve tavsiyeye), akademik ve istatistikî verilere göre olmalı; güvenilir ve sürdürülebilir olmalı… Fikir fukaralığına dayalı dedikodu ve hâdise/olay düzeyinde kalmamalı… İstatistik ve referans; doğru haberin, doğru yazı ve sözün mihenk taşıdır… Birilerinin ve bir şeylerin değerini, niteliğini anlamaya yarayan ölçütlere, kıstaslara ve kaidelere olan ihtiyacımız; ‘ölçülü olmak’ ve ‘ölçülü yaşamak’ diye dillendirilebilir… “Olgun insanın mihenk taşı akıl danışmak, güler yüz, nefse hâkimiyet acıya katlanmaktır.” (Lokman Hekim) ve “Hamdım, piştim, yandım” (Mevlâna) sözleri, anlatmak istediklerimizin özeti… Bu, ay ve güneş tutulması değil; akıl tutulması değil, beyin-gönül fırtınası… Nasıl ki Güneş’in güneyden gelmesi sebebiyle ağaçların, kayaların ve taşların yosun tutan taraflarının kuzey olduğunu bilerek yönümüzü bulabiliyorsak; her konuda büyük düşünüp bilinçli davranmalıyız, ölçülü olmalıyız… Yazacaklarımız, söyleyeceklerimiz, yapacaklarımız ve bütün çalışmalarımız, liyakat odaklı olmalı, tavassut odaklı değil… Had aşılmamalı... Maksat hedefinden saparsa, hikmet yok olur… Yay bile gereğinden fazla gerilirse kırılır… Bütün mesele ölçüyü kaybetmemek, ölçüyü aşmamak… “Yumuşak olma ezilirsin; sert olma kırılırsın.” (Victor Hugo)… “Erken öten horozun başını keserler.” (Atasözü)… Söyleyeceğimiz sözü, yerinde ve zamanında söylememiz mühim… Her düşündüğümüzün beynimizden ve gönlümüzden süzülmeden söylenmesi, felâkete sebep olabilir… “Ürümesini bilmeyen köpek, sürüye kurt getirir.” (Atasözü)… Velhasılıkelam, az söyleyip çok dinlemeliyiz… Bir söyleyip iki dinlemeliyiz… Bin işitsek de bir söylemeliyiz… “Terazi tartıyla, her şey vaktiyle” (Atasözü)… Düşündüklerimizi, ölçüyle, uygun zamanda hayata geçirebilmek için büyük düşünmeliyiz; küçük adımlarla başlamalıyız… Niyetimiz doğru olmadığında, kötü, hatalı ve yanlışları yapmak, yasayı çiğnemek maksadıyla bin türlü bahane bulabiliriz… Bir şeyi yapmak istediğimizde veya istemediğimizde ölçüsüz davranarak zaten bir yolunu buluruz… Hedefe kilitlenmeyince yolumuzu kaybederiz; “her yol mubah ve bütün yollar aynı yere çıkar” anlayışıyla hiçbir yere varamayız… Doğrusu, yolun bizi götürdüğü yeri sorgulayarak yol almaktır, ölçülü olmaktır… Gittiğimiz yol, yol değilse, kendimize gelelim; ya bir yol bulalım ya bir yol açalım ya da yoldan çekilelim... İnce eleyip sık dokuyalım; ölçülü olalım…
Doğru, düzgün, referanslı ve temiz yapılan her iş, her zaman ölçüyle olur… Ölçünün saptırıldığı ve yitirildiği her yerde kargaşa, kavga ve haksızlık olur… Selam, sevgi ve saygılarımla.

Muzaffer ÇEVEN

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Muzaffer Çeven - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Aydin Markaları

Manşet Aydın, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 315 77 79
Reklam bilgi

Anket Sizce Cumhurbaşkanı adayı kim olmalı?