DÜNYA TÜRKİYE'Yİ TANIYOR, TÜRKİYE DE ERDOĞAN'I TANIYOR

Emperyalist ve sömürgeci batıyı isimler, rejimler, dinler, ideolojiler falan ilgilendirmez. Onları ilgilendiren tek şey sömürü düzenlerinin devamı ve geleceğidir. Bir devlet bu garantiyi veriyor ve uyguluyorsa gerisi önemli değildir onlar için.
Bir ülke yönetimine ve liderine düşmanlık ediyorlarsa bilinki emperyalistlerin ayağına basmıştır veya onların o ülkeden aldıkları payı azaltacak işler yapmaya kalkmıştır.
Emperyalistlerin tepki şiddeti de paylarının kesilme miktarı ya da riski yüzdesine göre değişir.
Eğer hortumları tam kesmeye kalkarsanız kelleniz gider rahmetli Mursi gibi.
Bunu demokratik usullerle sürece yaymaya kalkarsanız, hapse atılır, siyasetten uzaklaştırılırsınız rahmetli Erbakan gibi.
Her istediklerini yapsanız da kendi askeri gücünüzü de artırmaya çalışırsanız ve sizin topraklarınızda çok zengin kaynaklar varsa ve onlar buraları çok daha ucuza kapatabilecek yeni kuklalar bulmuşsa, sizin kellenizi de almakta tereddüt etmezler, Saddam ve Kaddafi gibi.
Ne isterse verirseniz ve halk içinde de derinliğiniz yoksa, devam edebilirsiniz, Suud gibi körfezin bazı emirlikleri gibi.
Gelelim türkiyeye.
Türkiye gelişme kalkınma potansiyeline sahip en önemli ülkelerden biri. Dünya liderliği yapabilecek tarihi derinliğe sahip. Türkiye Almanya kadar kalkınmış bir ülke olsa dünyanın yarısı Türkiye'nin müttefiki olur.
Türkiye son zamanlardaki savunma sanayi atağıyla ciddi bir itibar kazandı. Gücünü bizim içerideki bazıları görmezden gelse de Azerbaycan, Libya ve Suriye'deki performansıyla dünyaya ispatladı Türkiye.
Bu ise ABD'nin, İngiltere'nin, Fransa'nın asla istemediği bir şey.
Rusya ve Çin de istemez de, onlar ABD karşıtlığından dolayı Türkiye'yi yanlarına çekmek için yumuşak davranıyorlar.
ABD ve AB Türkiye'yi karşı safa kaptırmak istemiyorlar, Çin ve Rusya da Türkiye'yi karşı saftan alıp kendi saflarına katmak istiyorlar.
Türkiye bu çekişmeden yararlanarak kalkınmaya çalışıyor.
Kalkındıkça dünya mazlum milletlerinin umudu oluyor.
Ezilen toplumlar Türkiye'nin kalkınmasını hararetle istiyorlar bekliyorlar.
İşte bu yolda bir yol kazasına uğramamamız gerekiyor.
Eğer bir daha tökezlersek bize bu fırsatları asla tanımazlar.
Bir daha pranga takarlarsa bundan kurtulmak çok daha zor olabilir.
Sıcak savaştan bahsediyorum.
Türkiye'yi sıcak savaşa sokup, Suriye, Irak, Sfganistan, Libya, Yemen durumuna düşürmek istiyorlar.
Nasır'a bunu yaptılar. Arap dünyasının umudu haline getirilen nasırı küçücük İsrail'e boğdurdular. Nasır'ın şahsında tüm Arap ulusunun umutlarını yok ettiler. Mısır hala kendine gelebilmiş değil. Arap dünyası hala liderini bulabilmiş değil. En kötüsü liderlik umutlarını kaybetmiş olmaları.
Bugün için doğru bir örnek değil ama, ittihat ve terakki Osmanlı yok olsun diye yapmadı yaptıklarını. Ama onların etrafındakiler öyle bir girdap oluşturdular ki, ittihatçıların üç deli paşası İslamsız bir Turan devleti hayallerine kapıldılar. Tüfek yapacak imkanı olmadan tüm Türk dünyasını tek bayrak altında toplamak için dönemin devleriyle savaşa tutuştular. Yazlık elbiselerle yırtık ayakkabılarla kışın ortasında yüz bin kişilik orduyu kafkas cephesine sürdüler Rusya'yla savaşmak için. Hepsi şehit oldu askerlerimizin.
İbret dedik ya.
Bizim bunlardan ibret almamız gerekir.
Bizim tekrar hata yapma lüksümüz yok.
İçeridekiler ayrı telden, dışarıdakiler ayrı telden hükümeti kışkırtıp savaşa sürüklemek istiyorlar.
Hükümet temkinli. Ne içeridekilerin, ne dışarıdakilern tahrikine kapılmıyor ve yoluna devam ediyor.
Yenilenin itibarı olmuyor.
Kaybedene kimsenin acıması yok.
Bunun en güzel örneği Vahidettin Han.
Tüm dünyanın bir yıl önce sultanlığa geçiş töreninde sıraya girdiği el etek öptüğü sultan, sürgün edilip, fakru zaruret içinde yaşarken, tabutuna hacizler konulurken, kimseden tık çıkmadı.
Ülkemizi işgal eden, milyonlarca asker ve sivilimizi katleden, devletimizi yok eden, mal ve mülklerimizi yağma eden İngiliz devletinin kraliyetinin son temsilcisi vefat edince yapılan törenlerin ihtişamına ve katılıma bir bakınız.
Yani, kazanan alkışlanıyor, kaybeden unutuluyor.
Eğer kaybedersek bizi alkışlayanların hepsi kaybolur gider.
Kazanmak için ise çok sabır gerekiyor.
Sabırla goruk helva olur demişler.
Sabırla kalkınmak ve gelişmek bize gerçek zaferi getirecektir inşallah.
Savaş en son ihtimal. Bıçak kemiğe saplanırsa.
Ama istiyorsak sulhu selah, hazır olmalıyız cengi cidale.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Karakaşlı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Aydin Markaları

Manşet Aydın, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 315 77 79
Reklam bilgi

Anket Sizce Cumhurbaşkanı adayı kim olmalı?