SONSUZLUK VE BİR GÜN

“Şiir izlenir mi?” diye sorsalar, “Bu nasıl bir soru?” deriz. Sonsuzluk ve Bir Gün filmini keşfederseniz bu sorunun cevabını kendiniz bulacaksınızdır. Rotamızı yeniden anlam arayışına yöneltmek ile başlıyoruz. Sokrates’in ‘’Sorgulanmayan hayat yaşamaya değmez.’’ sözündeki gibi anlamını keşfedemediğimiz her şey bizi de yerimizde huzursuz eder. Sonsuzluk ve Bir Gün filmi 1998 yapımı Theo Angelopoulos filmidir. Kısaca ölümcül bir hastalığa yakalanmış bir şairin hastane yatmadan önceki bir gününü anlatır. Yine aynı yılda Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye ödülünü kazanmıştır. Filmin konusu sıradan bir konu gibi gözükmesine rağmen; onu asıl çekici kılan kelimeler, görüntü ve müzik birleşimiyle bizlere sunmuş olduğu estetik bir şölendir.
Alexander, Yunanistan’da doğmuş ancak küçük yaşta İtalya’ya giderek eğitim almış bir şairin yarım kalan şiirini tamamlamaya çalışır. Dionysios Solomos isimli bu şair, doğduğu toprakların dilini çok az konuşuyordur. Bir süre sonra, şiiri için, insanlardan kelime satın almaya başlar ancak şiiri tamamlayamadan yaşamını yitirir. Alexander da onun yarım kalan bu şiirini tamamlamaya çalışır ancak bir türlü uygun kelimeleri bulamaz. Savaş nedeniyle Arnavutluk’taki köyünden Yunanistan’a kaçmak zorunda kalan bir çocukla karşılaştığında kelime satın alma oyunu başlar aralarında. Küçük çocuk, Alexander’a üç kelime satar. Korfulamu, Xenitis ve Argathini. Angelopoulos’un filmini anlamanın yolu, bu üç kelimeden geçer.
Filmi izlerken Alexander’ın hayatına dahil oluruz. Onunla birlikte yürürüz, pencereden dışarıya bakarken geçmişine ve çocukluğuna birlikte gideriz. Ah o çalan müzik… Sinematografi ve kelimeler.. Üçü bir araya gelince bizde unutulmaz bir derinlikte eşsiz şiirsel manzara izlenimi uyandırır. Sanat eserini izler gibi üzerimizde estetik bir etki bırakır. Filmin seyri durgun bir şekilde ilerlese de çalan müzikle birlikte dalıp dalıp gideriz.
Son zamanlarda dünyayla tek bağlantım şu bilinmeyen, karşı pencere. Bana hep aynı müzikle karşılık veren. Kim bu? Nasıl biri? Bir sabah, onu bulmaya çıkmıştım. Ama sonra bir daha düşündüm… Belki bilmemek ve hayal etmek daha iyidir. Benim gibi bir münzevi olabilir miydi? Ya da belki küçük bir kız çocuğu, okula gitmeden önce, bilinmez bir oyun oynayan... Her şey çok çabuk gelişti. Şu şüphe uyandırıcı ağrı, öğrenmek için inat edişim, bilmek isteyişim. Sonra da karanlık, etrafımı saran sessizlik. Her şey bizi, kış gelmeden önce teknelerin gölgeleri üzerine vuran güneş ve baharın verdiği sözlere inanmaya itiyor. Tek üzüntüm Anna… Ama acaba tek mi? Tek üzüntüm Anna, tek üzüntüm bu mu? Yoksa hiçbir şeyi tamamlayamamış olmam mı?
Angelopoulos’un filmlerinde diğer yönetmenlerden farklı olarak sembolik ve metaforik bir anlatım tarzı hakimdir. Film boyunca geçmiş ve şimdi arasında gidip geliriz. Fakat bu geçişler flashbacklerle yansıtılmaz; geçmiş ve şimdi iç içedir. Hem geçmiş zamanda hem de şimdiki zamanda var oluruz.
Yaşamak için sadece tek bir gününüz kalmış olsaydı, siz neler yapardınız? Alexander gibi geçmişe gidip savrulup, yarım bıraktıklarınızı tamamlamaya ve anlamlandırmaya mı çalışırdınız?
Alexander da dünyaya düşmüşlüğünün değiştirilemez yazgısına karşı, varlığını anlamlandırma çabasındadır. Onun bu çabasında içinde olduğu yabancılaşmanın en somut örneği ısrarla peşinde olduğu “Yarın ne kadar sürecek?” sorusunda belirir.
“Sonsuzluk ve bir gün kadar.”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Tansu Güneş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Aydin Markaları

Manşet Aydın, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 315 77 79
Reklam bilgi

Anket Sizce Cumhurbaşkanı adayı kim olmalı?