SENYORAJ

Senyoraj, paranın üretim maliyeti ile, üzerinde yazılı değer arasındaki farktır. Orta çağda Avrupa’da derebeyler, bu hakkı ellerinde tutup, kendi çıkarları için kullandıklarından, bu terime “senyoraj” denmiştir.
Modern ekonomik sistemlerde bu hak sadece merkez bankalarınındır.
Egemen devletler, merkez bankaları aracılığıyla para basma yetkisine sahiptir. Devletlerin para basma yetkisine “ senyoraj”, para basımından elde ettiği gelire “ senyoraj geliri” denir.
Senyoraj geliri, paranın basım maliyeti ile, üzerinde yazılı değer arasındaki farktır.
Para, mal ve hizmetlerin değiş – tokuşunda kullanılan en yaygın araçlardan bir tanesidir.
Günümüzde, tüm Dünya’da ekonomik sistem, para denilen araç ile sürdürülmektedir. Ve majör para birimleri, Amerikan Doları ile, Avrupa Birliğinin kullandığı euro’dur.
Ülkeler, ekonomik sistemi içinde, ihtiyaç olan parayı Merkez Bankaları aracılığıyla basarlar. Konumuz, Devletlerin para basma konusundaki politikalarıdır.
Yıllardır, ülkemizde para basma konusunda çeşitli görüşler vardır. Her dönem, karşılıksız para basıldığı söylenir. Paranın karşılıksız basıldığı neye göre hesaplanır ve bilinir. Sokaktaki vatandaşın algısı da, söyleyen kişiye ve kendisini ait hisssettiği siyaset kurumuna göre değişir. Tabi ki bu bakış açısı doğru değildir. Mevcut parametrelerin değerlendirilmesi gerekir.
Karşılıksız para basmaktan anladığımız nedir? Genel anlamda altın karşılığı olmadan basılan para akla gelmektedir. Pekala, Merkez bankalarında yeterli altını olmayan ülkeler ne yapacaktır?
Para bir değişim aracı ise, ülke içi mal ve hizmet değişimleri de para ile yapılacaktır. Ve mal ve hizmet değişimleri için yeterli paranın basılması gerekmektedir.
Para, değişim aracı olmakla birlikte, gelişmekte olan ülkelerde üretimi teşvik amaçlı da basılır. Gelişmekte olan bir ülkenin kaynaklarının aktif hale getirilmesi ve üretim faaliyetleri için para gerekmektedir. Bu durumu şu şekilde izah edebilirim;
Üretim ile ilgili para basmayı tulumba örneğiyle izah edeceğim. Tulumba bir araçtır ve yeraltı suyunun dışarıya çıkarılarak insanların faydasına sunulmasını sağlar. Tulumbadan su çıkarmak için, ilk tas suyu vermek gerekir. Eğer ilk tas suyu verıilmezse, tulumbadan su alamaz ve katma değer sağlayamazsınız. İlk tas su verildikten sonra çıkan suyun değeri katma değer yaratır. Ve verdiğiniz suyu misliyle geri alırsınız.
Eğer, tulumbanın bulunduğu yeraltında su kaynağı yok ise, tulumbaya verilecek ilk tas su, karşılıksızdır ve israftır. Karşılıksız para basmak, tam da bu anlama gelir.
Ülke sınırları içinde, üretimi artırmak için piyasaya ihtiyacı olan can suyunu vermek gerekir. Piyasaların can suyu ise, paradır. Daha sonra misliyle geri gelir. Toplumsal sisteme katma değer üretir, devlete gelir olarak kaynak yaratır.
Ekonomik konjonktürü oluşturan temel yapı, üretimdir. Üretim üzerine olmayan ekonomiler refahı sağlamaz. Bu sebeple üretimin desteklenmesi gerekir. Üretimin desteklenmesi, üretimin üretim faaliyetlerinin artması demektir. Artan üretim faaliyetleri, başta istihdam olmak üzere toplumsal ihtiyaçların kendi kaynakları ile temin edilmesidir.
Ülkeler, üretim ve hizmet faaliyetleri için para basamazlarsa, başka kaynaklardan paranın temini gerekir. Başka kaynaklardan temin edilen para borç ve faiz yükü ile ülke kaynaklarının başkalarına aktarılması anlamına gelir.
Yıllarca ülkemizde İMF programları ile dayatılan ve öğretilen bir sistemin ülkemizi ne hale getirdğini gördük. Ve halen bazı ekonomistlerin ve bakanlık yapmış şahsiyetlerin İMF programlarını kafalarından “reset” leyemediklerini görüyor ve duyuyoruz.
Pekala neydi bu İMF programları? Ülkemizin para basma yetkisini elinden alarak “ senyoraj geliri” elde etmesine mani olmak. Dış borç kullanmasını zorlamak, dolar üzerinden borçlandırmak, faiz boyunduruğuna sokmak, ekonomik ve siyasi açıdan bağımlı hale getirmek, Ülke kaynaklarını sömürmek ve açlığa mahkum ederek kendi varlık ve bekalarını devam ettirmek. Tüm bunları Afrika’da gördük ,Asya’da gördük ve halen görmekteyiz.
Bunlardan kurtulduk çok şükür.
Devletimiz, her alanda üretimi desteklemekte ve kaynak aktarmaktadır.
Milli üretim, ve bağımsız ekonomi programımızla, her geçen gün Misak-ı İktisadinin, Milli ekonomi andının gereklerini yerine getirmekteyiz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Serinkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Aydin Markaları

Manşet Aydın, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 315 77 79
Reklam bilgi