TRAFİK KAZALARI GERÇEKTEN KAZA MI?

Uzun bir bayram tatilinden yeni çıktığımız bu günlerde birçoğumuz yolculuklar yaptık. Kimimiz kendi aracımızla kimimiz bir yakınımızın aracı ile ya da toplu taşıma araçları ile…İhtimaller saymakla bitmez ancak tüm ihtimallerin tek kaçınılmaz gerçeği bu yoğun trafikte yaşadığımız bazı aksilikler. İşte bu aksiliklerin adı her ne kadar kaza olsa da aslında kaza değildir. Kimi zaman dalgınlığımız kimi zaman bir başkasının dalgınlığı veya kural tanımazlığı maalesef ki bilançonun ağır olduğu trafik kazaları ile bizi baş başa bırakıyor. Elbette hiç kimse bilerek ve isteyerek trafik kazasının içinde bulmaz kendini ancak bazen resmen davetiye bastırarak kazaya koşuyoruz. İstatistiklere göre her uzun tatil sonrası bilanço hep çok ağır olsa da; trafik kazaları başımıza geldiğinde hukuki haklarımızı ve süreci nasıl yönetmemiz gerektiğini ne kadar biliyoruz peki? 
Bir trafik kazası geçirdiyseniz ilk yapmanız gereken yaralanma-ölüm durumunu hızlı bir şekilde kontrol ederek sağlık ekiplerini çağırmak ve en yakın sağlık kuruluşunda tedavi olmaktır elbette. Ancak sağlığımızı kontrol ettikten sonra 2.planda artık hukuki haklarımız gelmektedir. Kazanın şoku ile zaten yabancı olduğumuz bu durum bizim için daha da zorlaşmıştır ve o anda sinirlenmeyi mi üzülmeyi mi yoksa duygu kontrolümüzü sağlayıp süreci sağlıklı yöneterek kontrolu ele almayı mı seçmeliyiz? İşte bu yazının tamamını okuduktan sonra tüm bu durumlara karar vermeniz daha kolay olacaktır.
Sağlık kontrollerinin ardından olay yerinde yapılması gereken ilk şey bir kaza tespit tutanağı tutmaktır. Eğer trafik kazası sadece maddi hasarlı ise anlaşmanız halinde tutanağı kazanın tarafları da herhangi bir kolluk kuvvetine gerek kalmadan tutabilir. Ancak yaralanmalı veya ölümlü trafik kazası söz konusu ise bu tutanağın yetkili kolluk görevlilerince tutulması zorunludur. Kaza tespit tutanağı, kazadaki kusur oranlarının ve kural ihlallerinin kim tarafından ne şekilde hangi yasal düzenlemeye aykırılık sonucunda oluştuğunu net bir şekilde ortaya koyduğu için hukuki yönden belirleyici olan en somut delildir. Çünkü bu tutanakta araçların kaza anındaki yerleri değiştirilmeden kazanın olduğu şekle dair fotoğrafları yer alır ve kazanın meydana geliş şekli, yol güzergahları, yaklaşık olarak hızları gibi gerekli tüm hususlar da tutanakta yer alır.
Birçoğumuzun tutanak tutulsa da sonrasında ne olacak ki, mağduriyetimiz nasıl giderilecek dediğini duyar gibiyim. Aslında yapılması gereken ilk işlemler oldukça basit ve çözüm odaklı. Hukukumuzda trafik kazaları sonrası meydana gelen zararlarımızın çeşitli şekilde olabileceği ilgili hükümlerde düzenlenmiştir. Buna yönelik tüm zararımızın karşılanması taleplerimizi de ilk olarak kusurlu tarafa ait sigorta şirketine yazılı olarak yöneltmemiz gerekmektedir. Sigorta şirketleri tarafınıza talebiniz sonrasında bir ödeme yapabilir ancak buradaki anlaşmazlık noktası sıklıkla yaptıkları bu ödemenin miktarıyla ilgili olmaktadır.
Kusurlu taraf sigorta şirketine kaza tespit tutanağı, ruhsat fotokopileri, kimlik fotokopiniz, varsa hastane – tedavi giderlerini gösteren belgeler, bakıcı giderleri, çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden ortaya çıkabilecek güç kaybı tazminatına esas durumu açıklayarak talep ettiğiniz ödemenin yatırılacak olduğu hesap numaranızın yer aldığı bir dilekçe ile başvurmalıyız. Ayrıca eğer kazaya karışan kusurlu araç kaçtıysa ve tespit edilemediyse bu durumda da başvuru yapacağımız yer “Garanti Sigorta Fonu” olacaktır. Tüm bu taleplerimiz halk arasında havuz olarak tanımladığımız bu sistem üzerinden bu fon tarafından karşılanabilmektedir. 
Yasal mevzuata göre sigorta şirketi bu talebinize 15 gün içinde bir cevap vermezse veya talebinizi kısmen veya tamamen reddederse doğrudan dava açmak yerine sigorta tahkim komisyonuna da başvuru yapabilirsiniz. 
Tüm bu yolları tükettikten sonra hala talebiniz tam olarak karşılanmadı ise; bu noktada artık dava yoluna gidilerek tüm belgeler ve haricen sunulacak diğer deliller ile zararınızın türü ve miktarı ispatlanacak ve mahkeme kararı ile zararınız sorumlu kişilerden ve sigorta şirketinden karşılanacaktır. Ancak bu süreçleri doğru ve sağlam bir şekilde sistematiğine uygun sıra izleyerek ilerletmek sürecin en kısa sürede sonuçlanması ve mağduriyetinizin bir nebze olsun giderilmesinin yolunu açmış olacaktır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nergiz Soyfidan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Söke Belediye Başkanı kim olmalı?