SON DEĞİŞİKLİKLER IŞIĞINDA “ZORUNLU ARABULUCULUK”

Bugün 1 Eylül 2023 itibarı ile yürürlüğe giren ve daha önce de değindiğimiz hukuki uyuşmazlıklara zorunlu arabuluculuk getirilmesi üzerinde duracağız. Yapılan bu son düzenleme öncelikle usul ekonomisinin ve barışçıl hukuk düzenimizin bir getirisidir. En sık karşılaşılan ve günden güne de sayısı artan bu türden uyuşmazlıkların dava ile çözümünün uzun zaman almasının önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Bu müessesenin adından da geldiği üzere bir arabulucu eşliğinde orta yolun taraflar arasında bulunarak kısa yoldan çözüme ulaşılması yargının da yükünü hafifletecektir. Arabuluculuk kurumunun elbette bu amaca hizmet edeceği ve yararlı olacağı açıktır ancak temel hedef arabuluculukta anlaşma oranının gitgide artarak dava açılmasının son çareye kadar önüne geçmek olmalıdır. Tabi ki hiç kimsenin dava açma yani adil yargılanma ve hakkını arama hürriyeti bu yolla engellenmeyecektir ancak bu kurumu dava açmadan önceki son durak olarak değerlendirmek gerekecektir. Yani taraflar arabuluculuk müessesi ile dava açarak ulaşmak istediği sonuca öncesinde daha kısa bir zaman diliminde ulaşarak talepleri orta noktada birleşerek uyuşmazlıklarını sonlandıracaktır. Daha önce de bazı uyuşmazlıklarda zorunlu olan bu kurumun getirdiği olumlu sonuçlar değerlendirilerek tarafların tasarrufu kapsamında olan yeni uyuşmazlık türlerinde de sağlanması güncel hukukumuzun çözüm odaklı her 2 taraf için de kazandırıcı bir düzenlemesi olmuştur.
Son düzenleme ile zorunlu arabuluculuk kapsamına alınan bu uyuşmazlıklarda arabuluculuğa başvurulması dava şartı olup eğer bu başvuru yapılmadan dava açılırsa dava usulden reddedilecektir.
Öncelikle daha önceki yazılarımızda da değindiğimiz ve günümüzde istatistiksel olarak da oldukça sık görülen 2 uyuşmazlık noktasını inceleyeceğiz. Daha önceki yazılarımda kiracı – ev sahibi arasında çıkan uyuşmazlıkların sıklığından ve süreçten söz etmiştik. Tüm bu açıklamaların en başına bir parantez açarak şimdi de arabuluculuğu ekliyoruz. Evet kiracı-ev sahibi arasında çıkan uyuşmazlıklarda doğrudan dava açmak yerine ilk olarak arabuluculuğa başvurmak şart hale gelmiştir. Buradaki amaç tarafların bir de arabulucu eşliğinde orta yolu bulmasının sağlanması denenerek belki hiç dava açmaya gerek bile kalmadan süreci en kısa yoldan çözüme ulaştırmakla birlikte hem yargının yükünü azaltmak hem de taraflara maddi-manevi yük oluşturmamaktır.
Yine bir diğer zorunlu arabuluculuk kapsamına alınan uyuşmazlıklar da miras hukuku ile yakından ilgilidir. Geçtiğimiz yazılarımda miras hukuku uyuşmazlıklarının uzamasının ne gibi sakıncaları olduğunu ifade etmiştik. Artık ortaklığın giderilmesi olarak adlandırılan bu davaları açmadan önce de arabuluculuğa başvuru zorunlu hale gelmiştir. Bu kapsamda da mahkemelerin yükü ciddi şekilde azalacak, arabuluculuk kurumu ile tarafların talepleri orta noktada birleştirilerek dava açılmadan kısa yoldan çözüme kavuşacaktır.
Bunlarla birlikte yine daha önce çok değinmediğimiz ama çok sık karşılaştığımız davalardan komşuluk hukuku ve bununla ilgili kat mülkiyeti hukukundan doğan davalarımız meşhurdur. İşte bu davalarda da artık öncelikle arabuluculuğa başvuru şart olmuştur. Böylelikle çoğu zaman dava bile açılmadan nihai sonuca ulaşılacak ve tarafların huzur ve sükunu daha hızlı sağlanmış olacaktır.
Yapılan son düzenlemeler ile zorunlu arabuluculuğun kapsamının genişlemesi ve oldukça sık görülen bu davalar üzerinde yoğunlaşılması çözüm odaklı bir gelişme olmuştur. Toplumun huzuru için yeni ve değişen düzenlemeler her zaman şart olacaktır. Önümüzdeki yılların en meşhur davalarının ne olacağını şimdiden kestirmek zor olabilir ancak istatistiksel incelemeler sonucunda arabuluculuğun kapsamının genele yayılması yargının yükünü ciddi anlamda hafiflemesi bir yana toplumun adalete olan inancının da artmasını sağlayacaktır. Çünkü günümüzde hakkını aramak için hukuk mücadelesine başlama noktasında çoğu kesim çekinir olmuştur. Bunun başlıca sebebi yargılamaların iş yükü oldukça fazla olduğundan uzaması ve nihai kararı elde edebilmenin uzun bir yol olması olmuştur. Bununla birlikte bu çözümlenen işlerin yeni bir davaya da sebep olmaması yargıya yeni bir yük oluşmasının da önüne geçtiğinden açılan davaların da çözüme ulaşması hızlanacak ve yargılamalar bütünüyle daha adil bir şekilde yapılacaktır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nergiz Soyfidan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Söke Belediye Başkanı kim olmalı?
Tüm anketler