GIDA GÜVENLİĞİ

Yirmibirinci yüzyılın en büyük sorunu kuraklık üzerinedir.Tüm otoriteler bu durumu, uyarı niteliğinde defaaten deklare etmektedir.
Kuraklığın bilimsel açıdan nedenlerinin; İklim değişikliği, enlem derecesi, yükselti, coğrafik özellikler ve geniş etkili hava kütleleri gibi doğal etkenler olduğu bilinmektedir.
İnsan etkilerinin ise; insanların çevreye verdiği zararlarla ekolojik dengenin bozulmasıdır.
Ayrıca bu yüzyılın diğer en önemli sorununun, gıdaya ulaşımda meydana gelebilecek sıkıntılardır.
Bu iki etkenden çıkarılacak sonuç; gelecekte gıda sıkıntısının baş göstereceğidir.
Gıda sıkıntısının diğer önemli nedenleri; ekilebilir arazi miktarının hızla azalması ve çiftçi sayısının hızla düşmesidir.
Sanayi devrimi ile birlikte Dünya’da kentleşme giderek artmıştır.
Kentleşmenin bir çok faydasının yanında, yaşamsal bir çok sıkıntılara da sebep olduğu günümüzde kuvvetle hissedilmektedir.
Plansız kentleşme ile Dünya’nın dengesinde, genetiğinde yapısal bir çok bozulmalar neydana gelmiştir.
Sanayileşme ile sosyal refahı artırmak amacında olan yönetimler, gelişmenin sadece ekonomi kısmıyla ilgilenir duruma gelmişler ve toplumsal algınında, zenginleşmenin maddesel açıdan elde edilen kazanımlar olduğu yanılgısına düşürülmüşlerdir.
Bu durum çevreye, insana, canlılara olan duyarlılığı yok etmektedir.
İletişimin çok güçlü olduğu ve herkesin ulaşabildiği günümüzde, gözönünde gerçekleşen olayları her gün her saat görmekteyiz.
Toprak anayı öldürüyoruz!
Aşırı pestisit kullanımı toprağın içindeki bir çok yararlı canlıyı öldürmekte ve toprağı, pestisitlere bağımlı hale getiriyoruz.
İnsanlar da farkındalık oluşturmak ve bilinçlendirmelk üzerine, zararlı maddelerin bağımlılığının olumsuz sonuçları anlatılıyor ve hatta ambalajlarına zararlı oldukları yazılıyor.
Olumlu bir uygulama...
Aynı farkındalık ve bilincin oluşması için, doğal üretimin yaygınlaşması üzerine de sivil toplum ve bireysel çabalar da çoktur.
Zararlı maddelerin üzerine yazılan uyarıların, tarımsal faaliyette kulanılan pestisit ve zararlıların da üzerine yazılması, dikkat çekilmesi elzemdir.
Bu konularla ilgili en önemli otorite devlet ve kurumlarıdır.
Toplumsal yaşamın sağlıklı olabilmesi için gereken tüm tedbirlerin alınması ve uygulanması tavizsiz politikalarla olur.
İnsana, canlıya ve doğaya zarar verenlerin canını acıtmak ve bir daha yapılmasına izin vermemek kamu otoritesinin görevidir.
Her konuda olduğu gibi, bu konularda da tavizsiz, kararlı davranmak; istikrarlı bir gıda güvenliğini sağlayabilecektir.
Plansız kentleşmeyle bozulan yerleşim sisteminin, yeniden toprağı işleyen, üreten ve gıda güvenliğinin sağlanacağı bir sürece evrilmesi; kuraklıkla sınanan bir Dünya’da yapılması gereken en acil eylem planı olmalıdır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Serinkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Söke Belediye Başkanı kim olmalı?
Tüm anketler