UNUTMADIK…

Bugün 6 Şubat, hüzün bir dolu güne uyandık evet! Geçen sene bugün tüm Türkiye’yi derinden etkileyen depremler yaşandı.
İlk deprem Kahramanmaraş’ta sabaha karşı saat 4.17'te meydana geldi. Sadece 8,6 kilometre derinlikteki Pazarcık merkezli depremin büyüklüğü 7,7 idi.
İkinci deprem 9 saat sonra 13.24'te gerçekleşti. Elbistan merkezli 7,6'lık deprem yalnızca 7 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Daha ilk afetin şoku atlatılamamıştı ki, deprem yeniden vurdu Kahramanmaraş'ı. Sarsıntılar öyle büyüktü ki 11 ilde yıkım meydana geldi. O yıkıma, "Asrın felaketi" adı verildi.
Depremin bizden aldığı canları görünce aklıma Bülent Parlak'ın şu sözü geliyor "Hepimiz ölecek yaştayız." Gerçekten de deprem çocuk, genç, yaşlı demeden can aldı. Kimse böyle bir şey beklemiyordu. O gece kurduğumuz hayallerin, planladığımız işlerin, hazırlığını yaptığımız şeylerin saat 4.17 de bir enkaz yığınının altında kalacağını kim bilebilirdi.. Kim derdi ki bazı şeylerin son olduğunu bilmeden hareket ettiğimizi; son sevgi cümlelerini sarf etmek, son kez sarılmak, son kez bir şeyleri kağıda dökmek, son kez buluşmak, son kez tartışmak, son kez dinlemek, son kez görmek ve son kez hissedip ayrılmak gibi..
Etkisi kelimelerle anlatılamayacak kadar derin olan bu asrın felaketini anlatmak gerçekten zor. Yaşanan kayıplar, yaşamını kaybeden sevdiklerimiz, geri kalan yaşamını depremin izlerini taşıyarak yaşayacak olan vatandaşlarımız, hatıralarla doldurduğumuz evlerimiz, geçmişin izlerini taşıyan tarihi yapılar ve bunların hepsini içinde barındıran şehirlerimiz artık bir enkaz yığını..
Depremin acı ve hüzün dolu tarafını bir yana bırakıp, birazda güzel ve mucizevi şeyleri hatırlayalım…
55 saat avucunu sıkmadan muhabbet kuşunu tutan çocuktan GÜVENİ;
88 saat sonra bulunduğunda "Önce kedimi kurtarın" diyen çocuktan MERHAMETİ;
78 saat sonra kurtarılırken "Enkazdan çıkamam, çıkarsam babam sıkışır." diyen çocuktan SEVGİYİ;
90 saat sonra çıkartıldığı halde "daha muayene olmadım, suyu içemem." diyen çocuktan BİLİMİ;
61 saat sonra "Önce anneme bakın, sesi kesildi." diyen 8 yaşındaki çocuktan EVLAT OLMAYI;
Anında umre parasını depremzedelere gönderen Edirneli amcadan ADAMLIĞI;
Odunlarınızı, yorganlarınızı koydum yavrularım diyen Amasyalı ninemizden ANALIĞI;
Bunu da başkalarına verin, onlar da nasiplensin diyen Hataylı Muhammed'den İNSANLIĞI;
Ve gece gündüz canla başla deprem bölgesinde çalışan insanlardan GARDAŞLIĞI; Öğrenmeliyiz…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sevim Akgün - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Söke Belediye Başkanı kim olmalı?
Tüm anketler