Aşk Üzerine…

Hiç aşık oldunuz mu? Bırakın size kalsın, Peki ben oldum mu? Bırakın o da bana kalsın.
Dostlarım aşırı mantıklı birisi olduğumu söylüyorlar. Ben anlamam ama anlayanlar burcumdan kaynaklandığını söylüyor, meraklısı varsa ben bir başağım..
Aşkı tanımak, Aşkı yaşamak, Aşkı bilmek, Aşık olmak..
Kime,Neye, Niçin,Nasıl,Ne zaman.
Mecnun’un Leyla’ya olan aşkı…
Kerem’in Aslı’ya olan aşkı…
Züleyha’nın Yusuf’a olan aşkı…
Peki ya Romeo ve Juliet’e ne demeli…
Ya da... Ya da… Ya da… İşte öylesine
Hiç kamyon arkası yazılarını okudunuz mu?Denk geldiğinde okurum, hepsi de kısa ve zekice. Zannedilenin aksine duygu yüklü. Herhalde uzun yol, yalnızlık ve gurbettendir.
14 Şubat… Bana sorarsanız çiçekci, kuyumcu vesaire sektörlerin satış artırma stratejisi…
sevgi güzel bir duygu, birilerini sevmek. Birileri için yaşamak. Varolmanın bir nedeninin olması… Nefsini sevmek, eşini sevmek,
Çocuklarını sevmek, Anne ve babanı sevmek, Kardeşlerini sevmek, Akrabalarını sevmek, iş arkadaşlarını sevmek, Vatanını sevmek,
İnsanlığı sevmek, Hayatı sevmek, Yaşamayı sevmek, ve elbette yaradanını sevmek…
Sevgi aslında kablosuz internet ağı gibi. Allahtan bu tür teknolojik gelişmeler oldu da anlaması ve anlatması kolaylaştı. Herkesi her şeyi birbirine bağlayan gözle görülemeyen, ölçülemeyen ancak hayatın çimentosu, tutkalı gibi bir şey…
Peki ya dünyayı güneşe bağlayan, Ya da ayı dünyaya bağlayan nedir? O da bir çeşit cazibe ya da sevgi bağı değil midir? Ya da elektronları atomun çekirdeğine bağlayan…
Ya da bir anneyi yavrusuna bağlayan… Yavrusunu korumak için canını feda etmeyi göze alan.
Nedir kainatın mayası… Çimentosu… Tutkalı… 
Böyle güçlü bir gerçeği basit bir sevgililer günü ile ifade etmek ne kadar gerçekçidir…
Peki ya Yakup peygamberin oğlu Yusuf peygambere karşı olan şiddetli ve parlak hissiyatı ve muhabbeti aşk mıydı? Yoksa belki de şefkat miydi?
Çünkü Şefkat, aşk ve muhabbetten çok keskin, parlak, yüksek ve nezihtir.
Şefkat karşılıksızdır, karşılık bulamasa da artarak devam eder. Tüm annelerin evlatlarına olan hislerini aşkla açıklamak mümkün değildir. Bu olsa olsa şefkattir.
Ancak aşk öyle değildir, karşılık bulamazsa nefrete döner. Onun içindir ki aşkına karşılık bulamayan bazı aşıklar maşukuna, kendine ve diğerlerine zarar verebilirler.
Bir lokma bir hırka dönemi bitti. Sen kaç kuruşluk, Pardon, performanslık, adamsın dönemi başladı. Aslında yıllar önce Nasrettin Hoca çizmişti çizgiyi… Ye kürküm ye hesabı…
Günümüzde kürk pek genel geçer değil belki ama. Akçeli olmak oldukça muteber… Kapitalize olan bir toplumda bu gibi değerler artık pek itibar görmüyor. Günümüzde kimileri güzelliğe, kimileri makama, kimileri paraya kimileri güce kimileri ise yemeye aşık…
Ardından bir sürü haber.. Ayrılık, Aile içi şiddet, Dul eşler, Yetim ve öksüz çocuklar, Yıkılmış aileler, Mutsuz insan… Mutsuz toplum…
Neler oluyor? Hani bir ömür boyu idi… Hani iyi günde kötü günde idi…
Ferzan Özpetek’in yeni romanı vesilesiyle Ayşe Arman’a verdiği röportajın başlığında dediği gibi; “Her şeyin b*ka sardığı bir dünyada tutunacak tek dal aşk.”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sevim Akgün - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Söke Belediye Başkanı kim olmalı?