PROVOKASYON & MANİPÜLASYON…

Provoke etmek (Fransızca, provoquer -tahrik etmek; Latince, provocare -meydan okumak, kavgaya davet etmek, vocare -çağırmak, bağırmak, ses etmek); isyan çıkarmak, kurulu düzeni bozmak ya da iyi anlaşan insanların arasını bozmak vb. yıkıcı eylemlerle bir kişiyi ya da topluluğu kışkırtmak ve harekete geçirmek, ajitasyon, sokak ağzıyla insanlara olumsuzlukları öne çıkararak gaz vermek… Provoke edilmemiş, tıp literatüründe daha farklı anlamda… Meselâ, bir çocuk ‘provoke edilmemiş’; ateş, baş ağrısı, ilaç kullanımı veya uykusuzluk gibi bilinen bir sebep olmaksızın çocuğun geçirdiği nöbetler mânâsında… Provokasyon; bir kişiyi veya grubu kışkırtarak eylemi saptırmayı amaçlamak… Provokatör, provokasyon yapan, kışkırtan kişi… Provokatör, barışçıl bir protestoyu, gösteriyi, sendikayı, siyasî partiyi, şirketi vb. bir grubu hedef alabilir…
Normal mecrasında gelişen hâdiselerin seyri esnasında yapılan müdahale, provokasyondur… Algı operasyonları, toplumu yeniden dizayn etmek amaçlı her faaliyet provokasyondur… Komplo teorileri provokasyondur… Provokasyon, öylesine çok yapılmakta ki, yapılan provokasyona bile provokasyon yapılması söz konusu hâle gelinmiş günümüzde maalesef… Gerçek olay ile provokasyonu ayırt edebilmenin en temel koşulu; içtenlik… Samimî olamayanların anlamakta güçlük çekeceği bir özellik bu… Provokasyon öylesine bir illet ki, insanın kendini bile farkında olmadan provoke etmesi mümkün… Provokasyonu en güzel yapabilenler içimizdeki dilli düdükler (çokbilmişler, malumatfuruşlar), aklını kiraya verenler, düşünme zahmetine katlanmayanlar, millî bilinçte olmayanlar…
Provokasyonun panzehri, beyin gönül fırtınasında çekilen fikir/düşünce çilesi… Akleden insanı; kim, nasıl ve neden provoke edebilir? Aklıyla gönlüyle hareket edeni zıvanadan çıkarabilmek gayrimümkün… Ülkeler arasında yapılan provokasyonların üstesinden gelebilmenin çaresi millî olan basın… Bir ülkenin millî basını, provokasyonlara büyük engeldir… Manipülasyon ve provokasyon… Manipülasyon; duyguların, zaafların ve inanılan değerlerin hedef alınarak bakış açımızın değiştirilmeye, şekillendirmeye ve istenilen sonuca ulaşılmak için sergilenen eylemlerin yapılması… Manipülasyon, karşımızdakine istediğimizi yaptırabilme sanatı… Manipülasyon ve provokasyon, birbirini tamamlayan iki etkin beyni zehirleyen silah… Bir birey ve topluluk nasıl manipüle ve provoke edilebilir? Birçok teknik var… İkna, hile, yalan, göz boyama, hedef şaşırtma, yüceltme, çamur atma, duygu sömürüsü, inandırma, kamuoyu oluşturma, kendi haline bırakma vb. teknikler ve psikolojik teknikler… Yalan yoluyla manipüle etmek; dolandırıcıların en çok kullandığı yöntem... Duygusal zaafların kullanılması… Provokasyon ve aşağılama yoluyla politikada, sporda vb. durumlarda egoyu uyandırma… Yanlışa yönlendirme… Pazarlamada, reklamda ve ideolojik yaklaşımlarda kullanılan beyin yıkama metodu… Mobbing… İncelikli duygusal şiddet ve manipülasyon… Aile içinde ve sosyal yaşantıda hedef alınan bireyi muhtaç olduğu her ne ise onu ondan mahrum bırakıp manipüle edene bireye bağımlı hâle getirme… Bütün mesele, manipülasyondan ve provokasyondan etkilenmemeyi bilmenin tek yolunun, kendimize egemen olmakla kabil olduğunu idrâk edebilmek…
Sosyal medyada, yalan haber ve yanlış bilgiyle, eğlence veya siyasî propaganda maksatlı, kötü niyetli dış mihraklar ve içimizdeki uzantıları tarafından yapılan provokasyonların çokluğu, inkâr edilemez bir vakıa… Her tarafı o kadar çok bilgi kirliliği kaplamış ki… Dünyada ve ülkemizde yaşanan toplumsal, siyasî vb. terör olaylarına bakıldığında, üretilen bilgi kirliliğinin, propaganda amaçlı olduğunu ve bu işin örgütlü bir şekilde, kitleleri harekete geçirmek, kamu düzenini bozmak ve zarar vermek amacıyla yapılmakta olduğunu anlayabiliriz… İşin en vahimi ise, bütün bunlar bilindiği hâlde, kimileri tarafından gereken duyarlılığın gösterilmemesi… Mesele, memleket meselesi… Her birimize tek tek düşen en mühim görev ve sorumluluk, dezenformasyona, bilgi kirliliğine, yalan habere geçit vermemek olmalı… Kaynağı bilinmeyen bilgilere, videolara, ses kayıtlarına ve haberlere, muhakeme etmeden inanılmamalı ve bu tür bilgilere düşünmeden, doğruluğundan emin olmadan îtibar edilmemeli… Her bilgi, haber ve vb. paylaşıma üfleterek yaklaşılmalı… Eleştirel bir bakış açısı edinilmeli, doğrulanmamış bilgi paylaşılmamalı, sosyal medyada karşılaşılan bilgilere sağlıklı bir şüphe ile yaklaşılmalı, bilgiye ulaşılan kaynaklar hakkında fikir sahibi olunmalı… Paylaşım yapmadan önce araştırma yapılmalı ve ulaşılan bilgiler en az 3 farklı güvenilir kaynaktan teyit edilmeli… Doğru bilgilere ulaşmanın yolları bilinmeli… Meselâ, TinEye ve Google Tersinden Görsel Arama vb. araçlarla ve yöntemlerle bir fotoğrafın ne zamana ait olduğu ve daha önce yayınlanıp yayınlanmadığı bilgisine erişebiliriz… Bu yüzden, öncelikle internet okuryazarlığı konusunda gerekli donanıma ve bilince sahip olmalıyız…
Dilli düdüklerin ortalığı karışmasına yasal engeller konulmadıkça, dezenformasyon, manipülasyon ve provokasyon ile mücadele edebilmek zor… En kolayı ise, sorunları halının altına süpürmemek… Bu, öncelikle üzerimize düşeni yapabilmek, görev ve sorumluluğumuzun gereğini yapabilmek demek… Yalana dolana talana, rıza göstermemek demek… Hak olanı, doğru olanı, her mekânda ve zamanda dillendirmek demek… Unutmayalım, “Bir mıh, bir nal; bir nal, bir at; bir at, bir er; bir er, bir vatan kurtarır.” (Atasözü)… Selam, sevgi ve saygılarımla.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Muzaffer Çeven - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Söke Belediye Başkanı kim olmalı?