GAZA GELMEK…

Gaz (Fransızca, gaz); Belçikalı hekim ve kimyacı Jan Baptist Van Helmont’un (1577-1644) Latince ‘chaos’ sözcüğünden türettiği bir sözcük… Gaz; olağan basınç ve sıcaklıkta olduğu gibi kalan, içinde bulunduğu kabın her yanına yayılmak ve bu kabın iç yüzeyinin her noktasına basınç yapmak özelliğinde olan akışkan madde, maddenin uçucu hâli… Gaz partikülleri (dizel motorda egzost gazıyla dışarı atılan toz halindeki katı madde parçacıkları) rastgele ve doğrusal hareket yapar… Gaz partikülleri birbirinden çok uzak mesafededir... Gaz çarpışmaları hızlı ve elastiktir… Gazda toplam enerji sabit kalır… Gaz sıkıştırılabilir… Gazı oluşturan atomlar çok hızlı hareket eder… Gaz; gazyağı, petrol… Gaz; ağızdan yutulan hava nedeniyle ya da mayalanma sonucu, sindirim borusunda oluşan uçucu maddelerin karışımı… Gaz; bir motorlu taşıtın hızını artırmak ereğiyle, taşıtın gaz pedalına basarak gaz akışını artırmak… Gaz; hızlanmak, hızla savuşmak, çekip gitmek… Mide gazını dışarı vermek, yellenmek, yavaşlamak, hız azaltmak, sözü çok uzatmamak, gaz pedalına basarak motora daha çok gaz sağlamak… Gaz; birini bir şey yapmaya kışkırtmak… Gaza gelmek… Gaza gelmek; aşırı övülme karşısında kalıp buna inanarak bir eylemde bulunmak, dolduruşa gelmek…
Gazı gazlayalım da… Ya bağırsak gazı? Bağırsak gazı, sindirilmemiş gıdaların kalın bağırsağa ulaşması sonucu karbondioksit, hidrojen ve metan gazlarından oluşmakta… Gaz sıkışması ise, bağırsakta biriken gazın dışarı atılamaması sonucunda ağrı ve şişkinliğe neden olan durum… Bağırsak gazının çaresi var… Evde uygulanabilecek bazı doğal yöntemler: Sıcak su torbası, kimyon, rezene, zencefil vb. doğal ağrı kesici ve uygulamalar… Elbette en iyisi, sağlık uzmanı tarafından yapılan tedavi... Bağırsak gazından daha kötüsü, gaza gelme hastalığı…
Gaza gelmek, bireylerin sosyal etkileşimleri sırasında sıklıkla karşılaştığı bir durum… Gaza gelmek, grup dinamikleri içerisinde bireylerin birbirlerini etkilemesi… Gaza gelerek, grup içindeki baskı, bireyleri normalde yapmayacakları eylemleri yapmaya yönelten durum… Gaza gelmenin olumlu ve olumsuz sonuçları olabilir… Gaza gelme, bir bireyin kendi değer yargılarına ve mantığına aykırı hareket etmesine yol açabilir… Kim, ne zaman, hangi durumda gaza gelir? Meselâ, çeşitli sosyal olaylarda, politik kampanyalarda, reklamlarda ve hatta kişisel ilişkilerde… Maksadını aşan bir şaka, bireyin gaza gelip, o şakayı daha da ileriye götürmesine sebep olabilir… Bir siyasî liderin coşkulu bir konuşması, dinleyicilerin duygusal olarak etkilenip, o liderin görüşlerini benimsemesine yol açabilir... Gaza gelmek, çok tehlikeli de olabilir… Toplumsal olaylarda, kalabalıkların gaza gelmesi, kontrolsüz eylemlere ve hatta şiddete yol açabilir… Gaza gelmenin panzehri; bilinçli olmak, dikkatli olmak, sorgulamak ve kendimize egemen olabilmektir… Farkında olmadan zaman zaman, sosyal medya, reklamlar, anket şirketleri vb. güçler tarafından hep gaza getiriliyoruz maalesef… Her seçim öncesinde… Her kaos/kargaşa öncesinde… Her âfet vb. olaylar sonrasında…
Gerçi, gaza gelmenin olumlu yönlerini görebilmek önemli… Gaza gelmek, motivasyonumuzu ve enerjimizi artırıyorsa, bizi ülke olarak güzel hedeflere teşvik ediyorsa sorun yok… Böylesi gaza gelmek, takım çalışması ve grup aktivitelerinde etkili… Mesele, millî çizgimiz olduğunda gaza gelelim elbette… Gaza gelelim ki, motivasyonumuz artsın… Enerjimiz yükselsin… Takım ruhumuz güçlensin… Üretkenliğimiz çoğalsın… Millî hedeflere hızla ulaşılsın…
Gaza gelirken oyuna gelmemek mühim… Gaza gelme durumlarında dengeli ve bilinçli olalım ki, emperyalistlerin, sömürenlerin ve çıkar odaklarının oyuncakları olmayalım… Gaza gelmenin dezavantajlarını bilmek gerek… Kısa vadede mutlu olacağımız, uzun vadede pişman olacağımız durumlar neler olabilir? Duygusal kararlarımız… Grup baskısına rıza göstermemiz... Hadiseler karşında kontrolü kaybetmemiz, aklımızı kiraya vermemiz… Riskli davranışlarımız… Sosyal hadiselerden etkilenmemiz… Mantıksız yaptığımız eylemlerimiz… Kişi odaklı kararlarımız…
Eskiden önce naza, sonra gaza gelinirmiş… Bilindik bir fıkra… GAZA GELMEK FIKRASI… Torun, dedeye sormuş: “Dede, nenemden elektrik aldın mı? Nasıl oldu?” Dedenin cevabı: “Bizim zamanımızda elektrik yoktu. Gaza geldim de evlendim.”… Dedenin dedesinin dedesini de, ateş yakmış olmalı… Günümüzde artık kimseyi gaz kesmiyor… Elektrik, alınıp veriliyor… Yakın gelecekte, kim bilir belki de, dijitalleşmek de yetmeyecek… Yapay zekânın egemen olacağı dünyada, robot hâline gelince…
Gaza gelmek ya da gaza gelmemek, bütün mesele bu değil aslında… Mesele, özümüze sözümüze ve kendimize egemen olabilmek meselesi… Birlik ve beraberlik içinde yaşama meselesi… Öz değerlerimize kadim medeniyet değerlerimize sahip çıkabilme meselesi… Selam, sevgi ve saygılarımla.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Muzaffer Çeven - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Söke Belediye Başkanı kim olmalı?