BAYRAM GÜNLERİ

Hepimiz eski bayramları özleriz. O eski bayramların bizlere verdiği hazı alamamaktan dolayı memnuniyetsizizdir. Oysa onların bu denli kıymetli olmasının en büyük sebebi bizlerin o vakitler çocuk olmamızdır. Çocuklukta yaşanan her şeyin büyüsü bir başkadır, bu sebeple bayramları da başkadır. Neden böyledir acaba diye biraz düşününce, cevap kolaydır aslında, çünki çocuklukta 2h doruklarda yaşanır.Yaşanan hemen her şeyde 2h vardır. Büyüdükçe azalan minimumlaşan, zavallı 2h yüzünden bayramlarda tatsızlaşır. Çocukların zirvedeki 2h' leri coşkuyu da getirir beraberinde hayatlarına. 2h'nin birisinin heyecan diğerinin heves olduğunu yazılarımı takip edenler bilir. Çocuklukta yaşamı 2h yi harekete geçirecek tarzda bezersek, gelecekteki zor günlerle başa çıkabilmelerini de kolaylaştırmış oluruz. Kolaylaştırmış oluruz çünki 2h'içimize iyice yerleşir ve onu otta mokta kullanmak alışkanlığını elde ederiz !

Bayram için yazdığım şiirde kapıyı çalan mut kaynakları için pasta yapayım demiştim. Çikolatalı mı olsun, çilekli mi derken, çikolatalı olanda karar kılmıştım. Tabi o şiir için öyleydi. Benim tabiatımda; yapmaya niyetlendiğim iki şey varsa, onlardan birini tercih etmek yoktur. Yaparım ikisini de, böylece aklım rahat eder. Her insanın sevdiği, tercih ettiği başka başkadır. Hem insanları zorunlu olmadıkça tercih yapmak durumunda bırakmak niye derim yaparım ikisini de. Öteki türlüsünde yapmadığım beni rahatsız eder. İçimin rahat olması da, biraz yorgunluğa değer her zaman. 2h den yana şamslıyımdır ben. Bilseniz gün içinde nelere nelere 2h oluşur ruhta. Çocuklara pasta yapmak da bunun içinde yer alıyor işte. Pastaları hevesle yapar, çocukları heyecanla beklerim. İş nihayetlenince de gelsin mutlar !

Şiirimde kapıya gelen mut elbette ki çocuklar oluyor. Kapıya gelen her çocukta seneler seneler evvelki çocuk Nüner kapıma gelmiş gibi olur çünki kapımdaki çocukların o an hissettikleri duygular, bene ait, zihnimin uzak dehlizlerinde kaybolmuş duygulardır ve onlarla birlikte tekrar gün yüzüne çıkarlar ve beni çok mutlu ederler. Bir nevi o çocukların içine girmiş gibi olurum sanki ! Ben olur onların hepsi !. . Bu sebeple bayramlarda pasta yaparım ben. Çocuklar en çok yaş pasta sever. Neyse ki, yaptığım pastaların çileklisi de, çikolatalısı da güzel oldu. Gerçekten nefisti diyebilirim. Söylemesi ayıp olmasın güzel pasta yaparım ben. Yemekleri de güzel yaparım. Yemek yapmaya epey erken başladım, seviyordum yemek yapmayı. Öyle ki 13 yaşımdayken mantı açabiliyor, hemen her yemeği de yapabiliyordum. Yemek yapmayı öğrenmek, canın istediğinde mutfağa girip yapmak zevklidir. Ne zaman ki zorunlu olarak yapmaya başlarsınız işte o vakit işin sihri kaçar ve eski hevesiniz kalmaz pek.

Bu bayram; Kuşadasındaki ilk gerçek bayramımızdı diyebilirim. Sabah erkenden, pastaların çocuklara vereceğim kadarını dolaptan çıkarıyorum ki, soğuk soğuk yemesinler. Yine de beklediğim kadar çocuk gelmedi. Yine de yaptığım pastaları bitirecek kadar oldu sayıları fakat benim hayalimde, onlar daha çabuk bitecekti ve ben bir parti daha yapacaktım. Böyle olmadı, ancak üçüncü günde, son gelen çocuklarla pastam bitti. Birbirlerine denk geldiler Belki bir sonrakine daha fazla olur sayıları. Hepsine tembihledim kurbana da beklediğimi. Sanırım henüz öğrenememişlerdi bizi. Öğretmeye kararlıyım ama nasipse. Azmin elinden ne kurtulmuş ki. Bir sonraki bayramda, fark ettiğim bir iki eksiğimi de tamamlarım inşaAllah. E bu kadar bahsettim şiirimi de buraya yazımın sonuna alayım bari.

MUT
Kapım çalındı,
Minik delikten baktım,
Mut gelmiş !
Aman Allahım
Nasıl olmuş
Bana gelmiş !
Ne yapsam,
Saçıma başıma,
kılık kıyafetime baksam
Nasıl ağırlayacağım onu,
İzzet ikram lazım.
Ne sever, Ne yer ?
Bilmiyorum ki hiç birini !
İyisi mi ,
Pasta yapayım.
Çilekli mi, çikolatalı mı
Çikolatayı var mı sevmeyen ?
Çilek de öyle ama !
Yok yok çikolata garanti
Pastada olunca daha da sevilir,
Yumuşak ne de olsa.
Yumuşak olanlar sevilir hayatta !
Kimse katı, sert istemez !
Ne yiyecekte,
Ne insanda.
Açayım kapıyı bekletmeden,
İçeri alayım kaçırmayayım.
Vazgeçip gitmeden,
Buyur edeyim hemen.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Dyt. Güner ERBAY - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Söke Belediye Başkanı kim olmalı?