Hastane koridorları

Hastane koridorları gerçekten bulunduğu yerin insanlarının bir yansıması. Baba olan bir erkeğin sevincini, hasta olan insanların halsizliklerini, yakınından haber bekleyenlerin gerginliklerini ve gelen haberle oluşan sevinç ve üzüntülerini, gözyaşlarını görebiliyorsunuz. O koridorlarda dışarıdaki yaşantınızın, kim olduğunuzun hiçbir önemi kalmıyor.

Son zamanlarda hem işim gereği hem de sık sık hastalandığım için Nazilli Devlet Hastanesi’nin koridorlarında oldukça fazla zaman geçiriyorum. 150 bin civarı bir nüfusa sahip olan Nazilli’de bu rakam göre bu koridorlar oldukça kalabalık. Tabi bunda çevre köylerden ve ilçelerden hastane olmadığı için buraya gelen insanlarında katkısı çok büyük. Acil bölümünde de her türlü vaka ile karşılaşıyorum. Ufak bir rahatsızlıktan dolayı orada olanı da, hayat mücadelesi vereni de görüyorum. Koridorların her biri farklı yaşanmışlıklarla dolu, her birinin ayrı ve insana kötü gelen, içini karartan kokuları var. Koku kötü değil ama neden bilmiyorum insanın nefesini kesiyor. Belki bunun sebebi de yaşanmışlıklardır. Sonuç olarak kimse hastaneye güle oynaya gitmiyor. Hep bir telaş, hep bir korku.

Nazilli’de, şehir merkezinin içerisinden karayolu geçtiği için ve şehirdeki araç sürücülerinin kurallara genel olarak uymadığı için sık sık kaza yaşanıyor. Bu kazaların taraflarından birisi genellikle motosiklet oluyor ve sonu hastanede bitiyor. Bir kaza yaşanıyor ve bizim koşturmamız başlıyor. Bir gazeteci olarak kaza yerine gidiyoruz önce. Kazanın tarafları, görgü tanıkları, sağlık ve polis ekipleri ile olayı konuştuktan sonra yaralı varsa hastaneye geçiyoruz. İşte bu olay her tekrarlandığında aylar önce geçirdiği trafik kazası sonucunda genç yaşta aramızdan ayrılan kuzenim geliyor. Hastane koridorlarında yakınlarından iyi haber beklerken gözyaşı döken her insan teyzemi canlandırıyor gözlerimde. Daralıyorum, gözlerim doluyor. Ama bu bir iş ve benim orada sakin bir şekilde durmam lazım.

Kuzenim. Daha 21 yaşındaydı. Okumak yerine çalışmayı seçmiş ve sanayide bir dükkanda çalışıyordu. Bir sabah geç işe geç kaldı ve telaşla evden çıktı. Evine 5 dakika mesafede bulunan bir yolda arabasının kontrolünü kaybederek demir bariyerlere çarptı. Bariyerlerin karnını kesmesinden dolayı ağır yaralanan kuzenim yaklaşık 2 saatlik uğraşın ardından araçtan çıkartılarak hastaneye kaldırıldı. Kaza bir otelin önünde olduğu için kaza anının saniye saniye görüntüleri var ve ulusal basında yer buldu. Annesi, babası ve yakınları hastane koridorunda ondan haber beklerken bu görüntüleri izledi. Teyzem ve eniştem bu görüntüleri kaç kere izledi inanın bilmiyorum. 3 gün süren beklemenin ardından kuzenimin güçlü bedeni daha fazla dayanamadı ve aramızdan ayrıldı. Ben de onunla birlikte çocukluğumu kaybettim.
İşte ben o koridorlara girdiğim her seferinde bunlar geliyor aklıma. İçim sızlıyor, gözlerim doluyor.
Kimsenin hastane koridorlarında haber beklememesi dileği ile…

İsmail GÜREL

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail GÜREL - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Aydin Markaları

Manşet Aydın, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 315 77 79
Reklam bilgi