Ekonomik ve politik analiz

Hükümet dört koldan mücadele ediyor. Ekonomi, işsizlik, terör ve diplomasi. Ülkemizin içsel sorunları kadar dışsal sorunlarıda ciddi derecede... İşsizliğin önlenmesi için her yıl en az % 5 büyüme gerçekleşmesi gerekiyor. Büyüme için yeni işyerlerinin açılması, mevcut işyerlerinin kapasite artırması lazım. Genç nüfus artışı genç işsiz sayısını artırıyor. Acil çözüm gerekmekte olduğu aşikar. Yeni işyeri açılması, kapasite artırılması ve teknolojik yatırımlara teşvikler ardı ardına açıklanmaya başladı. İstihdam ile ilgili teşvikler geçmişten bugüne devam etmektedir. Tarımla ilgili teşvikler, iyileştirmelerde devrede.

2018 yılı ekonomi, terör, dış ilişkiler, mülteciler ve diğer sorunlarla birlikte ekonomik durrgunluk ve eksi büyüme ile geçti. 2019 ikinci yarısından itibaren toparlanma başladı. Bunda en büyük etken Hükümetin uygulamaya koymuş olduğu 3 yıllık “ DENGELEME, DİSİPLİN, DEĞİŞİM “ Yeni Ekonomi Programıdır. Bir yıl önce açıklanan programda yıl sonu enflasyon hedefi %12, yıllık büyüme %0.5 olarak açıklanmıştı. 2019 yılı sonuna doğru, ulusal ve uluslararası derecelendirme kuruluşları ve en son OECD tarafından açıklanan rakamlar, Yeniden Ekonomi Programının başarılı bir şekilde devam ettiğini göstermektedir. Kuruluşların ve OECD nin açıklamalarına göre Türkiye 2019 yılı büyüme oranını % 0.3, 2020 yılı büyüme rakamınıda yıllık % 3 olarak açıkladılar. Bence yıl sonu enflasyon hedefi % 12, büyüme hızı % 0.5 olarak gerçekleşecektir. 2020 yılı öngörüm ise % 5 büyüme rakamıdır.

2018 yılında ülkemiz genel seçim, 2019 yılında yerel seçim yapmıştır. Bu arada 2018 yılında ciddi bir dış müdahale ile karşı karşıya kalmıştır. Hatırlarsanız dışta ve içte bazı kesimler Türkiye’nin ağır bir ekonomik kriz geçireceğini ve batacağını iddia edip provakasyonlar yapmışlardır. Dış borçlanmanın yapılamayacağını, borçların ödenemeyeceğini söyleyenler ve hatta İMF ile masaya oturulması gerektiğini söyleyenler vardı. Peki bu çevreler şimdi neredeler ve neden suskunlar? Tabiki söyledikleri tutmadı. İstedikleri olmadı. Çünkü Türkiye artık eski Türkiye değildir. Ekonomik açıdan gelişen, sanayisi ile, Tarımı ile, Eğitim kurumları ile büyüyen alt yapı ve üst yapı yatırımlarını Dünyanın hiçbir ülkesinde yapılamadığı bu yatırımları yapabilen bir Türkiye var artık.

21 nci Yüzyılın tasarımında Türkiye örnek alınacaktır. 19 ve 20 nci yüzyılın ağır emperyalizm koşullarında ulusal mücadelesi ile örnek bir ülke. Mehmet Akif’in İstiklal Marşı’ mızdaki satırlarında geçen “ Tek dişi kalmış canavar” yıkan , yakan bir düzenin sonunun başlangıcı olmuştur Kurtuluş Savaşı.

Dünyadaki sistemlerin değişimi bugünden yarına olmuyor. Elli , yüz, ikiyüz yıl gibi uzun zamanlar alıyor. 20 nci yüzyılın sonuçlarıda 21 nci yüzyılda ağır bir şekilde anlaşılmaya başlıyor. Çok uzaklara gitmeye gerek yok. İşte örnekleri; Irak, Libya, Mısır, Yemen, Suriye. Yakın zamanda meydana gelen olaylar ve Ülkemizi birebir ilgilendiren gelişmeler. Bugünlerde İran.... Eğer önlemlerini almasaydık belki bugünlerde ülkemizde olabilirdi. Beka sorunu yok diyenlere bu örnekler yeterlidir herhalde.

Son tahlilde ülkemiz;
2018 yılındaki yapılmak istenen ekonomik terörü bertaraf etmiş ve provakasyonları püskürtmüştür. Açıklanan rakamlardan da bellidir. 2020 yılı ve sonraki yıllarda ülkemiz % 5 in altına düşmeyen büyümelerle anılacaktır. İhracat her yıl asgaride % 10 artacaktır. İşsizlik rakamlarının 3 yıl içinde % 5 oranında azalacağını öngörmekteyim.

Suriye ve Ortadoğu meselelerinde gelinen nokta belli. Diplomasi alanında önemli kazanımlar elde edilmiştir. Terörle mücadelede önemli başarılara imza atılmıştır. Astana birlikteliği Dünyanın son zamanlardaki en önemli birlikteliği olup, Ortadoğuda sınırlar ve dengeler açısından son derece önemli bir birlikteliktir. Bunun siyasi neticeleri önümüzdeki günlerde daha iyi görülecektir. Ankara ve Soçi görüşmeleri önemli sonuçlar doğurmuştur.
Enerji konusunda önemli anlaşmalara imza atılmıştır. Doğu Akdenizde sondaj çalışmaları devam etmektedir. Karadenizden geçen Türk Akımı projesi ile Avrupaya enerji verilecektir. Haftaya Rusya Devlet Başkanı Putin Türkiye; ye gelecek ve Cumhurbaşkanımızla beraber açılışını yapacaktır.

Baştan beri Sayın Cumhurbaşkanımızın Tüm Dünya Ülkelerine ve Liderlerine söylediği güvenli Bölge projesinin ne kadar doğru olduğunun an itibariyle anlaşıldığını, İstemeyerekte olsa kabul etmek zorunda kaldıklarını gördük. Sonuçta dediğimize geldiler. Ülkemiz meşru hakkını kullanarak terörden arındırma ve güvenli bölge oluşturma konusunu gerçekleştirdi. Ülkemizde misafir olan Suriyeli komşularımız ülkelerine dönmeye başladı. Sınırlarımızda güvenlik sağlandı ve terör tehdidi bertaraf edildi. Bundan sonraki süreçte ekonomik iyileştirmeler ardı ardına gelecektir.

Dr. İsmail SERİNKAN

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Serinkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Aydin Markaları

Manşet Aydın, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 315 77 79
Reklam bilgi