Arzu Yıldız yazıyor

Mavi bir elbise giyinmişti
Dizlerinin üzerinde,
Sarı kıvırcık saçları omuzlarına inmiyordu bile,
Ya da yer kalmamıştı onca yükten

Tek başına durduğu koridoru
Tıka basa doldurmuştu içindeki kalabalıkla

Sormadım “ne oldu” diye
Yüzünü tam görememiştim.

Yan durmuş, biraz önce dışarı çıktığı kapıdan içeriye bakıyordu dim dik...

Yasaktı girmemiz, o yasaklı alandaydı
Bir camın arkasından ona bakıyorduk...

Babasının karşına geçip
“Biri var, ve evlenmek istiyorum” diyen o genç kızı gördüm, kız çocuklarının okula bile gönderilmediği topraklarda...

Naylon ayakkabısı ile kapı önünde okuduğu kitaplardan mı öğrenmişti
İnsani her duygunun ayıp ya da suç olmadığını,
Dereceyle bitirdiği hukuk fakültesinden mi bilinmez...

Sormadım “ne oldu” diye,

Bir cinayetin parmak izini arıyordu, ya da katilin robot resmini çiziyordu hafızasına

Sessizlik vardı, sessizliği bir fırtına bozdu.
Mavi elbisesinin altına giydiği siyah ayakkabılarının sesi miydi, herkesi sarsan?

İstemsiz korktu, ürktü herkes,
Ondandır belki yasak alanın önünde bekleyen askerler o geçtikçe birer ikişer yol verip, kenara çekiliyor, dışarı çıkmak için yaklaştığı kapıyı açıp, başlarını eğerek selam veriyordu.

Öfkeden mi kabarmıştı dudakları, yanakları içindeki binlerce duyguyu saklamak için mi kızarmıştı?

Kapılar açıldı, askerler kenara çekildi.
Kapıdaki kalabalık iki ayrıldı.

Bu zarif güzel kadının yanında herkes küçücüktü. Minik bir detay gibi kalmıştı.

Kimsenin yüzüne bakmadan çıktı.
Ya da gözleri kimseyi görmüyordu.

Bir adam yaklaştı sonra tam önünde durdu.
Beyaz saçlı, üzerinde yüksek yargıç cübbesi olan adama eğilerek baktı...

Yüzündeki ifadeyi hiç bozmadan

Ben soramamıştım “ne oldu” diye,

Adam “siz haklısınız, bunlar geçecek” diye fısıldadı

Hiç tepki vermedi, adamın fısıltısını duymamış gibi davrandı.

Fısıltıları sevmiyordu,

Ondan olsa gerek, yürüyüşü ile inletiyordu her yeri...

Gerideki her şey teferruat kalıyordu...

Yürüyordu

Güzelliği miydi başları döndüren, yoksa herkesin hayran kaldığı cesareti mi?

Kapının önüne çıktı. Hafif rüzgarlıydı hava....

Sarı kıvırcık saçları yıkılmış, yakılmış bir şehrin teslim alınmış adalet sarayında inadına parlıyordu...
Arzu Yıldız 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Arzu Yıldız - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Aydin Markaları

Manşet Aydın, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 315 77 79
Reklam bilgi