Biz hep öğreniriz

Hayatımızın öğretili geçen 3 dönemi...!

ÖĞRENİRİZ / DİNLEYEN
Kaşık tutmayı, yürümeyi, konuşmayı, sevinmeyi, üzülmeyi, bisiklet binmeyi, yazmayı, okumayı, açlığı, tokluğu...! Anlatırlar biz dinleriz.., “DİNLEYEREK ÖĞRENİRİZ”..!
Eksik kalanları ise acısı ve tatlısı ile yaşayarak öğreniriz..!

YAŞARIZ / ANLAYAN
Yaşarken, yaşam şartlarımıza göre, öğretilenleri uygulayarak veya sorgulayarak yaşarız...! “DELİ KANLILIKLA” başlar herşey...!Eksiklerimizi, olumlu veya olumsuz, kendi ürettiğimiz tecrübelere göre uygularız.
Beden yoruldukca öğretilenleri “ANLAMAYA” başlarız...!

ÖĞRETİRİZ / ANLATAN
Öğretirken, öğrenenlere fırsat vermeyiz. Korkarız, koruruz, biz gördük onlar görmesin deriz. Bazen fazla sevgiden, bazen’de fazla baskıdan dersi kaynatırlar, çünki “DELİ KANLIDIRLAR”! Öğrendiklerimize ve yaşadıklarımıza yine yabancı kalır, bir zamanlar yaşadığımız “DELİ KANLIYI” bu kez anlamakta zorlanırız...! Yani biz yine öğreniriz..! Esas olan öğrenirken...,
DİNLEMEK,
DİNLEDEİĞİMİZİ ANLAMAK,
ANLADIĞIMIZI ANLATMAK...!

BİZ HEP ÖĞRENİRİZ...!

 **
 80 MİLYON ORTAK

İnsan kendisinden sorumlumu? EVET sorumlu. Peki insan başakasından sorumlumu? EVET daha çok sorumlu!
Çünki paylaşıyoruz. Sokağımızı, mahallemizi, tabiyatı paylaşıyoruz! Komşumuzun sokağımıza fırlattığı çöp, bizim evide kokutuyor. Sadece kendi çöpümüzden değil, komşunun çöpündende sorumluyuz! Tamamda, “herkes kendi kapısından sorumlu” dediğinizi duyar gibiyim?

Doğarken kendi Ülkemizde 80 Milyon, dünyada 7 Milyar ortak la doğuyoruz. Çok ortaklı kurum ve kuruluşlarda kurumsallık esasdır. Haricinde bir kurumun sağlıklı işlemesi mümkün değildir! Yani her işlemin standartı, herbir çalışanın görevi bellidir!
Yaradan bizi yaratırken, kurumsallığın tarifinide yanında vermiş. Kurumsal işleyen mükemmel bir beden vermiş. Herbir organın standartı ve görevi bellidir. Beynimiz, kalbin ne yaptığı beni ilgilendirmez demiyor! Kalp rahatsızlağında etkisini beynimizde hissediyoruz!
Fazladan bir parmak sürtmesi tuz kaçmasın diye, bir yemeğin tarifini ince ince inceleriz! Yemeği tadarken sedece kendimizi değil, masada bulunan herkesi mutlu etmek için, sevdiklerimize en güzelini sunmak için inceleriz. Nedense kendi tarifimizi ince ince incelemek zor gelir. Sevdiklerimizi kendi tarifimizin verebileceği mutluluktan mahrum bırakırız! Doğarken 7 Milyar ortakla doğarızda, doğup büyüdükten sonra bir ortakla zor geçiniriz. 80 Milyon..., insanların doğmasına vesile olurda, bir insan...,
80 Milyonun mutluluğuna vesile olamaz! Sorumluyuz! sadece kendimizden değil 80Milyon ortağımızdan sorumluyuz!
Ne kadar kalp ve beyin, vücudumuzun yönetim kurulu başkanlığını üstlenmişsede, bir gözün, bir ayağın ve bir kolunda görevi vardır! Ve bir yöneticinin görevi kadar önemlidir! Sorumluyuz...!
80 Milyon ortağımızın huzuru için sorlumluyuz! “BEN” değil “BİZ” olmalı! Ortaklarımızı mutlu etmeyen bir işlem, bizi mutlu edemez! “BEN” anlayışı ile sokağa fırlatılan çöpün kokusu, kısa zamanda kendi evimizide sarar. Hakkına girdiğimiz herbir ortağımız, 80 Milyondan alacaklıdır! Alacağını sizden tahsil edemezse çocuğunuzdan, çocuğunuzdan tahsil edemezse torununuzdan tahsil eder. Yani alacaklı ölsede, faturası bize kalır!
Sorumluluk almayan, sorumlu arar, suçlu arar, olumsuz bahaneler üretir, ancak kendini sorgulamaz!

Trafği paylaşıyoruz, piknik alanını, tabiyatı paylaşıyoruz...! Yeri geldiğinde ekmeğimizide paylaşıyoruz!
Trafiğin seyrinde işlemisi, piknik alanının temiz kalması ve tabiyatın yaşaması için herbirimiz diğerinden sorumludur!
Bu bilinçle güzel yarınlara....

Acizane fikrim

Mustafa Göğüş

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Göğüş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Aydin Markaları

Manşet Aydın, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 315 77 79
Reklam bilgi