BEYİNİN ÖNCELİĞİ VE ÜSTÜNLÜĞÜ

Tıbbın henüz bilimsel olarak açıklayamadığı şu gerçeğe inanın. “İnsanın düşünsel yapısı ve sistemi, insanın biyolojik yapısını etkiler ve yönetir“. Bu nedenle, gerginlikten uzak durmak, aminaye tabir ile “kafaya takmamak” için beyninizi her zaman olumlu ve keyif alacağınız şeylerle doldurun. Beyninizin, yapısal özelliği olarak; “hiçbir zaman boş kalmayacağını” bilin. Beyni dinlendirmek amacıyla boşaltmaya çalışmak; arabanızın benzin deposunu boşaltıp, seyahate çıkmaya benzer. Stop edersiniz. “Yeteri kadar çalıştım, çile çektim, koşturdum; artık yeter dinlenme zamanı” diyerek; koşturmaktan, çalışmaktan, üretmekten, hedefler koymaktan, mücadele etmekten sakın vazgeçmeyin.

Beyninizin bütününe, yani her bölgesine yükleme yapıp çalıştırmadığınız sürece; eksik çalışan bölgelerinin “yaşlanmanın temel nedeni olan” hücre kaybına uğradığı bilinen bir gerçektir. Bedeniniz ve cildiniz ne kadar sağlıklı olursa olsun, beyinsel sorunlarınız varsa (demans, alzheimer gibi) yaşamınızın bırakın kalitesinden bahsetmek, yaşamın size vereceği en büyük ceza ile karşı karşıya kalırsınız.

Siz beyninizi boşaltmaya kalktıkça; olumsuzluklarla, ya da sizi strese sokacak, üzecek, kederlendirecek şeylerin kontrolünüz dışında, beyninize üşüştüğünü, sizi gerdiğini, herşeye sinirlenir ve “takar” hale getirdiğini göreceksiniz. Ancak, kontrollü, planlı ve yoğun biçimde beyninizi güzel ve olumlu şeylerle meşgul eder ve yüklerseniz olumsuzlukları dışarı atarsınız. Ki, bu sizi biyolojik olarak ta korur, canlı ve genç tutar. Göstergeniz, uykunuz, rüyalar ve kabuslarınızdır. Kontrollü ve planlı olarak yarattığınız olumlu düşünsel yüklemeler; uyku düzeninize ve rüyalarınıza yansımalıdır. Kendinizi rüyalarınızda, “uçurmaya” bakın. Bunun sadece bedensel olarak ve mental olarak en iyi koşullarda olduğunuzda gerçekleştiğini bilin.

Stresle mücadelenin en uygun yöntemlerinden birisi ise, sizde düşmanlık, nefret, acı, keder, yaratacak, sevmediğiniz ne varsa, yaşamınızdan çıkarmak, onlardan uzak durmak, bu tür unsurları bilinçli ve sistemli şekilde “fiziksel ve düşünsel” olarak kendinizden uzak tutmaktır. Örneğin, sevmediğiniz birileri hakkında konuşmayın, konuşanları susturun. Derler ya,”içinizde kalmasın, dökün. Bağırın, çağırın, eleştirin, sinirlenin, lanet okuyun, küfür edin; rahatlarsınız”. Bu tavsiyelerin elbette haklılık payı vardır. Beyninizin içini bunların doldurmasını önleyemediğiniz takdirde, elbette öyle yapın. Ama, daha iyisi; O kötü şeylere beyninizde ve yaşamınızda yer vermeyin. Kötü şeylerin aklınıza gelmesini önleyin. Kötü anıları tazelemeyin. Kimselerle, gereksiz polemiklere girmeyin. Üretin, yararlı faaliyetlere “boğun” kendinizi. Aklınıza geçmişle ilgili, kötü deneyimler ve olayların gelmesine meydan vermeyecek kadar kendinizi meşgul edin. “Yaşlılıkta, insanlar eskiye döner” derler ya. Bunun nedeni, beynine yeni yüklemeler (yeterli yoğunlukta) yapmamaları ve beynin boşalmasına izin vermeleridir. Dediğimiz gibi, Beyin, benzin deposu değildir. Boş kalmaz, kendi kendine birşeyler bulur ve doldurur. Yeni birşeyler yoksa, eskileri, iyi birşeyler yoksa kötüleri kullanarak, “marazı” öne çıkararak kendini doldurur. Kısaca, yaşamınızı ve beyninizi boşaltmayın, salmayın, azaltmayın, kendinizi yönetin. Doğru fiziksel ve mental etkinlikleri yeteri kadar planlayın, yapın ve yükleyin. Yapamazsanız, işte o zaman “ihtiyarsınız”.

Tüm bu mental metodları kendinize göre yorumlayarak uygulamanız gerekecektir. Bunun, kitapta yazılacak tek tip bir modeli yoktur. Stresten uzak, yaşamdan zevk alan, faydalı işlere boğulmuş, olumsuzluklardan kaçınan ve kaçabilen, mücadele etmenin ve üretmenin meşguliyeti ile hayata asılan bir insan olmaya gayret edin. Seyahat etmek, bilinen en yaygın ileri yaş etkinliğidir. Bu seyahatlerin yaşamınızı boşaltmasına izin vermeyin; yaşamı doldurmasını sağlayacak, sosyal etkinliklere, öğrenmeye dönüşmesine çalışın. Seyahatlerinizde mutlaka günlük tutun. Gördüklerinizi yazıya dökün ve analiz edip yorumlayın. Gezdiğiniz yerlerin tarihini, sosyal yaşamını, siyasi özelliklerini araştırıp öğrenmeye bakın. Yani, amiyane tabiri ile; seyahat ediyorum diye “kelle gezdirmeyin”. Seyahatlerinizin, beslenme, egzersiz ve diğer anti-aging uygulamalarınızı olumsuz etkilemesine izin vermeyin.

Hüseyin Aksu

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hüseyin AKSU - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Aydin Markaları

Manşet Aydın, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 315 77 79
Reklam bilgi