Depremin bir huyu vardır

Depremin bir huyu vardır "yıkarken yeniden  yapar her şeyi." Enkaz dersin; yıpranmaya müsait yapının ilk rüzgara bırakmasıdır kendini  esasen "enkaz" dediğin.

Türkiye tarihi depremlerle dolu. Dahası deprem haritası her an aktif olan bir ülke. Peki ne yapılıyor dersiniz? Haklısınız belli başlı haber bültenlerinden edindiğimiz bilgilere göre depreme dayanıklı yapılar inşa etme ya da DASK sahibi olma konusunda oldukça talepkar hale geldik. Ancak halen biliyoruz ki bu konuda yetersiz daha da kötüsü bilinçsiz durumdayız. Bir klişeyi gün yüzüne taşıyıp  “Japonya'da 10 büyüklüğünde deprem bile ev yıkmıyor” demek değil derdim.

 Bildiğim tek şey var: Ürettiğiniz sorular ve takibe değer bulduklarınız ya çözümü doğuruyor ya da duyarsızlığı yüzümüze vuruyor. Duyarsızlık ve kayıtsızlık yolunun sonu ise hep aynı: kayıp! Canda kayıp, değerde kayıp, bütçede kayıp...!

Şu an bu yazıyı burada bırakıp arama motorlarına sadece “deprem”yazıp  haberler sekmesinde arama başlatsanız ülkemizde en fazla 48 saat öncesinde bir yerlerde bir sarsıntının olup “korkutan deprem” manşetlerini okumanız işten bile değil..Peki bu sık uyarılar varken yer altında, yer üstünde ne yapılıyor?

Hali hazırda akılda kalan son Elazığ depreminde İçişleri Bakanı Soylu tarafından duyurulan Afet Koordinasyon ve Değerlendirme Toplantıları.. Bu toplantılar önemli zira  sonuç üretiyor, depreme en azından kurumları hazırlıyor, can kayıplarını azaltıyor ve deprem sonrası normalleşme sürelerini kısaltıyor. Toplantılarda ilgili birimler, enkaz altında hayat kurtarmaktan, yardım organizasyonlarına kadar her alanda daha hızlı ve etkin hareket edebilme kabiliyetine ulaşabilmek için eğitiliyor.

Bizler kurumlarımıza mı güveniyoruz içinde oturduğumuz yapılardan ziyade doğrusu merak ediyorum. Evinde özel deprem tedbirleri alanları bırakın, deprem çantası hazırlayan kaç kişi vardır dersiniz? Muğla’da, Aydın’da,Antalya’da, İzmir’de?

Deprem can değil canlar aldı dün milyonlarca...Bugün bilmedik deprem haritası sahibi olduğumuzu. Dün Manisa,Malatya,Elazığ'a dikkat çekenler bugün Antalya,Muğla ve Aydın diyor.Hatta Tsunami iddiasını gündeme taşıyanlar var! Peki uyarılar basit bir algı operasyonu gibi değerlendirilip sanki bir dedikoduymuş gibi orta masanın konusu olmak dışında ne işe yarıyor? " Tarkan'ın karısı üçüz doğuracak" deseler deprem uyarısından daha çok merak uyandırır hâlde. Yani aslında sevdiğimiz bir dedikodu bile değil. Ama olunca deprem korkuyoruz, otursak bir şey olmayacak deprem korkusuyla camdan atlayıp ölüyoruz. Sonra mı? Sonra yasımız üç gün ikisi bitti yarına vur patlasın çal oynasın...

Deprem değil tedbirsizlik öldürüyor. Üniversiteler uyanın, uyarıları dikkate alıp harekete geçin deprem kurullarını muhakkak oluşturun. Öngörüler üzerinden değil şehirlerdeki yapıların statik yapılarını taramakla başlasın işiniz, zemin etüdlerini çıkarın hala çıkarmadıysanız. Sığınma yerlerini halka işaret edin. Deprem durumunda nasıl davranmalarını öğreten videolarla çocuklara bilgiler verin. Bunlar deprem konusunda kulaktan dolma bilgiye sahip bir kadının  azıcık aklıyla yazdıkları..

Şüphe yok ki sizler daha iyisini yapar daha iyisini bilirsiniz. Ama bilmek yetmiyor hocam, rica etsem alan çalışmaları yapıp biz yazıp çizenleri de bilgilendirir misiniz?

Alim uyursa cahili ve zalimi gaflet uykusundan uyandıramaz bu böyle sürer gider. Alimim uyan! Sarsıntılar saat alarmı gibi bangır bangır sana sesleniyor!

Alime tefekkür zamanını çok görmemek lazım. Şimdi biz susalım da biraz düşünsünler..Aşkınız baki olsun…

Canan Baykız

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Canan Baykız - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Aydin Markaları

Manşet Aydın, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 315 77 79
Reklam bilgi