SEÇİM BARAJINI KALDIRMA TARTIŞMASI

Seçim sistemi tartışmalarının zamanlaması oldukça normal. Bunun erken seçimle hiç alakası yok. Çünkü eğer bugünden bu çalışma yapılıp, seçimlerden bir yıl önce netleştirilmezse önümüzdeki seçimlerde uygulanamıyor. Ancak, bunun gündeme getirilişi çok manidar.

Bunu gündeme getirenlerin açana gerçekten arzuları bu mudur, yoksa yapmayı hesapladıkları abuk seçim ittifaklarına gerekçe hazırlamak mı, bunu da tartışmak gerekir. Malum, geçmişte 12 Eylül darbeci anayasasını silip, sivil bir anayasa yapalım diye çıkılan yolda oldukça iyi bir mesafe kat edilmişken, azınlığın çoğunluğa dayatmaları sonucu akamete uğramıştı. Buna rağmen herkesin mutabık oldukları maddeleri değiştirelim teklifine de yine aynı çevreler karşı çıkmış, ya istediğimiz gibi olur ya da hiç olmaz diyerek asıl amaçlarının seçmene selam yollama, meclisi meşgul etme taktiği olduğu ortaya çıkmıştı.

Bugün de “darbe anayasasını darbelere karşı olan bir iktidar nasıl kabul eder” diyerek başlanılan açıklamanın ardından sadece seçim barajının çıkması asıl niyeti açık etmiyor mu? Öyle tahmin ediyorum ki iktidar seçim barajlarını düşürmek için adım attığında talepler kabul edilemez şekle dönüşüp yine görüşmeler çıkmaza sürüklenecektir.

Biz siyasetçinin bu politik manevrasını bir kenara bırakıp, seçim sistemini analiz edelim.
Demokratik rejimlerde iki temel hedef vardır. Biri “yönetimde istikrar”, ikincisi “temsilde adalet”. 12 Eylül yönetimi 12 Eylül öncesi cumhurbaşkanını bile seçemeyen, hükümetlerin güneş motellerde bakanlık rüşvetiyle gerçekleştirilen transferlerle iktidar olunabilen sistemden oldukça etkilendiği için “yönetimde istikrarı” vazgeçilmez görmüş, temsilde adaleti biraz zorlamıştır. % 10 Seçim barajının amacı budur. Peki, amaca ulaşılabilmiş midir? Bu da tartışılır. 12 Eylül tüm partileri ayırt etmeksizin kapatarak siyasetin kan değişimini sağlamıştır. Bu eski politikacıları rahatsız etmişse de yeni siyasetçilerin ortaya çıkmasını sağlayarak yeni yeni hizmet fırsatlarını oluşturmuştur. Siyaset, elitlerin fantezisi olmaktan mutlaka çıkarılmalıdır.

İsim vermeden söyleyeyim. Köklü bir partimizde değil, milletvekili olmayı, hatta taşra yöneticisi olmayı, üye bile olmanız için çok büyük engellerle karşılaşırsınız.
Milletvekili olmak için kimlere ne kadar para, kimlere ne sözlerin verildiğini bizim bilmemiz mümkün değil. Ama herkesin bildiği şey, adaylıklarının liderin iki dudağı arasında olduğu, gel oğlum dediğinde gelindiği, git oğlum dediğinde gidildiği, kulağından tutulup kapının önüne konulabildiği, kiralık olarak başka partilere verilebildiğidir. Böyle bir ortamda nasıl halkın temsilcisi olunabildiğini kamuoyunun takdirlerine bırakıyorum.

Bir diğer önemli partide de bir milyonun (eskinin trilyonu) üzerinde katkı sağlamadan seçilebilecek yerlerden milletvekili adayı olmanız hiç mümkün değil. Bu aday olmak için. Bir de aday olursanız seçimlerde harcayacağınız para cabası. Böyle seçilen milletvekillerinden halk yararına ne gibi hizmetler bekleyebiliriz? Seçilen milletvekilleri güçlerini partili üyelerden almıyorlarsa, liderlerin tercihi ve lütfuyla o makamlara geliyorlarsa, onlardan halkın vekili olmasını bekleyemezsiniz; onlar olsa olsa liderlerinin gölgesi olurlar. Böyle bir sistem bu ülkeye verilebilecek en büyük zarardır. Lider çok donanımlı, vasıflı ve yetişmiş ise sorun yok; ama bir de tın tın öten boş gaz tenekesi gibi bir lider hasbelkader başa gelip, işi götürmeye başlamışsa parti de ülke de yandı demektir. Acilen bu sorun çözülmeli, adil, katılımcı bir sistem, gücünü kendi becerisini halka ispatlaması şeklinde halktan alan siyasetçilere yol verilmesi gerekir. Temsilde adalet ve yönetimde istikrar için anayasal değişiklikler gerek. Bu da ilk etapta sonuç alınamayacak gibi görünüyor. Onun için ilk etapta yasal düzenlemeye gidilmesi daha pratik olacaktır diye düşünüyorum.

Ahmet Karakaşlı

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Karakaşlı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Aydin Markaları

Manşet Aydın, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 315 77 79
Reklam bilgi