MASKESiZ DEĞiL SAYGISIZ ÇIKMAYIN DIŞARI!

Koronavirüs sosyal hayatı etkiledi, mevcut düzende birçok kuralı değiştirdi. Ancak gördüğümüz o ki, çürümüş değerleri de gün yüzüne çıkarma gibi bir etkisi de varmış koronanın. Sokağa çıkma yasaklarının belki de geri gelmesi konuşulurken konuyla ilgili paylaşılan iletiler birbirimize saygı duymayı unuttuğumuzu meydana döktü mesela.

Emlak vergisini ödeyebilecek gücü varken fırsattan istifade edip ödemeyenlerin arttığına yönelik şikayetler aldı başını gidiyor memlekette. Kredi kullananlar için de benzer dedikodular almış başını gidiyor. İş veren- işçi ilişkisinde de iş verenlerin kısa çalışma ödeneğine farklı formüller ürettiği dilden dile dolaşıyor. Biz hırsımızı biraz olsun törpüler mi diye düşünürken hırs koronayı yiyerek de beslendi sanki. Tabi işin bu kısmını ekonomistler, denetim mekanizmalarını işleten yetkililer daha iyi bilir ve çözüm üreteceklerdir.

Bizim sıkıntımız ahi ve loca kültürüne sahip bir toplumun değerlerine ne olduğu? sorusunun yanıtı. Bir elin verdiğini bir el görmez düsturunun ne zaman ve nasıl gözden kaybolduğu? Haydi hepsini geçelim.. Saygı ne zaman küstü bize?
Koronavirüs tehlikesi dün olduğundan daha fazla riskli halde. 41 valilik tarafından maske kullanımı sokağa çıktığımız andan eve döndüğümüz ana dek zorunlu ilan edildi. Sadece toplu halde bulunduğumuz yerlerde değil dikkat edin, evimizin dışında bulunduğumuz her yerde maske zorunlu. Maske olayı çok tartışıldı. Doğrusu bana da bu sıcaklarda fazla geliyor maske. Ancak ben de dahil hepimizin bilmesi gereken şu: “maske bugünkü sağlığımızı korumak için önemli, belki hiçbir semptom göstermeyen taşıyıcıyız dolmuşta birlikte oturduğumuz,aynı alışveriş merkezinden faydalandığımız insanların bizim yüzümüzden hasta olmamaları için önemli” Bizler birbirimize komşuyuz şu hayatta. Birbirimizin sebebi olmak istemeyiz. Fakat öyle bir haldeyiz ki, sanki maske takanlar “fazla abartanlar” diğerleri Koronavirüsün DNA’sını çoktan çözmüş. Hangi saatlerde ve ne şekilde bulaşıp bulaşmayacağını öğrenmiş o yüzden rahat. Bilim insanlarının dediğine göre eğer sars ve mers için üretilen ilaçlar korona için de iyileştirir raporu alırsa ki bunun için 2 yıla ihtiyaç varmış tedavisi mümkün olacak. Peki değilse? O zaman “bu hastalığa özel ilaç üretimi 10 yıla çıkar” diyenler var. Virüse yaşayacak alan bırakmayıp onu hayatımızdan def etmek elimizde ama aklımız maalesef engel oluyor gibi. Topluma saygı kendine saygıdır. Sağlığa özen kendine özendir. Duyarsızlık ve saygısızlık varlığımızı tehlikeye sokar.
Sadece kendi evimize götüreceğimiz ekmek önemli değildir. Önemli olan toplumda herkesin evinde ekmeğin olmasını sağlamaktır. Salgın devam ederse hastalık ölüme yol açar. Para hırsı böyle giderse yağmalama, hırsızlık, gasp artar. Suçlusu çok olan memleketin suçsuzu ilk kaybettiği olur.
Yazıyoruz ama okuyanı var mı bilmem? Haydi okudu diyelim anlayanı var mı onu da bilmem. Ama yazarım ki umudum olsun…
Aşkınız baki olsun dostlar…


Canan Baykız

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Canan Baykız - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Aydin Markaları

Manşet Aydın, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 315 77 79
Reklam bilgi