SANAYİ TOPLUMU / SOSYAL TOPLUM TEZATI


FARKLI KÜLTÜR YAPILARI VE YAŞAM TARZLARI, DÜNYADA BUGÜN UYGULANAN KÜRESEL EKONOMİK SİSTEMLE HOMOJENLEŞMEKTE VE YOK OLMA TEHLİKESİYLE KARŞI KARŞIYA KALMAKTADIR.

Binlerce yıldır süregelen insan-toplum yaşamında, her toplum; kendi coğrafyasında, farklı yaşam tarzları ve farklı kültürlerle zenginleşmiş ekolojik ve sosyolojik bir dünya ile kendi kendine yeterek barışık yaşamaktayken, yeni iktisadi sistemin getirdiği endüstrileşme ile “SANAYİ TOPLUMU” yaratma düşüncesine yenilmiştir.

Sanayi devrimi ile başlayan süreç, insanların yaşam şartlarını kolaylaştırsada, yaşam biçimlerinde çok önemli değişikliklere sebep olmuştur. Ekonomik ve sosyal açıdan yeni süreç; toprak-emek-gelenek yaşam tarzından, kapital yaşam tarzına, yani paraya evrilmiştir.

Endüstrinin oluşumu ile yeni fabrikalar ardı ardına kurulmuş ve bu fabrikalarda çalışacak olan işçilere olan ihtiyaç artmıştır. Çalışacak olanlara cazip ücretler verilmiş ve kırsaldan bu merkezlere ailecek göçler başlamıştır. Yerelde çiftçilik ve zanaatla uğraşan insanlar, kazançlarının azlığından dolayı memleketlerini terk ederek fabrikalarda çalışmaya başlamıştır.

Sanayinin gelişmesi ile ortaya çıkan kar maksimizasyonu anlayışı, Sanayinin sosyal sisteme olan katkısını düşürmüştür. Uzun vadede sosyal faydadan ziyade, kısa vadede maksimum kar anlayışı, sosyal toplum üzerinde; başta gelir dağılımı olmak üzere büyük tahribat yapmıştır. Bu anlayış, keskin sınıf ayrımlarına sebep olmakta ve sosyal barışı zedelemektedir.

İnsanlara cazip gösterilip yerinden yurdundan eden bu düşünce; alt yapısız, sistemsiz, mutsuz bir yaşam çukuru olan metropoller yaratmıştır.

Bugün halen sıkıntısını çektiğimiz kentleşememe sorunu bu nedenledir.

Aslen, sanayinin gelişimi ile sosyal ve ekonomik kalkınma birlikte amaç olmalıdır.

Büyük metropollerin oluşması, hem metropollerde hemde tüm coğrafyada sıkıntılar yaratmaktadır. Bugünlerde, Kentten kırsala geri göç olmayacağına göre; Metropollerde ve tüm coğrafyada, çözüm bekleyen birçok problemle karşı karşıya kalınmıştır. Ve böyle devam ettiği sürece insanlık adına çok büyük dramlar beklenmektedir.

Bu noktada problemin çözümü gerekmektedir.

Demode bir sistemle sürdürülebilir bir kalkınma sağlanamaz!

Dünya farklı bir sisteme geçmektedir. Bu sistem EKO ENDÜSTRİ  olarak adlandırılmaktadır. Endüstrileşmenin yeni versiyonu olan bu sistem; İnsanla ve doğayla barışık, yaygın bir sanayileşme ve kalkınma sistemidir.

Aslında ülke olarak biz bu sisteme yabancı değiliz.

Cumhuriyetin ilk yıllarında ülkemizde, Mustafa Kemal ATATÜRK öncülüğünde başlayan kalkınma hamlesi programı çerçevesinde EKO ENDÜSTRİYEL KALKINMA modeli uygulanmıştır. Bunun en iyi örneği SÜMERBANK fabrikalarıdır. Fabrikanın içinde ve dışında sosyal donatılarıyla, çalışanlarının konut ihtiyaçlarının sağlandığı, içinde sağlık ocağı, okul,hastane, lokal, tanzim satış, tüketim kooperatifi olan, yaşam alanları ile üretim alanı içindeki parklar, sinema ve tiyatro salonları, spor alanları gibi, yaşam alanı içinde; çalışma, ikamet etme, etkinlikler, ağaçlandırma ve dinlenme alanları ile EKO ENDÜTRİYEL FABRİKALAR kurulmuş ve yıllarca yerel ve ülke kalkınmasına katkı sağlamışlardır.

Ülkemizde, Ekonomik ve Sosyal Kalkınmanın birlikte en iyi sağlandığı dönem, Cumhuriyetin kuruluşundan 1938 yılına kadar süren bir dönemdir.

Başka model aramaya gerek yok!

Bugünümüzün, dünün deneyimlerinden hareketle,  bulunduğumuz yüzyılın tekniklerinin eklenerek geliştirilmesi ve uygulanması, amaçlanan sosyal ve ekonomik kalkınmaya çok büyük katkı sağlayacaktır.

Genlerimizde, karekterimizi oluşturan hasletleri ve insanımızı “SANAYİ TOPLUMU” yaratma fikri ve uygulamasına kurban etmek istemiyorsak, EKO ENDÜSTRİYEL kalkınma ve gelişme ile,  insan ve doğayı içine alan SOSYAL TOPLUM  gerçeğimize geri dönmeliyiz.

Dr. İsmail SERİNKAN

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Serinkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Aydin Markaları

Manşet Aydın, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 315 77 79
Reklam bilgi