Şiddete cinsiyetçi yaklaşım

Şiddet, temelinde güçlünün zayıfı ezdiği bir olaydır. Bu şiddet farklı boyutlarda olabilmektedir. Bizim sosyal hayatımızda şiddetin iki boyutu dikkati...

Şiddet, temelinde güçlünün zayıfı ezdiği bir olaydır. Bu şiddet farklı boyutlarda olabilmektedir. Bizim sosyal hayatımızda şiddetin iki boyutu dikkatimizi çekmekte. Bunlar fiziksel şiddet ve duygusal şiddet.

Şiddet konusunda gündemde genellikle cinsiyetçi bir yaklaşım ile erkeğin kadına uyguladığı şiddet konuşulmakta. Erkekler yaratılışında fiziksel olarak güçlü yaratılmıştır. İşin içinden çıkmadığı, sözün bittiği yerlerde bu gücünü kullanmaya kalkışır. Kadın ise yaratılışında duygusal olarak erkekten güçlüdür ve genellikle şiddete başvurduğunda karşısındakine duygusal şiddeti yoğun olarak uygular. Erkekler duygusal şiddete yoğun bir biçimde maruz kalırken kadınlarda fiziksel şiddete maruz kalmakta.

Şiddet konusu sadece erkeğin kadına şiddeti konusuna indirgenemez. Başta da belirttiğim gibi şiddet güçlünün, zayıfı ezdiği bir olay. Güçlü bir kadın kendine göre zayıf bir erkeğe fiziksel şiddet uygulama ihtimali vardır. Bizler şiddet meselesini cinsiyetçi bir ayrım ile önleyemeyiz. Bu insanları ayrımlaştırır ve sonucunda uzlaşılmaz bir hale getirir.

Bizler şiddete bütüncül yaklaşmalıyız. Bireylerin şiddet yönelmesini önlemeliyiz. İnsanların hemcinslerine uyguladıkları şiddet karşı cinslerine uyguladığında daha fazla emin olun. Sadece hemcinsler arasındaki şiddetin haber değeri yok. Bu yüzden gündeme gelmemekte. Gündeme gelmeyince de biz bu meseleyi yok sayamayız.

İnsanların şiddete yöneliş durumları sosyal çevreye göre değişiklik gösterebilir. Her birey biriciktir. Bir bireyin yaptığı bir hareketi hele ki cinsiyet üzerinden genellemek bir ayrıştırmadır.

İnsanlar şiddeti çıkmaza girdikleri veya sıkıştıklarında uyguladıkları bir savunma biçimi temelde. Aslında bu tür durumlarda insanları kontrol altında tutmak, toplumda düzeni korumak adına çözüm olarak hukuk ortaya çıkmıştır. İnsanlar hukuka güvenleri yok ise çözüm olarak şiddete başvurmakta.
Türkiye’deki hukuka baktığımızda şöyle bir değerlendirme yapabiliriz. Hukuk sistemi toplumun kültürel farklılıklarına göre olmalı ve ihtiyaçlara cevap vermelidir. Her toplumda davranış farklılıkları ve buna bağlı suçlar olabilir. Bizim hukuk sistemimiz kendi toplum yapımıza uymamaktadır. Çünkü bu sistemi kuranlar kendileri bir sistem oluşturmak yerine batıdan kopyala yapıştır ile Anadolu halkının ihtiyaçlarını karşılamayan bir yapı oluşmasına neden olmuşlardır. Hukuk sistemimiz yamalı bir bohça şeklinde darmadağın karşımızdadır. Düzeltilmesi, şiddet suçlarını önleme adına önemli bir adım olacaktır.

Şiddete karşı bir diğer çözüm olarak karşımıza ahlak ve değerler eğitimi çıkmaktadır. Anadolu insanı için aile önemli bir değerdir. Kadınlar hayat arkadaşı ve erkek – kadının birbirine emanet olduğu bir yapıdır. Bizim bu yapıyı gençlerimize işleyecek bir ahlak ve değerler eğitimine ihtiyacımız var. Bizim değerlerimizde şiddet uzak durulması gereken, uygulandığında kul hakkına girilen ve inancımıza göre yasaklanan bir durumdur.

Kısacası bizler sorunlarımızı ayrıştırmak yerine bireylerin biricikliği ile değerlendirmeli ve şiddet olaylarını en aza indirmek için özümüze kendi ahlaki değerlerimizi dikkate almalıyız.

Emin ÖZTÜRK

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Emin Öztürk - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Aydin Markaları

Manşet Aydın, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 315 77 79
Reklam bilgi