Malazgirt ruhundan bugüne bakabilmek

Malazgirt, tarihsel ciddi bir dönemecin, ciddi bir ittifakın oluşmasının sonucunu bu topraklarda aldığımız günün yıl dönümüdür. Malazgirt, Türklerle...

Malazgirt, tarihsel ciddi bir dönemecin, ciddi bir ittifakın oluşmasının sonucunu bu topraklarda aldığımız günün yıl dönümüdür.

Malazgirt, Türklerle Kürtlerin şer ittifaklarına ve Bizans’a karşı stratejik ilk ittifaklarının zaferle taçlandığı gündür.

Alpaslan; savaştan önce, Kürt ileri gelenleriyle Ahlat’ta günler süren toplantılar, istişareler yapmıştır. Bu istişareler sonucu, savaşta birlikte ittifak içinde kardeş olarak hareket etmeye karar vermişlerdir. Bu ittifak ve kardeşliğin sonucu Allah’ın yardımıyla, rahmetiyle elde edilen bir başarının, zaferin yıl dönümüdür Malazgirt.

Kardeşliğin, ittifakın birlikte hareket etmenin ulusçu paradigmalara kurban verildiği, her ulus/kavim devlet/devletçiğinin kendini merkeze aldığı ve diğerlerini kendine tabi olması gerekenler olarak gördüğü bir süreçten geçiyoruz son 100-150 yıldır.

Her ulus devlet; kardeşliğe, merhamete, sevgiye, adalete darbeler vurmakta…
Her geçen zaman ulusçuluğu daha bir katmerli hale getirmektedir.

Malazgirt Zaferinin yıl dönümünü çok badireli, çok tehlikeli bir süreçte idrak ediyoruz.

Yaşadığımız coğrafyanın kan gölüne dönüştüğü ve daha da dönüştürülmek istendiği bir dönemden, çok tehlikeli ve kimsenin kendini koruyamama ihtimalinin olduğu bir dönemden geçmekteyiz.

Bölgede yaşayan ve kendine devlet diyen ama her biri emperyalist sömürgenlerin güdümünde olan devletçikler…

Müslümanların kardeşlik-vahdet-dayanışmayı unuttuğu, basit küçük dünyevi hesapları, ulus/kavim hamasetleri uğruna ahireti feda ettikleri fakat bunun da farkında olmadıkları gaflet içinde oldukları bir dönemden geçiyoruz.

Uzun yıllardır akan her damla kanın emperyal sömürgen güçleri semirttiğinin farkında dahi olunmadığı bir dönemden geçilmektedir.

Hep ben, yalnız ben, illa ben gibi anlayış ve yaklaşımların ancak bedeller ödettiğini görmek gerekir. Jön Türklerin, İttihatçıların koca OSMANLI’yı ulusçuluk/kavmiyetçilik fantazyalarına nasıl kurban ettiklerini anlamak ve görmek gerekir. Kızılelma-Turan gibi hülyalara, hamasetlere koca bir imparatorluk kurban edildi.

Unutulmasın ki, tarih hem ibret alma hem de dersler çıkartmak için değerlidir. Tarihinden dersler çıkartmayan, ibretler almayan insanların, efsanelerle, destanlarla, hamasetlerle tarihe bakanların geçmişte yaşanılanları tekrar yaşamamaları için bir sebep bulunmamaktadır.

Kürtler ile Türklerin ittifak ve kardeşlik içinde hareket ettikleri tarihsel dönemler; huzur, barış ve adalet ile paylaşmanın olduğu dönemlerdir. Malazgirt sonrası, Çaldıran sonrası.

Bölgemizin geleceğinde huzur, adalet, kardeşçe paylaşım, barış; çerçevesi iyice belirlenmiş, adalete, karşılıklı sevgi ve saygıya dayalı, hakka-hukuka riayetkar olan Kürt-Türk İTTİFAK ve KARDEŞLİĞİNİN yeniden inşasından geçmektedir.

Malazgirt öncesi gerçekleşen İTTİFAK gibi, ama ondan daha kapsamlı, ondan daha çerçevesi belirlenmiş bir KARDEŞANE ittifaka acil ihtiyaç vardır.

Kürt meselesini yok saymak; hem ülke içinde, hem Suriye ve Irak’ta ciddi sıkıntı ve sorunlar oluşturmaktadır. Meseleleri yok saymak, halı altına süpürerek görünmez kılmaya çalışmak meseleleri çözmemekte, daha büyümesine sebep olmaktadır.

Bölge Müslümanlarının kendi ayakları üzerinde yeniden durmasının, İslam Vahdetinin gerçekleşmesinin ilk inşa adımı olarak 95 yıllık inkita ve fetret döneminden sonra yeniden Kürt ve Türk Kardeşliğinin inşası elzemdir, kaçınılmazdır.

Unutmayalım ki hızla çok karanlık bir döneme doğru yuvarlanıyoruz.
İrademizi, şuurumuzu meselelerimizi çözmeye yönlendirmezsek, badireli, kötü günlere doğru yürümeye devam etmiş olacağız. Emperyal güçleri suçlamak meselelerimizi çözmediği gibi, meselelerin varlığı bu güçlerin semirmesine, güçlü olmasına imkan ve ortam sağlamakta olduğunu da bilmek noktasındayız.

Rabbimizin dediği gibi bir ateş çukurunun kenarındayız, adalet ile, karşılıklı saygı, sevgi ve hukukla, ittifakla kardeşliğimizi inşa edelim ki Rabbim de lütfuyla bizleri nimeti üzere kardeşler olarak sabahlatsın ve bu kötü/netameli/kan banyosu ortamda bizlere yardım eylesin.
Wesselam.

Ömer Serdar Kaplan

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ömer Serdar Kaplan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Aydin Markaları

Manşet Aydın, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 315 77 79
Reklam bilgi