İnanmış gibi...

Herhangi bir söze, bir hikaye veya bir habere inanıyorsak, inandık anlamına gelmiyor. Bazen inanmak istediğimizden, bazen hoşumuza gittiğinden, bazen de inanmış gibi yapmak zorunda kaldığımızdandır!

Yeni tanıştığınız birisinin; “senin için ölürüm” demesi gibi. Uzun zamandır güzel sözlere muhtaç kaldıysanız, inanmasanız da “acaba gerçek mi söylüyor?” gibi sorular içinizde cirit atmaya başlar!
Kısa süre içerisinde “senin için ölürüm” diyen, genelde “öldürür”!
Peki o zaman inanmak istemek niye?
İnsan, aç olduğunu düşündüğü konularda inanmasa da, inanmak ister.
Elinizde bir deste para var ve siz istiklal caddesinde yürüyorsunuz. Karşınızdan gelen yüzlerce insandan birisine, “Size bu paraları hediye ediyorum” diyerek, elinizdeki bir deste parayı uzatın.
İhtiyacı var ise, bu para “çalıntı mı, illegal bir para mı veya sahte mi” diye sorgulamadan alır ve ivedilikle yoluna devam eder. İhtiyacı yok ise ilk sorusu; “Neden?” olur, yani sorgular. Muhtemelen korktuğundan hediyeyi kabul etmez!
Yanlış da olsa inanmak, inanmak istemek veya inanmış gibi yapmak, sizi kısa süreliğine doyurur! Süre bittiğinde, gerçeklere inanmak zorunda kalır, kendinizi inandıracak insan bulamayabilirsiniz.

Aç olduğumuza inandığımız sürece, toklukla inandıranlar eksik olmayacaktır.
Sizi başarılı kılacak en güçlü silah ise, sorgulamaktır.
Acizane fikrim

EĞİTİMSİZ CAHİL...

Doğduğumuz gün “cahil” doğarız, çünkü bilmiyoruz.
Yeni doğan bir çocuk cahil doğar. Ancak “Ben cahil kalmak istiyorum” demez! Yani gönüllü cahil yoktur! Cahil bırakılmışlar vardır!
Cahilliğin tanımı literatürde yüzde yüz sabit değildir!
Genelde tecrübesi ve bilgisi yeterli olmayana “cahil” denir! Yani vakıf olmadığımız, tecrübesini edinmediğimiz bir konuda hepimiz biraz cahilizdir!
İnsanı, cahilliği ile değil, “eğitimi” ile değerlendirmeli.

YANİ SORUN CAHİLLİKTE DEĞİL

Yeter ki cahillik, “karakter” zafiyetine dönüşmesin!
İnsan bilmediği bir konuda cahil olabilir.
Bilmediği konuyu biliyormuş gibi temsil etmeye çalışması ise “karakter” meselesidir.
Yani toplumun genelini zorlayan, “cahil” dediklerimiz değil, muhtemelen karakterden zayıf olanlardır!
“Öğretim” beynimizi besler.
“Eğitim” ise kalbimizi, vicdanımızı besler ve insanın her ikisine de ihtiyacı vardır!
“Eğitimli Cahil”, cahil olduğunu bilir ve öğrenmek için gayret eder.
“Eğitimsiz Cahil” ise bilmediğini bilmez,
bir zaman sonra yalanı doğrudan iyi konuşur,
var olanı yokmuş, yok olanı varmış gibi göstermeye çalışır.
Yani karakterden eksiltir!
Her çocuk profesör olmak zorunda değil ama eğitimli olmak zorundadır!
Öğretim öğretmenlerimizin görevi.
Eğitim ise anne, baba ve toplumun görevidir…

Acizana fikrim

Mustafa Göğüş

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Göğüş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Aydin Markaları

Manşet Aydın, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 315 77 79
Reklam bilgi