Biz hep öğreniriz

Hayatımızın öğretili geçen 3 dönemi... ÖĞRENİRİZ / DİNLEYENKaşık tutmayı, yürümeyi, konuşmayı, sevinmeyi, üzülmeyi, bisiklet binmeyi, yazmayı, okumay...

Hayatımızın öğretili geçen 3 dönemi...

ÖĞRENİRİZ / DİNLEYEN
Kaşık tutmayı, yürümeyi, konuşmayı, sevinmeyi, üzülmeyi, bisiklet binmeyi, yazmayı, okumayı, açlığı, tokluğu... Anlatırlar biz dinleriz, “DİNLEYEREK ÖĞRENİRİZ”
Eksik kalanları ise acısı ve tatlısı ile yaşayarak öğreniriz.

YAŞARIZ / ANLAYAN
Yaşarken, yaşam şartlarımıza göre, öğretilenleri uygulayarak veya sorgulayarak yaşarız. “DELİKANLILIKLA” başlar her şey. Eksiklerimizi, olumlu veya olumsuz, kendi ürettiğimiz tecrübelere göre uygularız.
Beden yoruldukça öğretilenleri “ANLAMAYA” başlarız.

ÖĞRETİRİZ / ANLATAN
Öğretirken, öğrenenlere fırsat vermeyiz. Korkarız, koruruz, biz gördük onlar görmesin deriz. Bazen fazla sevgiden, bazen de fazla baskıdan dersi kaynatırlar, çünkü

“DELİKANLIDIRLAR”!
Öğrendiklerimize ve yaşadıklarımıza yine yabancı kalır, bir zamanlar yaşadığımız “DELİKANLIYI” bu kez anlamakta zorlanırız. Yani biz yine öğreniriz. Esas olan öğrenirken

DİNLEMEK,
DİNLEDEİĞİMİZİ ANLAMAK,
ANLADIĞIMIZI ANLATMAK...!
BİZ HEP ÖĞRENİRİZ...!
*****
BENİM SÜSLÜ BAHANELERİM...
ELİMİZDEN tutan olsaydı...
YAŞIM genç olsaydı...
ZAMANIM olsaydı...
PARAM olsaydı...
ANKARA’da dayım olsaydı...
Gibi bahanelerle kolayca rahatlatırız kendimizi. “KENDİMİZİ, KENDİMİZE HAKLI ÇIKARMA GİRİŞİMİDİR BAHANELER”
Kime karşı savunuruz ki kendimizi?
Bir de karşımızdaki “DOĞRU SÖYLÜYORSUN, HAKLISIN” dedi mi... ayrı bir rahatlık verir, içimizi okşar adeta ve rahatlarız.
OLSAYDI, dayı da, para da, zaman da. olsaydı, yine bahanelerimiz ile yok ederdik. Dışarıdaki Kahraman’a yatırım yapan, içerisindeki Kahraman’ı keşfedemez.
Kendisine dayı olamayanın, dışarıda dayısı olmaz.
“HEM NEDEN OLSUN Kİ?”
Üretilen bahaneler bizi kendimize karşı haklı kılar, ancak hedefimize ulaştırmaz. Tüm bu bahaneler, kendimizden kaçışımızı, kendimizden uzaklaşmamızı destekler. İsteklerimize, arzuladıklarımıza, hedeflerimize giden yolda, bir barikattır BAHANELER...
“BİR FİKRİ OLUP DA GERÇEKLEŞTİRMEYEN, BİR FİKRİ OLMAYANDAN DAHA İYİ DEĞİLDİR”
Risk almayanın başarılı olması mümkün değildir. Her adım, kuracağınız her iletişim, yapacağınız her hamle bir risk taşır. Tabii “KURU VE BİLİNÇSİZ CESARETTEN” bahsetmiyorum. Kontrollü ve bilinçli bir riskten bahsediyorum. Bahaneler üretmek yerine, kontrollü bir adım atmak, risk alabilmek bizi başarıya götürecektir.
“Söylersem kırılır diye düşünüp, söylemekten vazgeçmeyin, nasıl söylersem ‘kırılmaz’ın hesabını yapın...”
“Param olsaydı diyerek hedefinizden vazgeçmeyin, nereden ve nasıl başlayacağınızı düşünün...!”
“Zamanım olsaydı’’ diyerek kendinizi yoğunlaştırmayın, gereksiz işlerden kurtulun, gerekli işlerinize zaman ayırın...! ALLAH günde 24 saat değil de 36 saat verse, zamanını planlamayana günde 36 saat de yetmez.”
“İÇİNİZDEKİ ASLANI KUZU GİBİ UYUTMAYI BIRAKIN!”
Acizane fikrim

Mustafa Göğüş

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Göğüş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Aydin Markaları

Manşet Aydın, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 315 77 79
Reklam bilgi