Geleneksel kalkınma ve jeopolitik (Misak-i İktisadi)

Küreselleşmenin küresel bir kuşatmaya dönüştüğünü artık düşünmeyen yoktur. Toplumların, tarihi derinliğinden gelen gelenekleri ve kültürel birikimleri...

Küreselleşmenin küresel bir kuşatmaya dönüştüğünü artık düşünmeyen yoktur.
Toplumların, tarihi derinliğinden gelen gelenekleri ve kültürel birikimleri vardır. Bu gelenekler ve kültürel birikim, toplumların yaşam biçimini oluşturur. Ekonomi faaliyetleri, toplumsal yaşam ve kazanılmış değerlerle sistemsel hale gelir.

Farklı kültürler ile heterojen bir yapının meydana getirdiği zenginlikler, uluslararası ticari ve kültürel alışverişin mihenk taşını oluşturur.
Dünya tarihinde, insanları ve yaşam biçimlerini değiştiren iki önemli değişim vardır.
Birincisi neolitik döneme geçiş, ikincisi sanayi devrimidir.
Sanayi Devrimi, neolitik dönem gibi tüm Dünyayı ve toplumları etkilemiştir. Her iki değişimde de toplumsal yaşamsal sistemler farklılaşmıştır.
Dünya heterojen bir yapıdan homojen bir yapıya doğru dönüşüm geçirmiştir. Ve bu dönüşüm “küreselleşme” adı altında başta ekonomi olmak üzere, toplumsal ve siyasal sistemlerde önemli değişiklikleri beraberinde getirmiştir.

Homojenleşme, farklı kültür ve yaşam biçimlerini yok etmekte, kültürel ve yaşam zenginliğinin yerine, maddesel zenginleşme hakim olmaktadır.
Aslında buna değişim demek ne kadar doğru tartışılabilir. Homojenleşmekte olan dünyada farklı kültürlerin ve yaşam sistemlerinin yok olmaya başladığını görmemek mümkün değildir. Sadece insanlar ve toplumlar değil, doğa da bundan nasibini almakta ve gün geçtikçe yok olmaktadır.
Bu noktadan dönmek gerekmektedir.

Aslında yapılmak istenenin, egemen güçler tarafından, küreselleşme adı altında,” Neo” başlıklı emperyalist sistemin yeni versiyonunu devreye koyduğu, beraberinde ekonomik ve siyasal bağımlılığı getirecek bir kuşatmanın 21 yy. sömürge senaryosu olduğu anlaşılmıştır.
Bu noktadan dönüş o kadar kolay değildir.
Uzun soluklu bir mücadele gerekmektedir.

Geleneksel kalkınma modelini bu nedenle önemsiyoruz.
Geleneksel kalkınma modeli, bağımsız bir sosyo-ekonomik sistemdir.
Geleneksel kalkınmayı gerçekleştirebilmek için, toplumsal hafızaya yönelmek gerekiyor. En iyi çözümü burada buluruz. Öz değerlerine göre oluşturulacak olan politikalar, kendine has özgün bir kalkınma sisteminin oluşmasına katkı sağlayacaktır. “Millileşme “ dediğimiz mantık budur.
Geleneksel kalkınma, insanı ve çevreyi de içine alan jeopolitik bir kalkınma modelidir. Bir nev’i özgün ve ekolojik bir kalkınma sistemidir.
Bu sistemde her uygulayıcı kendi kültürünü ve yaşam biçimini değiştirmeden, sosyolojik yapıyı koruyarak, kendi coğrafyası içinde geliştirdiği bir ekonomik program yürütür.
Geleneksel kalkınma programlarından aynı zamanda sosyo-ekonomik kalkınma diye de bahsedebiliriz.
Ekonomik kalkınmanın başına sosyali koymazsanız, bugünkü konjonktürde uygulanan “ vahşi kapitalizm” diye tabir edilen bir sistem ortaya çıkıyor.
Ve bu sistem bugün insanlığı tehdit ediyor.
Ülkemizde 1980’li yıllarda neo liberalizm uygulamaları başlamıştır. Ancak, toplumsal yaşam sistemimize ve coğrafyamıza uyum sağlayamamıştır. Son yıllarda neo liberal uygulamaların birçoğunun terkedildiğini görebiliriz.
Ulus devletlerde, sosyo-ekonomik kalkınma modelinin geleneklere ve yaşam biçimine daha uygun olduğu tabiidir.
Geleneksel kalkınma modeli, Türkiye Cumhuriyeti devletimizin kuruluş felsefesinin sosyo-ekonomik kalkınma programıdır.
( 17.02.1923, İzmir İktisat Kongresi ( MİSAK-I İKTİSADİ ) Milli ekonominin geliştirilmesi ve dışa bağımlılığın azaltılması (EKONOMİK BAĞIMSIZLIK))

Dr. İsmail SERİNKAN

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Serinkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Aydin Markaları

Manşet Aydın, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 315 77 79
Reklam bilgi