Sen 'yemin nedir' bilir misin, ışıldak çocuk?

Misak-ı Milli sınırları Irak'ta, Sülaymaniye'ye, Suriye'de ise Halep'e kadar dayanır. Yani Müdafaa-i Hukuk cemiyeti ve ilk meclisin üyeleri 1. Dünya Savaşı sonunda yapılan mütarekenin hukuki neticelerinden şekillenen bu sınırların vatan toprağı olduğu üzerine millet adına yemin etmişlerdi.
Sonra ne oldu?...

İngiliz çemkirince, bizimkiler bu yeminden çark ettiler.
Suriye'nin kuzeyini Fransızlara, Irak'ın kuzeyini ise İngilizlere bağışladık.
Bugün geldiğimiz noktada Irak ve Suriye'de ne aradığımızı soranlar, paşa dedelerinin ettiği yemini yeniden gözden geçirsinler.
Nitekim, Irak veya Suriye'nin toprak bütünlüğüne halel geldiği gün, Misak-ı Milli yeniden sorgulanacaktır.
Siyonistler Arz-ı Mev'ud peşindeler, bizler ise kadim yeminin gereğinin tecellisinin derdindeyiz.
Biter mi? Bitmez! Sonrası var, Biiznillah!...
***
İlham Aliyev, "Fransa Ermenileri bu kadar çok düşünüyorsa ve onlar için bir devlet kurmak istiyorsa, Marsilya şehrini Ermenilere versin. orada bir çok Ermeni yaşıyor" dedi.
Güzel fikir, Selanik'i de avdetilere versinler, biz de kurtulalım.
***
Oportünizm, revizyonizm, çalkalama, dansözlük, kıvırma derken, nihayetinde geldiğimiz noktada, münafıklık alametlerinin ayyuka çıktığı bir süreç ile imtihan ediliyoruz.
Hoja efendi, CHP kanalına demirbaş olmuş. Kendileri, stratejik derinlikte Kemalizm ile halvet olmuş anlaşılan.
Ne yaparsan yap da sakın bizim mahalleye selam falan verme, ahali suratına tükürmek için sırada bekliyor. Benden söylemesi...
***
Muhabir, Kosovalı gence soruyor?
- Türkçeyi nereden öğrendin?
Genç soruya soruyla cevap veriyor..
- Sen nerelisin abi?
- İstanbul
- İstanbul kaç yılında fethedildi?
- 1453
- Kosova 1389 yılında fethedildi, şimdi Türkçeyi sen mi bana öğreteceksin, ben mi sana!
Memleketimizi 783 bin kilometrekare topraktan ve 80 milyon nüfustan ibaret sanan andavallara kapak olsun!
***
Demokrasinin, çağdaşlığın, bolluğun, bereketin, refahın, insan haklarının muasır medeniyet eşiğinin beşiği midir heykel?
Yoksa paganizmden esinlenen masonların klasik sembolü niteliğinde devşirilen ve toplumun ideolojik normlarını taze tutmak adına kullanılan basit bir tuzak mı?
Yahut beton dökülmüş saksılara kim olduklarını hatırlatmak için her köşe başında bulunması gereken,
Tıpkı sığırların boynuna takılan zili andıracak kadar mahir birer edevat mı?
Bana sorarsanız, zihinlere vurulan pranganın kilidi mahiyetindedir ve kitleler o prangaya o denli müptela oldular ki,
Artık kisvesinin tercihini arsızca o kölelere danışıyorlar.

Mehmet Çetin

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Çetin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Aydin Markaları

Manşet Aydın, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 315 77 79
Reklam bilgi