Aydın'da gezetecilik nereye gidiyor? (3)

"Gazetecilerin eşleri, çocukları da elbette ki başkaları gibi belediyelerde de çalışabilirler; ama..
İşte bu "ama’’ bağlacı bu konunun "PÜF" noktası" demiştik.
Şimdi bu ‘’PÜF’’ noktasını açalım.

Atatürk, anlamlı özdeyişlerinden birinde derki, ‘’Ekonomik özgürlüğü olmayan ulusların, siyasal özgürlükleri de olmaz.’’

Şimdi lütfen biraz düşünelim.
Baba gazeteci, anne ve çocuk belediyede çalışıyor.
Yani ailenin aylık geliri rahatça geçinmelerine yetiyor.
Uzaktan bakıldığında her şey yolunda ; ama…
Belediye başkanı hakkında olumsuz söylentiler var.
Gazeteci baba, mesleği gereği araştırıyor ve söylentilerin doğru olduğunu buluyor, hatta belgelendiriyor.
Yazsa bir türlü yazmazsa bin türlü.
Diyelim ki yaradana sığındı yazdı…
İlk tepki eşi ve çocuğundan gelir.
‘’Sen mi düzelteceksin?’’, ‘’Bizi işten atarsa tek maaşla nasıl geçiniriz?’, ‘’Yazmaya devam edersen patronuna ilan vermez, seni işten çıkarttırır.’’
Daha neler neler…
Şimdi bu gazeteciye ‘’ÖZGÜR‘’ diyebilir miyiz?

Ne demek istediğimi daha iyi anlayabilmek için yapılması gereken tek şey yerel gazeteleri ve internet gazetelerini okumak.
Küçük bir sır:
Gazeteci olarak tanıdığınız ya da duyduğunuz ben dahil kim varsa yakından izleyin.
Hangi gazeteci siyasal gücün başı belediye başkanını, başkalarına karşı savunuyor?
Hangi gazeteci siyasal gücün başı belediye başkanını sorgulamaksızın göklere çıkarıyor?
Hangi gazeteciler başkanın adamlarının hapşırmalarını bile haber yapıyor?
Hangi gazeteciler siyasal gücün başı belediye başkanını gördüğünde ‘’Hazır ol’’a geçiyor?

Kedi karakterli gazeteciler tek başlarına sansasyon yaratacak haberler yaparak, başkanı toplum içindeki muhaliflerinin önüne atarlar.
Gerçek bir gazeteci gibi tarafsız yazmak yerine itham ederler, suçlarlar, yargılarlar.
Kedi karakterli gazeteciler salvo ateşini durdurup övgü dolu yazılar yazmaya başladığında bilin ki arpalıklardan arpalarını almaya başlamışlardır.

Hani bir bakanımız demişti ya: ‘’Bir kereden bir şey olmaz‘’ diye.
Oysa her türlü alışkanlık o ünlü bir kereden bir şey olmaz kuralıyla başlar.
Sonra alışkanlık haline gelir, alışınca da kişi yeni karakterini kabullenmiş olur ki artık onu o yoldan kolay kolay döndüremezsiniz.
Aslında bu konuda yazılacak çok örnekler var; ancak ana konu Aydın’da gazeteciliği sorgulamak olduğundan ayrıntılara sırası geldiğinde gireceğim.
Meslektaşlarımı yargılama yetkisine sahip değilim, o nedenle kimin eşi, çocuğu, sevgilisi, karısı hangi belediyede çalışıyor onları yazarak toplum içinde ‘’boy hedefi’’ olarak göstermemin gereği yok ama meydan okuyan olursa elimizdeki bilgileri paylaşmaktan da kaçınmam.
Ben Aydın’daki gazetecilerin büyük bir kısmının ailevi nedenler yüzünden siyasi gücün başı olan belediye başkanına bağımlı olduklarını düşünüyorum.
Bağımlı olan gazeteciler, toplumda ‘’Gazeteci’’ olarak tanınırlar ama gazetecilik ilkeleri bakımından onlar gazeteci değil, kendilerini finanse eden siyasi gücün ‘’kalemşörleri’’dir.
-------------------
Atilla Dağıstanlı

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Atilla Dağıstanlı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Aydin Markaları

Manşet Aydın, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 315 77 79
Reklam bilgi