Adaletin bu mu?

Adam torpille çok önemli bir okula müdür oldu.
Hakkında rüşvetle okula öğrenci nakli yaptığı şikayetleri oldu.
Olay valiliğe kadar taşındı.
Şahitliği istendiğinde rüşvet malzemelerini evinde gördüğünü söyleyen öğretmen sürgün edildi.
İspat edilebilenler iade ettirilerek aklandı.
Kendi çocuğu kendi okulunda okuyordu.

Öğretmenlerden sınav öncesi soruları ve ve cevap anahtarlarını aldığı iddia edildi. Şahitliği istendiğinde kendinden soruları ve cevapları önceden evine gelerek istediğini söyleyen öğretmen suçlu bulundu. Sürgün edildi. Müdür aklandı.
Bu müdürün çocuğu okul birincisi oldu.
Okul birinciliği kontenjanından iyi bir üniversiteye girdi.
Muhtemelen şimdiye kadar mezun oldu ve iyi bir yere torpille getirildi. (bilmiyorum)
Tüm bu olaylardan yetkili-etkili siyasi ve bürokratik makamlar haberdardı ve biliyorlardı.
Birkaç takım tencere takımı alıp da üstüne yattığı için şikayetçi şahit esnafa bu soruşturma esnasında gelip bunun parasını ödedikten sonra konunun müfettişi esnafı telefonla arayıp, "Alacağını aldığına göre, artık şikayet konusu olay ortadan kalktı" diyorsa biz ne düşünmeliyiz.
Hani, rüşvetin belgesi mi olur denilir ya.
Belgesi olsa da bürokratik irade isterse o belgeler de çürütülür.
Bürokratik iradeyi mutlak siyasetin belirlediğini sanmayın.
Aslında bürokratik irade siyaseti her zaman kullanır ve siyasetçiyi çok çok ucuza satın alır.
Bürokratik irade statükonun kulu-kölesidir.
Statüko, ülkemizde 1839 da maalesef milli iradenin dışına çıkan ve dış aklın yönettiği güçlü bir odaktır.
Ben bunca yıllık yaşantımda statükonun dışına çıkıldığını hiç görmedim. Küçük yemlemelerin dışında statükonun istikameti hep küresel sömürgecilerin belirlediği istikamette olmuştur.
Kişilerin, iktidarların değişmesiyle statükonun istikameti değişmiyor.
Öyle güçlü bir irade oluşmalı ki, statükoyu devirip kendi milli demokratik statükomuzu oluşturmalıyız.

**
KAVANOZU SALLAYAN KİM?
Gidin bir çölden 100 tane kırmızı ateş karıncası yakalayın. Daha sonra bir başka topraktan 100 tane bildiğimiz siyah karıncayı alın ve bunların hepsini bir kavanozun içine koyun. İlk başta hiçbir şey olmayacaktır.
Daha sonra kavanozu elinize alın, oldukça şiddetli bir şekilde sallayın ve tekrar yerine koyun. Kavanozun içinde bir anda karıncaların birbirlerini öldürmek için savaştığı bir kaos ortamı göreceksiniz.
Kırmızı karınca bunu yapan düşmanın siyah karıncalar olduğunu düşünürken siyah karıncalar bu kaosun nedeni olarak kırmızı karıncaları görmektedir. Oysa çok iyi bildiğiniz üzere kaosun asıl nedeni sizin ellerinizdir.
O nedenle günümüzde gerek sosyal medya aracılığıyla gerekse de başka ortamlarda normalde hiç tanımadığınız insanlarla tartışacak ya da kavga edecek bir duruma geldiğinizde kendinize hep şu soruyu sorun lütfen;
Kavanozu sallayan kim?

Ahmet KARAKAŞLI

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Karakaşlı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Aydin Markaları

Manşet Aydın, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 315 77 79
Reklam bilgi