Sosyal sermaye

Son yıllarda önemi artan bir kavram.
Asıl hareket noktası ilişkiler olup, bireyselliğe değil topluma yönelik oluşturulmuş bir kavramdır.

Sosyal sermayeyi “ilişkiler, bağlılık, birliktelik, sevgi, saygı, gelenekler, kültür ve değerler, ortak akıl, iletişim, kurallar” bütünü olarak tanımlayabiliriz.
Aslında tanımı dikkatle inceleyecek olursak aile olmanın, toplum olmanın, ülke olmanın sosyal sermayenin temel yapısı olduğunu anlayacağız.
Sosyal sermaye yeni bir kavram değildir. İnsan yaşamı boyunca biriktirmiş olduğu değerler ve kurallar bütünü olarak uygulanagelmiştir. Kavramsal olarak ilk defa Adam Smith, Karl Marx, Max Weber, E. Dukheim gibi teorisyenler tarafından dile getirilerek ekonomik kalkınmada sosyal sermayenin önemi anlatılmıştır.
Literatürde ilk defa Robert Putman tarafından detaylı olarak araştırılmıştır. Putman, toplum için normlar oluşturulması ve bunların savunulmasına katkıda bulunmuştur.
Sosyal sermaye her ülkede farklıdır. Bu farklılık kültürel farklılıklar, siyasi ve ekonomik farklılıklar, eğitim sistemleri gibi yaşam biçimlerine göre değişiklik gösterir.
Sosyal sermaye kavramı ağırlıklı olarak son altmış yıldır dillendirilmektedir. Ekonomik kalkınmanın sağlanabilmesi için sosyal sermayenin katkısı yadsınamaz.
Sosyal sermayenin oluşmasındaki en önemli prensip normlardır. Normlar toplumsal düzeyde ilişkileri belirler. Belirlenen normların kurallara dönüşmesi ve bu kuralların uygulanmasının sağlanması, sosyal sermayenin gelişmesinde önemlidir. Bunun için beşeri sermayenin oluşması gerekir.
“Beşeri sermaye; tecrübe, eğitim, yetenek, bilgi, fikir.”

Beşeri sermayenin yanı sıra psikolojik sermayenin de oluşturulması toplumsal dayanıklılığı artıracak ve kalkınmada çok önemli katkılar sağlayacaktır.
“Psikolojik sermaye; kişinin zorluklara karşı ayakta durabilme, çözebilme, dayanabilme ve kendini fark edip yönetebilme gücü kapasitesi.”
Sosyal sermayenin geliştirilebilmesi için beşeri sermaye ve psikolojik sermayeyi de eşgüdüm içinde geliştirmek gerekecektir. Böylelikle ekonomik ve sosyal kalkınma ivme kazanacak ve refah seviyesi artacaktır.

Günümüzde toplumların en önemli sıkıntılarının başında sosyal sermaye birikiminin azalması gelmektedir. Ülkemizde de aynı sıkıntıların baş gösterdiğini görmekteyiz. Bunun en önemli nedenleri; güven duygusunun azalması, toplumda bireyselciliğin artması, birlikte yaşam, kolektif çalışma eksikliği, sevgi ve saygının azalması, kuralların uygulanmasındaki aksaklık, iletişim eksikliği, duyarlılığın azalması, geleneklerin unutulması, tarihi ve kültürel bilinç seviyesinin düşmesi gibi faktörlerdir.
Elbette bu faktörleri tetikleyen nedenler vardır ve bunlar kurumsaldır. Bunlar; normların belirlenememesi, belirlenen normların uygulanamaması, normların hukuk ve sosyal sisteme entegrasyonunun tam sağlanamaması, kurumlara olan güvensizlik gibi makro düzeydeki aksaklıklardır ve sosyal sermayeyi eksiltmektedir.
Bir ülkenin tarihi derinliği, gelenekleri ve kültürel birikimi sosyal normların belirleyicileridir. Bu nedenle, her toplumun sosyal sermaye birikimi farklıdır. Ve toplumsal yönetim açısından belirli olacak kuralların bu birikime göre düzenlenmesi daha doğru olacaktır.
Sosyal sermaye artırılmadan ekonomik ve sosyal kalkınma sağlanamaz.

Son yıllarda, finansal sermayenin ekonomik kalkınmada öncelikli ve belirleyici olduğu algısı oluşturuldu. Ancak günümüzde sosyal sermaye artmadan ekonomik kalkınmanın sağlanamayacağı ve finansal sermayenin oluşmayacağı anlaşılmıştır.

Finansman, üretim gücü ile oluşan bir sermayedir. Öncelik üretim olmalıdır. Üretim içinse beşeri sermaye ve psikolojik sermayenin bireyler üzerinde geliştirilmesi gerekir.
Sosyal sermaye; üretim sermayesi, beşeri sermaye ve psikolojik sermayelerin bileşenidir.

Dr. İsmail SERİNKAN

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Serinkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Aydin Markaları

Manşet Aydın, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 315 77 79
Reklam bilgi