Sebat, Sabır, Şükür

İnsan dünyaya geldiği andan itibaren çok önemli değişimler geçirir. Fiziken, aklen ve ruhen sürekli bir gelişim ve değişim içindedir. Dün ile bugünü asla birbirine uymaz. Bu değişim fiziki olarak daima ileriye doğrudur. Akıl ve ruh hali için aynı şeyi söyleyemeyiz. İleriye gidebileceği gibi geriye de gidebilir.

Şöyle de diyebiliriz; fiziki olarak ileriye doğru gitmesi insanın kendi elinde olan bir değişim değildir. Doğar, büyür ve ölür. İlahi kanun budur.
Akıl ve ruh hali ise doğumdan ölüme kadar geçen süre içinde insanın iradesindedir. Ve bu süreç, insanın yalnızca kendisinin yönetebileceği bir süreç değildir.
İnsanın kendini yönetebileceği süreç aklını kullanabileceği yaşlardır. Çünkü, doğduğunda onun yaşaması ve hayata kazandırılması sürecini ailesi yönetir. Birde yaşlılık süreci vardır. Yaşlılık sürecinde ihtiyaçlarını göremez durumdayken desteğe ihtiyacı vardır.
Konumuz, insanın kendini yönetebileceği zamanlardır.

Hayata hazırlanan bir insanın öncelikle işe ihtiyacı vardır. Ekonomiye, kendini gerçekleştirmeye ve başarıya ihtiyacı vardır.
Tüm bunlar için bir yerden başlaması, sebat etmesi gerekecektir. Bu başlayışın ardından kendini gerçekleştirme ve başarıya ulaşabilmesi için, sabretmesi gerekecektir. Kendini gerçekleştirdiğinde ve başarıya ulaştığında şükretmesi gerekecektir.
Sebat, sabır ve şükrün kelime anlamları şöyle tarif edilmektedir:
Sebat; Bir işi sonuna kadar sürdürmek, sonuna kadar götürmek, vazgeçmemek, pes etmemek, yılmamaktır. Direşme halidir (TDK)
Sabır; Dayanmak, katlanmak, kendini sürece bırakmaktır. İnanmak ve umutlanmaktır.
Şükür; Tanrı’ya minnetini sunmaktır.

Bu üç kelimede, “ Maddiyat, maneviyat ve Uhreviyat” vardır. Çalışmak ve tevazu vardır.
İnsanın yaratılışı gereği çalışma ve sosyalleşme mecburiyeti vardır.

Çalışmanın gereği, önce bir meziyeti olması ve kendini geliştirmesidir. Bu gelişimin kendisine ve topluma bir faydası olması gerekir ki, hem kendi gelişsin hem de toplumu geliştirsin.
Rahmetli babam iş yerimi açarken bana, “Oğlum sebat et, sabret, şükret” demişti. Ben de, sebat ettim, sabrettim ve şükrediyorum.
Tabii ki bu süreç, üç kelimenin söylenişi kadar kısa bir zaman değildir. Geniş anlamları ve zamanları vardır.
İnanç vardır, çalışmak vardır, fedakarlık vardır, emek vardır, bilgi vardır, vefa vardır, saygı vardır, minnet vardır, hak vardır, hakkaniyet vardır.
Ve bunların hepsini yaşamak ve yaşatmak vardır, bilgelik vardır.
İnsan hayatı boyunca her gün yeni bir şeyler öğrenir, öğrenmesi gerekir.
İnsanın akıl gelişimi açısından ileriye gidebilmesi ve kendini geliştirmesi, bir önceki günden daha iyi olması, bilimi, bilgiyi ve teknolojiyi takibi ve uygulaması ile mümkündür. Aksi halde bulunduğu zamana göre geri kalmış olur ve kendinden sonra gelecek nesillerin de zamanın gerisinde kalmasına sebep olur.
Bu süreci yönetmek veya yönetememek insanın kendi elindedir.
İyi yönetilirse mesele yoktur.
Yönetilemezse vebali çoktur.

Dr. İsmail SERİNKAN

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Serinkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Aydin Markaları

Manşet Aydın, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 315 77 79
Reklam bilgi