Darağacına giderken…

Orta Asya’dan Avrupa’ya millet ve medeniyet nedir göstermiş bir ulusun hazin öyküsünün satırları var bu yazıda…
Krallara taç giydiren kudretten, bir fermanla ülkeleri hizaya sokan iradenin, öz bağrından çıkan Batı taklitçileri eliyle lime lime edilişinin hüznü var bu yazıda…
Bu yazıda, nice devletler kurup devletler yıkan Türk milletinin iradesinin bir telefona bağlanan umudunu, çaresiz ve hüzünle resimleyip bugünlere aktaran İsmail Şenyüz’ün tarihe not düşülen hatıraları var.

Zamanın donduğu, ölümün dalga dalga yaklaştığı hain örgünün, ALİ ADNAN MENDERES’in şahsında TÜRK milletini darağacına yollamasının ihaneti var bu yazıda…
Ve bu yazıda, bir devletin kaderini darağacına yollayan egemen güçlerin, yerli piyonların eline tutuşturup sahnelettiği darbe tiyatrosu var…
Yıl 17 Eylül 1961…
Adnan Menderes, o sabah bir fotoğrafçıyla birlikte Yassıada’daki odasından içeri giren iki subayı karşısında görünce ne hissetmişti? Sabah 07.00 sularıydı. Bir pazar sabahıydı.

Menderes’in Yassıada’da alıkonduğu odaya giren subaylardan biri yüzbaşı, diğeri üsteğmen rütbesindeydi. Biri, “Kahvaltı yaparken fotoğraflarınız çekilecek” dedi.
Aslında askerler, “Fotoğrafınızı ailene göndermek için çekiyoruz” diyerek Menderes’i kandırmışlardı. Oysa o fotoğraf hayata son pozuydu. Birazdan dalgalı bir Eylül sabahında Yassıada’dan İmralı’ya ölüm yolculuğuna çıkartılacaktı. Ancak ölümden daha acı bir şey vardı.
Ordu Foto Film Merkezi görevlisi astsubay İsmail Şenyüz, “Komutan söyleyince hissettim... Adaya gidiyoruz. Niçin gidiyoruz? Daha önce Polatkan ve Zorlu İmralı’da asılmıştı. Hissettim onu... Ancak bir taraftan da Menderes’in affedileceği, Amerika’dan telefonların geldiği de söyleniyordu.”
Darağacında bir başvekil ve onu asan iradeden beklenen AF telefonu (!)…
Son sözleri; "Sizin ve diğer zevatın iplerinin hangi efendiler tarafından idare edildiğini biliyorum, ölüme kadar metanetle gittiğimi efendinize söyleyebilecek misiniz?"

İşte o yazı;
Millete adanan ve gücünü milletten alan bozkurt bakışlı mirasın, emperyalizme karşı verdiği mücadelesini ikbal ve makam uğruna efendilerine peşkeş çekenlerin, ‘yeter söz milletindir’ tecellisini ayaklar altına alışları var bu yazıda…

Erdal SAVAŞ

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Erdal Savaş - Mesaj Gönder

# pazar

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Aydin Markaları

Manşet Aydın, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 315 77 79
Reklam bilgi