Gazeteci

‘’GAZETECİLİK, BİRİLERİNİN YAYINLANMASINI İSTEMEDİĞİ HABERLERİ YAZMAKTIR; GERİSİ HALKLA İLİŞKİLERDİR."
’ GEORGE ORWELL

Mesleğimizin ustalarından Şinasi Nahit Berker, ‘’Gazeteci olunmaz, gazeteci doğulur" der.
Gazeteci doğmak çok geniş kapsamlı bir kavramdır.
Gazeteci doğmak; tam bağımsızlık demektir.
Gazeteci doğmak özgürlüğe aşık olmak demektir.
Gazeteci doğmak hiçbir şeye bağımlı olmamak demektir.
Gazeteci doğmak; herkesin korkudan sustuğu, saklandığı ortamlarda gerçeğin gün yüzüne çıkması için ölümü göze alarak görev yapmaktır.
Gazetecilik, Erol Simavi’nin dediği gibi kalemini satmak zorunda kaldığında KIRMAK demektir.

Yukarıda okuduklarınız gazetecilik mesleğinin anayasasının olmazsa olmaz kurallardan bazıları.
Gazeteciliğin bu kurallarına uyan kaç gazeteci olduğunu merak ediyorsanız inanın ben de bunu çok merak ediyorum; çünkü elli küsür yıldır öyle olaylara tanık oldum ki, Konfüçyüs’ün gündüz gözü elinde fenerle adam aradığı gibi ben de bu süreçte gazeteci aradım fakat ben Konfüçyüs’ten şanslıyımdım; çünkü İzmir’de özellikle İstanbul’da gazeteci gibi gazetecileri tanıdım, onlar gerçekten gazeteciydiler ve ben onlardan meslek adına çok şey öğrendim.
Patronunun karşısında boynunu büküp, ellerini bağlayan da vardı; cebindeki kurşun kalem gibi her koşulda, her ortamda dimdik duran da …
Gazetecilik; yasama, yürütme, yargıdan sonra 4. güç olarak bilinir.
Gazetecilik, kişinin niyetine göre türlü şekilde kullanılır.
Ulusal basın ülke genelinde etkilidir ancak okuyucunun gözardı ettiği bir gerçek vardır; o da yerel basındır.Yerel basın herkesin sesidir.
Yerel basın yayımlandığı yörede etkili olduğunda birilerinin çarkına çomak sokar. Birilerinin kirli çamaşırları ortalığa saçılır.
İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük kentlerde skandal olaylar saman alevi gibi yanar söner ama Aydın gibi kentlerde meydana gelen skandal haberler giderek soğusa da toplum içinde etkisini sürdürür; çünkü neredeyse herkes birbirini tanır. İşte bu yüzden yerel basında çalışan gazeteciler bilindik güçlerce kendilerine göre şekillendiririrler.

Bu konuda özellikle belediyeler çok etkilidir; çünkü siyasetin en yoğun olduğu kurumlardır; çünkü tüm yetkiler başkanda toplanmıştır ve başkan yönetim kadrosunu kendi amaçlarına göre oluşturarak yönetir ve genelde hepsi bir siyasi partinin üyeleridir.
Belediye başkanlarının gücü oldukça fazladır, istemedikleri haberlerin yazılmaması için aba altından sopa gösterebilirler. Siyasi görüşleri farklı da olsa tüm gazetecileri okşarken de ısırabilir ya da çimdikleyebilirler.
Anımsar mısınız bilmiyorum, Anadolu'da bir belediye başkanı aleyhine yazı yazan muhabiri dövmüş, sonra da alay eder gibi ‘’ayağı kaydı düştü’’ benzeri sözüm ona espri yapmıştı.
Gazetecilerin yakınları belediyelerde çalışamaz diye bir kural yok, niye çalışmasın ki?
Çalışmasına çalışır da, da sı var.
Da..sı da şu: yakını belediyede çalışan bir gazeteci eğer belediyedeki bir olayı yazma cesaretini gösteremiyorsa bağımsızlığını yitirerek bağımlı olmuş demektir.
Bağımlı olan bir gazeteci, gazeteci değil, egemen gücün savunucusudur.
Bu duruma düşen gazeteci giderek kendini buna alıştırarak meslek ilkelerinden uzaklaşır ve methiye yazmaya başlar.
Neden? diye sorduğunuz da da kendisini haklı çıkarmak için akla hayale gelmedik gerekçeler üretir, bu durum onun karakter zafiyetine uğradığını gösterir.
Oysa gazeteci görevini yerine getirmelidir. Eğer oğlu, kızı, eşi gibi en yakını olan biri belediyede çalışıyorsa ve gazetecinin haber yapmasından dolayı işinden olmak gibi bir tehlike var ise, buna rağmen gazeteci yoluna devam etmelidir. Haksızlıklara da yalakalık yaparak, methiye dizerek değil de mağdur edilen yakınını hakkını aramak için bilinçlendirmelidir.
Bu yazdıklarımı tersine çevirme gayreti içine girenler zaten gazeteci değildir.
Neyse yeri geldikçe bu konuyu örnekleriyle yazmayı sürdüreceğim.

Atilla Dağıstanlı

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Atilla Dağıstanlı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.

01

Aziz Hoca - HOCAM GAZETECİLIK ONURLU,DÖĞRUYU YAZAN VE SÖYLEYEN BİR MESLEKTIR.AMA BUNUN YANINDA BİR KİLO KEBABA, BİR 70 LIK RAKIYADA KALEMİNİ SATACAK KADAR UCUZ KARAKTERLİ İNSANLARIN YAPACAĞI BİR MESLEKTE DEĞILDIR.MAALESEF BU GÜN GAZETECILIK MESLEĞİ EKONOMİK PROBLEMLERLE BOĞUŞMAKTADIR.BASIN DS EKONOMIK ZORLUKLARDAN DOLAYI ZORLA AYAKTA DURMAKTADIR.UMUDUMUZ,KALEMİNİ SATMAKTANSA,ONURMLA YAŞARIM DİYEBİLEN GAZETECILERİN,ÇOGUNLUKTA OLDUĞU BİR BAŞIN GÖRMEKTİR..

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 16 Aralık 13:15


Aydin Markaları

Manşet Aydın, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 315 77 79
Reklam bilgi