Nerede kalmıştık?

Her insanın hayatında yarım kalan duyguları, ilişkileri, işleri oluyor. Bunların arkasından bazen keşke bazen de iyi ki diyor insan. Benim de yarım kalan işlerim, ilişkilerim, hayallerim, umutlarım oldu. Bazısı hiç tamamlanmayacak, bazısı ise tamamlanması için zamana ihtiyacı olan yarım kalmışlıklar.

Ben çocukken televizyonlarda Mehmet Ali Birand, Ali Kırca, Uğur Dündar gibi gazeteciler, 32. Gün ve Siyaset Meydanı gibi programlar vardı. Doğup büyüdüğüm evin küçük mutfağında yemek yerken, tezgahın üzerinde duran eski, küçük tüplü televizyonumuzun ekranında tanıştım onlarla. Mehmet Ali Birand, Ali Kırca ve Uğur Dündar gibi isimlere saygım sonsuzdu ama ben onların yerinde değil, karşıt görüşteki rakibine ekranlar önünde üstünlük sağlamak isteyen siyasilerden olmak istiyordum.

Liseye geçtiğimde hemen aktif siyaset yapmak istedim ve girdaba kapıldım. İşte tam da burada bir şeyleri yarım bırakmaya karar verdim çünkü gözüme güzel görünen siyasetin ve siyasetçilerin arka plandaki tutarsızlıklarına birinci dereceden şahit olmuştum. İlk kez lise 4. sınıfta, “Ben gazeteci olacağım” dedim. Ailem ve hocalarım, geleceğimi daha garanti hale getirebileceğim bölümler seçmem konusunda bana oldukça ısrar ettiler, “Gazeteci olursan aç kalırsın” sözünü sık sık duydum ama sözleri beni kararımdan döndürmeye yetmedi.

Lise bitti, hayallerimin peşinden koşarak gazetecilik okumak için üniversiteye gittim, okulumu da başarı ile bitirdim. “Ben gazeteci olacağım” diyen ben sözümün arkasında durarak bir gazeteci olmuştum artık. Ama o dönem büyüklerimin dediği gibi emeğimin hiçe sayıldığı, maaşımı alamadığım, aç kaldığım dönemler de oldu. Ben de gazetecilerin bu yaşam şartlarına layık olmadıklarını düşünerek bir anlık öfkeyle mesleği bırakmaya karar verdim. Böylelikle çok severek yaptığım gazetecilik mesleğim de yarım kalmışlıklarıma eklenmişti.

Bir süre başka meslekler yapmak, gazetecilikten uzak kalmak istedim ama sanırım gazetecilik panzehiri olmayan, istesen de emekli olamayacağın bir meslek. Sahi hangi gazeteci ben emekli oluyorum deyip sektörden tamamen elini, ayağını çekebilmiş, kulis yapmaktan vazgeçebilmiş ki?
Bazı yarım kalmışlıkların tamamlanması için zaman gerektiğini söylemiştim. Söz konusu gazetecilik olunca zaman oldukça çabuk geçti ve severek yaptığım mesleğime geri dönmeye karar verdim. Pes etmeden, gecemi gündüzüme katıp çalışarak, haberi doğru ve en hızlı şekilde okuyucu ile buluşturarak, mesleğimi ve kendimi daha iyi bir noktaya getireceğim.

Mesleğime, Nazilli muhabirliği görevinde profesyonel olarak başladığım Manşet Gazetesi’nden 11 aylık çalışmanın ardından kişisel sebeplerle ayrılık kararı almıştım. Kendimle bolca baş başa kaldım. Hem fiziksel hem de mental olarak dinlendim. Ne istediğini ve neler yapabileceğini bilen bir gazeteci olarak Manşet Gazetesi’ne geri dönüyorum. Aydın.. Nerede kalmıştık?

İsmail Gürel

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail GÜREL - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Aydin Markaları

Manşet Aydın, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 315 77 79
Reklam bilgi