Bazı meseleler

Kız isteme, kız alma, kız verme gibi tabirler ne kadar geleneksel olsa da yıkılması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü kadınlar için alma, verme, isteme gibi tabirlerin akla mantığa sığan tarafı yok. Komşuya tuz, maya verirsin, marketten gıda alırsın ve arkadaşından silgi istersin. Demem o ki, aileler arasında geçen “İstiyoruz,” “Veriyoruz,” gibi tabirlerin ortasında araba yok! Bir insan, bir irade, bir akıl var. Erkek tarafı kızı isterken kız tarafı da erkeği istesin gibi absürt öneriye taraftar değilim. Sadece bu işin adı değişmeli, istemek değil de iki ailenin tanışması gibi. Bu konuda en büyük rol hanımlara düşüyor. Çiçekle, tuzlu kahveyle, “Beni istemeye geliyorlar,” deyip övünmeyle değerinin küçültülmesine izin vermeyecek. “Ailemle ailesi tanışmaya geliyor,” diyecek. Öbür türlüsü, bir taraf ister diğer taraf verir, ona da ancak bu alışverişi izlemek kalır.

Resim, heykel, müzik, tiyatro, edebiyat ve daha nicesi elbette sanat dalıdır. Şu da bir gerçek ki saydığım sanat dallarıyla uğraşan herkes sanatçı değildir. Bir kütüphane dolusu kitap yazmış bir yazar adı üstünde yazardır. Tiyatro ile ilgilenen biri nasıl tiyatrocu ise resim çizen de ressamdır. Çünkü o işin ilgililerinin tanımını yapmak kolay, yazı yazan herkes yazardır. Fakat nitelik açısından her yazar bir değildir. Yakup Kadri, Attila İlhan ile bugünün yazarlarını nasıl bir tutabiliriz? Sanatçı olunabilmesi için daha farklı donanımlar gereklidir. Bir sanatçının yapması gereken evvela sanatını icra etmektir. Ardından ise estetik kaygıyı düşürmeden toplum için çalışmaktır. Mesela tiyatro için söylemek gerekirse, oyunda estetik kaygı düştüğünde güzellik ortadan kalkar, sanat yapmış olmaz eğitim vermiş olursun. Hakeza toplumu unutup tamamen estetiğe önem verilirse bu da sanat olmaz, sanat eseri sadece zevkler için yapılmamalıdır. Elbette sanatçı muhalif olmalı. Toplum yararına, daha iyiye gitme yolunda rol oynamalıdır. Sanatçı eleştirir, gün gelir siyasetçileri eleştirir, gün gelir toplumu eleştirir hatta kendini bile eleştirir. Makamı ne kadar yüksek olursa olsun bir siyasetçi, sanatçının tırnağı olamaz. Çünkü ülkeye bir siyasetçi her daim bulunur ama sanatçı biriciktir.

Cumhurbaşkanı’nı, partisini, politikalarını yeri geliyor eleştiriyoruz ama görevi iktidarı denetlemek olan muhalefet nerede? Biz vatandaşız, karar alıcılar değiliz, veto gibi güzel bir uygulama ülkemizde yok. Cumhurbaşkanı’nın temsilcisi olan vali ile görüşebilmek için bile randevu alıp birkaç gün beklemek gerekiyor. Eleştirdiğimiz politikalar, olaylar bir bir olurken muhalefet ne yapıyor? Bu ülkenin en mühim sorunlarından biri de muhalefetin görevini tam yapmaması ve bununla beraber Tayyip Erdoğan’ın karşısına onunla denk, polemik gücünün altına kalmayacak bir lider çıkaramamasıdır. Velhasıl iktidara yapılan her eleştirinin bir ucu da muhalefetedir. Onun içindir ki iktidardan kopan seçmen muhalif partilerden ziyade kararsızlar safına katılıyor.

Nadir Can Sucu

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nadir Can Sucu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Aydin Markaları

Manşet Aydın, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 315 77 79
Reklam bilgi