Emperyalizmin kalkanları

Emperyalist devletler sömürülerini sürdürmek için çevrelerinde birçok kalkanlar oluştururlar.
Onlar planlarlar, düğmeye basarlar, emrederler, kalkanlar harekete geçer kuklaları savaşırlar.
İngiltere kendisi küçük ve üç parçalı bir devlet. Üç parça birbiriyle birçok savaşlar yapmışlar.
İşte bu devlet iç sorunlarını bir kenara bırakıp, dünyayı işgal ve sömürü savaşına girince büyük bir imparatorluk oluşturmuş.
Gittikleri her yerde halkı birbiriyle savaştırıp zayıflatmış, sonra da savaşan taraflardan birine el verip, iktidar yapmış, o toprakları kolayca sömürgesi yapmış.
Güney Asya'da, Ortadoğu'da, Kuzey-Güney Afrika'da, Amerika'da hep bunu yapmış.
En son Osmanlı'nın işgalinde de aynı taktiği uygulamış.

Avustralya'dan, Zelanda'dan getirttiği paralı askerlerle Osmanlı'yı işgal etmiş, yıkmış. Sonra Osmanlı topraklarında birçok kukla devletler kurdurmuş, yönetmiş, sömürü çarkını işletmiş.
Emperyalistlerin Osmanlı'yı yıkarken kullandığı argümanlar hep hak-hukuk-özgürlükler olmuş.
Osmanlı'dan bu söylemle aldığı her taviz Osmanlı'ya kurşun olarak dönmüş.
Osmanlı'nın celladı iki temel topluluk var. Biri Rum-Yunan, diğeri de Ermeni topluluğu. Bunlara ilaveten Balkanlar'daki Bulgar, Sırp, Arnavut topluluklarından kışkırtılmış tetikçileri de söyleyebiliriz. Ancak, onlar sadece kendi bölgelerinde isyanlar ve katliamlar yapmışken, Ermeni ve Yunan-Rum toplulukları Osmanlı'nın her yerini işgalde kullanılmıştır.
Osmanlı'ya karşı kullanılan Müslüman topluluklar da vardır.
Bunlar, Arnavut ve Araplar'dır.
Arnavutlar kendi bölgelerinde kontrolü sağlama davasındadırlar.
Araplar Osmanlı'ya en uzun süre sadakat gösteren topluluklardır. Ancak, İngilizler onların arasına VEHHABİLİK mikrobu atarak bir kısmını inanç temelli olarak Osmanlı'dan kopartmış, kandırmış ve kendi emperyalist amaçlarına alet etmiştir.
Araplar içinde sünni topluluklardan Osmanlı'ya isyan eden, Osmanlı'ya kurşun sıkan yoktur, bilakis Osmanlı'yla beraber düşmanla savaşan, Türk istiklal harbini, İslam'ın hilafetin istiklali savaşı olarak gören milyonlarca Arap vardır. Bunun en bariz örneği Trablusgarp savaşlarıdır. Osmanlı oraya beş on zabitten başka bir şey gönderememişken, onlar Osmanlı adına (tabii ki kendileri de Osmanlı'dan ayrı değil) İtalyanlar'la savaşmışlardır.
Emperyalistler (tabii ki İngilizler başta) Osmanlı'ya karşı bir dıştan, bir de içten kalkanlar manevelalar oluşturmuşlardır.
Önce Balkanlar'daki Hristiyan tebaayı isyan ettirip bağımsızlıklarını sağlamışlar, sözde bağımsız olan bu devletler asıl İngilizler'e bağımlı olmuşlar; diğer yandan da içte mezhepsel, ideolojik, etik farklılıkları kaşıyarak İngiliz mühibbanlığı oluşturmuşlardır.
Günümüzde bunun yansıması Osmanlı'ya ve Türkiye'ye yüzyıllarca sımsıkı bağlı olan Kürt topluluklarını Türk toplumundan kopartmak ve kavgalı hale getirtmek projesidir.
Bu projenin temeli 200 yıl öncesine dayanır.
İlk kışkırtma cihan harbinden sonra olmuş, Kürtlere devlet kurdurtmak istenmiş ancak Kürtler Türkiye'den ayrılmak istememişlerdir.
Esasen Suriye'de de Irak'ta da halkın tercihine bakılsaydı hiçbiri Türkiye'den ayrılmak istemezdi.
Kürtleri cihan harbinden sonra Türkiye'den koparamayan İngiliz emperyalist aklı, bunu ötelemiş ve 70-80 yıl daha pişirmiş, sonunda 1980'den sonra yeniden tedavüle koymuştur.
Bugünkü PKK-YPG projesi budur.
Kürt halkı ve toplumunun ekseriyeti Türk toplumuyla bir ve beraber yaşamak istemektedir.
Sömürgeciler ise onları kışkırtıp, Türkiye'nin diz çöktürülmesinde manevile olarak kullanmak istemektedir.
İngiliz ve müttefiklerinin gerçekten Kürt halkının refahını isteyip istemediğini anlamak için son yüzyılda İngilizler'in bölgede yaptıkları (özgürleştirdikleri) işlere bakmak gerekir. Bu sömürgecilerin el attığı hangi coğrafyada huzur vardır?
Ortadoğu'da ve Balkanlar'da kurdurdukları devletlerin halkları hala kan ve gözyaşı içinde değiller midir?
Sözde Kürtler'e özgürlük söylemiyle yola çıkan PKK ve YPG en çok Kürt halkının huzur ve refahını yok etmemiş midir? PKK'nın güneydoğu halkına, YPG'nin Kuzey Suriye halkına verdiği zararı hiçbir dönemde hiçbir kuvvet verememiştir.
Bana sahibini söyle, senin ne yapmak istediğini söyleyeyim.
PKK'yı YPG'yi destekleyen ülkelerin ne olduğu belliyse, bunların da ne yapacakları bellidir.
Emperyalistler sömürü çarklarını sürekli döndürmek için dünyadaki her değeri ve her topluluğu kullanmaktadırlar.
Bizim coğrafyamızda bize karşı en çok kullanılan topluluk Yunan-Rum ve Ermeni'dir.
Son dönemde de Kürtler kullanılmaktadır.
Bin yıldır huzur ve refah içinde yaşayan bu topluluklar, bu emperyalist projeler sebebiyle yüzyıldır kan ve gözyaşı içine gömülmüşlerdir.
İşte en son Ermenistan'ın Azerbaycan'a saldırısında görülen bu değil midir?
Üç milyonluk Ermenistan'ın neyine gerektir ki Azerbaycan'a saldırmıştır.
En sonunda hem Azerbaycan anaları, hem de Ermeni anaları ağlamamışlar mıdır?
Bu savaşın gerçekte Ermenistan Azerbaycan savaşı olmadığını, emperyalist ülkelerin pazar kavgası olduğunu hala anlamayanlar var mıdır?
Ege'de estirilen fırtına Yunanlıların Türklerle paylaşım kavgası mıdır, yoksa Fransızların, ABD'nin, Türkiye'ye gözdağı verme, diz çöktürme savaşı mıdır?
Türkiye'nin Yunanistan'la savaşmak niyetinin olmadığını cümle alem biliyor.
Yunanistan da Türkiye'yle savaşarak ne elde edecektir ki?

Bölgenin zayıf ve güçsüz devletleri halkları akıllı hareket etmeli, emperyalistlerin kendilerini kullanmalarına izin vermemelidirler.

Ahmet Karakaşlı

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Karakaşlı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Aydin Markaları

Manşet Aydın, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 315 77 79
Reklam bilgi