Kendini savunmayan kaybeder

TV'deki tartışmalarda, bir tarafa ağzı laf yapan, söz hakkı vermeyen, demogoji yapan tartışmacılar, diğer tarafta ısmık, mırmır, mıymıy insanlar konulunca sinir oluyorum.

Birincisi, söz hakkı eşit olmalı ve herkes kendini rahatça ifade edebilmeli,
İkincisi, her eğilim orada eşit yapıda temsil edilmelidir.
Bir partinin grup başkanı varsa, öteki partinin de grup başkanı olmalı.
Bir tarafın konuşmacısı profesörse öteki tarafın da konuşmacısı profesör olmalı.
Konu siyasetse, siyasi partilerin belli kriterlerle eşit statüdeki konuşmacıları olmalı, konu hukuksa eşit statüdeki hukukçular, ekonomiyse, eğitimse eşit statüdeki kişiler konuşmacı olmalı.
Bu eşitliği de örgütsel yapılar oluşturarak, bu örgütlerden konuşmacı talep ederek yapılmalıdır. Değilse, kafana göre denklikler oluşturmak yanlış olur.
Mesela, egitm konusu tartışılacaksa, eğitim sendikalarından en çok üyesi olanlardan konuşmacı talep edilir ya da en az olanlardan. Eğitim derneklerinden üye sayılarına göre denklik sağlanıp konuşmacı talep edilir. Eğer her iki tarafta yer alan örgütler konuşmacı vermezse, mesela sendikal tartışma yapılmaz, dernekler verirse derneksel tartışma yapılır. Üniversitelerden konuşmacı gelirse onlarla yapılır.
Her alanda denklik ve temsil sağlanmalıdır.
Yani, aslanı fareye boğdurmak, toplumu kafasına göre yönlendirmektir. Buna izin verilmemelidir..
Konu başlıkları önceden belirlenmelidir ve bunun dışına çıkılmamalıdır. Konuşmacı yeterince hazırlanarak halkın karşısına çıkmalıdır.
Bunu TV'ler kendiliğinden yapmazlar. Niye yapsın ki, o TV'ye yatırım yapanların bir hesabı ve bir ortaklığı mutlaka vardır. Ama az, ama çok bir tarafa yontacaktır.
85 milyon bazı uyanıkların, para babalarının masasında kurban edilmemelidir.
Yani, bu konuda kanuni zorunluluklar oluşturulmalıdır.
Her görüş için.
Eğer 85 milyona bu sihirli kutudan hipnoz yapılacaksa, bu toplumsal huzur ve barışı dikkate alacak, gerçeklere dayalı, adil bir yayın olmalıdır.
En önemlisi, bu yayınlarda sadece Türkiye'dekiler değil, dünyanın değişik yerlerinden yayın yapan ve Türkiye'den izlenenler için de geçerli olmalıdır.
Biz tartışma programları için düşündüklerimizi yazdık.
TV yayınlarının muhtevaları konusuna da el atmak gerekir.
TV'ler toplumu dönüştürmede çok önemli, hatta en önemli faktördür.
Kendini savunmaz, savunamazsan kaybedersin.
Kendini ifade etmez, edemezsen yok olursun.
Benden söylemesi.
Unutmayalım.

Ahmet Karakaşlı

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Karakaşlı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Aydin Markaları

Manşet Aydın, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 315 77 79
Reklam bilgi