Horoz dövüşü

103 amiral ve sarıklı amiral meselesi...
Öncelikle...
Türkiye Cumhuriyeti olarak dışarıda yaptığımız operasyon ve hamleleri ne yapsalar engelleyemediler. Aksine geniş bir coğrafyada etki alanımız arttı.
Peki teslim mi olacaklar? Bükemedikleri bu bileği öpecekler mi?
Elbette hayır..

Bunların tarihine, bizimle olan ilişkilerinin geçmişine bakarsanız her şeyi apaçık görebilirsiniz. Öylesine açık ki adamlar kendilerini ve yöntemlerini güncelleme gereği bile duymuyorlar.
Bu durumun rehaveti içerisindeler.
Bir devletle savaş meydanında boy ölçüşemeyeceklerini anladıklarında hep yaptıkları şeyi yapıyorlar. ''HOROZ DÖVÜŞÜ''
İçeriyi karıştır, enerjilerini içeride tüketmesini sağla ve böylece dışarıyla uğraşacak mecal bırakma...
Hatırlarsınız...

Bir zamanlar ismini şimdi zikretmek istemediğim bir grup vardı. Sarık ve cüppeleriyle ortaya çıkıp sağda solda meydanlarda zikir halkaları kurar böylece yıllardır baskılanan sağ kesimi coşturur, provoke eder, sinirleriyle oynar ve kullanıma hazır hale getirirlerdi.
Diğer yandan laik medya eliyle bunların görüntüleri çarşaf çarşaf yayınlanır, laik kesim irtica paranoyasıyla korkutulur, kurulu düzene daha sıkı bağlanmaları sağlanır, Müslümanlara karşı olan kinlerini diri tutarlardı. Oysa ki her iki tarafı organize eden aynı akıl idi. Bu böyle yıllarca sürdü gitti.
Hatta bu durumlar dönem dönem darbelere bahane olarak kullanıldı. Hatta darbenin başındaki adam şartların olgunlaşmasını özellikle beklediklerini, darbeden sonra da her iki taraftan eşit şekilde insan astıklarını hiç utanmadan ekranlar karşısında söylemişti.
Yani yine dışarıya doğru hamle yapmak isteyen TR devleti suni gündemlerle meşgul edilmiş, bir horoz dövüşü ile enerjisi içeride harcanmış ve böylece gelişmesinin önüne ket vurulmuş, bu aziz millet bir kere daha sömürgecilerin köleliğine memur edilmişti...
Günümüze gelelim...
Dışarıda yaptığımız işleri şimdi tek tek sıralamayayım yazı zaten yeterince uzadı.
Genelleme yapacak olursak:
15 Temmuz sonrası ordunun temizlenmesi (FETÖ'cülerin özellikle konuşlandığı deniz kuvvetlerinin temizlenmesi)
Hemen sonrasında Suriye ve Irak operasyonları
Sevakin Adası
Libya ile yapılan deniz anlaşması
Yine Libya'daki zafer
Mavi Vatan konsepti, enerji kaynaklarının bulunması
Ermenistan zaferi
Kanal İstanbul, 3. havalimanı ve yeni köprü
Montrö Sözleşmesi'nin gündeme gelmesi...

Evet tüm bunları onlarca engellemeye rağmen yapabilince, savaşarak engelleyemeyeceklerini bir kez daha anladıklarında yine eski yöntemlerine başvurdular...
Ne yaptılar?
Aslında birçok şeyi kaşıyıp duruyorlar ama günün konusu bu olduğu için sadece bunu yazıyorum.
Öncelikle sarıklı bir amiral buldular, fotoğraflarını servis ettiler.
Daha sonrasında bunu laik düzene tehdit olarak algılayan emekli birkaç prostat hastası amiral daha buldular, ellerine bir metin sıkıştırıp yayınlattılar. Böylece yeni bir horoz dövüşü daha başlatmış oldular.
Bir taraftan CHP Sözcüsü Faik Öztrak ''Darbe olmasını istemiyorsanız emekli amirallerden değil, sarayın kumpaslarla devlet kadrolarına doldurduğu, mensubiyetinin nerelere ait olduğu belli olmayan sarıklı amirallerden korkun'' dedi. (Halbuki başarılı olan tüm darbeleri NATO'ya bağlı generaller yapmıştı. Kaldı ki bu sarıklı diye tabir ettiği aslında imaen FETÖ'den olan askerlerin devlete doldurulması da yine kendi ait olduğu grubun eliyle yapılmıştı. O zamanlar AK Parti yoktu, Sayın Erdoğan muhtar bile değildi. Bilmiyormuş gibi davranıyor.)
Diğer taraftan sağ kesimden birileri de sanki bu sarıklı amiral amcalarıymış gibi sahiplenip, diğer tarafa hakaret ve saldırıda bulundular. Adamın neden ifşa edildiğini sorgulamadan daldılar.
Ama her zamanki gibi CB feraset gösterdi ve ''tasvip etmediğini, gerekenin yapılacağını'' söyledi (Bu sefer de dindar görünümlü kriptolar saldıracak ve Müslümanların arkasında durmadığı algısını oluşturacaklar. İşin zor ERDOĞAN)
Sonuç olarak dostlar,
Sarıklı fotoğrafı servis eden de amirallerin eline o bildiriyi tutuşturan da aynı akıl. Aynı merkez.
Ne olur bu kez bu tezgaha düşmeyin.
Solcu da olabilirsiniz, sağcı da olabilirsiniz. Vallahi sizin düşmanınız bir ve hangi gruptan olduğunuz umurlarında bile değil. Saldırdıklarında iki tarafa da eşit saldıracaklar.
Bir sağdan, bir soldan.
Selametle....

Yasemin Özülkü.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yasemin Özülkü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Aydin Markaları

Manşet Aydın, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 315 77 79
Reklam bilgi