Bugün 1 Mayıs

1 Mayıs 1977’nin üzerinden tam 44 yıl geçti.

Daha üçüncü satırı bile nasıl yazacağımı düşünemeden belleğimin zihin ekranında canlanıverdi
1 Mayıs 1977”nin katliam tablosu..
Başlangıçta her şey doğal seyrinde devam ediyordu.
DİSK'in kontrolünde tüm katılımcılar Taksim Meydanı”daki yerlerini almışlardı..
Mahşeri bir kalabalık vardı. Kimi verilere göre 500-600 bin kişi, kimi verilere göre de daha fazlaydı.
DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler kürsüde konuşurken, katılımcı gruplar kendi siyasal sloganlarını atıyorlardı..
Zaman zaman bu sloganlar yüzünden gerilim tırmanıyordu ancak DİSK'in görevlileri kararlı tutum ve davranışlarıyla her türlü provokasyonu önleyebilecek durumdaydılar.

DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler'in konuşmasını yaptığı platformdaki gazetecilerin arasındaydım.
Taksim Gezi Parkı'nın içinde bulunan öğrencilerin başında İstanbul Belediye Başkanı rahmetli Ahmet İsvan’ın eşi rahmetli Reha hanım vardı. Reha hanım İKD (İlerici Kadınlar Derneği) üyesiydi..

Taksim Meydanı'ndaki yüksek binaların çatılarında mevzilenen keskin nişancılar açık seçik görünüyorlardı..
Saat 18:00 sularıydı, her şey planlandığı gibi sürüyordu ve böyle biteceği sanılırken, silahlar patlamaya başladı. Sular İdaresinin çatısından, Kazancı Yokuşu tarafından ve İnter Continental Oteli tarafından ateş açıldığı söyleniyordu.
Silah sesleri eş zamanlı başladığı için toplum üzerinde psikolojik olarak çok etkileyici olmuştu.
DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler'in konuşmasını yaptığı platformda yanında olan yöneticiler ve biz gazeteciler silah seslerini duyduğumuzda içgüdüsel olarak başlarımızı yere eğip kendimizi koruyacacak bir sığınak aramıştık. Koskoca platform göz açıp kapayıncaya kadar boşalmıştı.
Taksim Gezi Parkı'ndaki okaliptüs ağaçlarından yapraklar dökülüyordu. Daha korunaklı bir yer bulup sığınmak için koşarken Reha hanımı gördüm…
Reha hanım, küçük çocukları kurşun yağmurundan korumak için ana gibi kollarını açmış, onları sarmalamış, bedenini siper etmişti..
Koşamadım..
Utandım.
Benim de canım tatlıydı ama Reha Hanımı öyle görünce dökülen yaprakları, vızıldayan kurşunları unuttum ve Reha hanımın yanında yer aldım…
Ve ne gariptir ve ne garip bir duygudur..
Bir kurşuna hedef olup ölmemek için kaçıyorsunuz, sonra çocuklarını korumak için kendini kalkan etmiş bir anayı görmek size ölüme meydan okumayı öğretiyor..
Reha hanım beni yanında görünce sadece güldü… Ben de bir şey söylemedim, söyleyemedim. Sonra bir de baktım ki bizim gibi onlarca insan o bebeleri ölümden korumak için, onları kucaklamış, sırtlarını kurşunlara dönmüştü.. Dönenler arasında beyaz kalkanlı polisler de vardı ve ağlıyorlardı…
Silahlar susmuştu..
Hep birlikte o küçük çocukları güvenli bir biçimde araçlara bindirdik..
Taksim Meydanı'na döndüm..
Gördüğüm insan cesetlerinin hangisi çekeceğimi şaşırdım..
Bu şaşkınlık içindeyken elinden geldiğince hızlı koşmaya çalışan sarışın bir kadın…
O sarışın kadın bir anda kendisini kovalayan panzerin devasa tekerlekleri arasında ezildi…
Panzer hiçbir şey olmamış gibi aynı süratle Gümüşsuyu yönüne doğru uzaklaştı..
Şoka girmiştim…
O günden beri ne zaman 1 Mayıs 1977'yi düşünsem o sarışın kadın ‘’BİZİ UNUTMAYIN!‘’ der gibi belleğimde belirir.

Atilla Dağıstanlı

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Atilla Dağıstanlı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.

01

Aziz Hoca - HOCAM,YAZINIZDAN DUYGULANDIM VE DE SANKİ 1977 1 MAYISINDA TEKRAR O ANLARI YASADIM.O GÜN ACİZANE,TESADÜFEN,BİR ÜNIVERSİTE ÖGRENCİSİ OLARAK BEN DE O ALANDA BULUNMUŞTUM.O BAHSETTIĞİNIZ BAYANIN ÇOK YAKININDAYDIM.SAÇLARINDAN PAN ZEHRIN ALTINDA SAVRULUP,EZİLMESİNİ HİÇ UNUTAMADIM.ÜZERINDEN 42 YIL GİBİ ÇOK UZUN BİR ZAMAN GEÇMESİNE RAĞMEN OLAYIN FAİLLERİ DAHA HALA BULUNAMAMIŞTIR.O ALANDA BİRCOK SİYASİ FRAKSİYONUN OLDUĞU BELLIYDI.ANCAK,HARBİYE ŞİŞLİ TARAFINDAN ALANA GIREN YANILMIYORSAM,KIRMIZI RENKLİ,BİNEK RENO MARKA BİR TAKSİ İÇİNDE, ÖNDE ŞÖFOR,ARKADA PENCERELERİ AÇIK,ELLERİNDE UZUN NAMLULU SİLAH BULUNAN İKİ KİŞİ ALANDA BÜYÜK BİR KARGAŞA VE PANİK YARATMIŞTI.ÜZERİNDEN BUNCA YIL GEÇMESİNE RAGMEN BU KARANLIK SIR ÇÖZULEMEMIŞTIR.ÜLKEMİZIN İNSANIN BİR DAHA BÖYLE ACILARI YAŞAMAMA DİLEĞİ İLE SELAM VE SAYGILARIMI SUNARIM.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 01 Mayıs 12:45


Aydin Markaları

Manşet Aydın, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 315 77 79
Reklam bilgi