Tarımda dönüşüm; doğal tarım uygulamaları

İnsan yaşamında beslenmenin önemini hepimiz biliyoruz.
Gittikçe artan nüfusa karşın, gıda ihtiyacı da hızla artmaktadır. Gıda ihtiyacını karşılamak için üretimin artması gerekmektedir. Üretim artışı için gereken doğal yapı ekilebilir alanların çoğaltılmasıdır. Ekilebilir arazilerin artırılması için tarımla uğraşan kesimin de artması gerekir.
Günümüzde ekilebilir alanlar ve tarımla uğraşan sayısı hızla azalmaktadır. 2021 TÜİK rakamlarına göre kayıtlı çiftçi sayısı 1 milyon sekiz yüz üç bin. 2020'de kayıtlı çiftçi sayısı 2 milyon seksen üç bin. Bir yılda tarımla uğraşanların sayısı 280 bin, son on yılda ekili arazilerde yüzde 8.2 azalma olmuştur.
Ekili arazilerdeki azalma ve tarımla uğraşan sayısındaki düşüşe karşın, tarım üretimindeki azalma aynı oranlı değildir. Bunun sebebi ise; dar alanda daha fazla ürün elde etme gayretleri, genetiği oynanmış tohumlar ve pestisit kullanımları ile artırılan üretim.

Doğal beslenmiyoruz, adeta zehir yiyoruz. Toprak ve insan hastalanıyor. Tedavi olmak için toprağa ve insana ilaç gerekiyor, tedavi ve sağlık giderlerine katlanıyoruz.
Döngü haline getirilmiş, toprağa ve insana vurulmuş bir esaret zinciri sanki...
Bu noktadan dönmek gerekmektedir.

Tarımda doğal yol ve yöntemlerle üretime dönüş, insani ve vicdani bir mecburiyettir.
Tarımdaki vahşi üretimin, geleneksel tarım üretim sistemleri ile doğal ve dengeli hale getirilmesi, planlanması, kamusal bir zorunluluktur.
Ülkemizde tarım ile uğraşanların sayısı ve ekilen arazi miktarında hızla azalma yaşanmaktadır. Bunun en önemli sebeplerinden ilki; tarım gelirlerinin giderleri karşılamamasıdır. Üretim için gereken tüm girdilerde sürekli hale gelen artışlar, bu sektörde çalışanları bezdirmektedir.
Yakın bir zamanda, gıdaya erişimde problemler baş gösterecektir.
Tarımsal üretimde doğal ve geleneksel yöntemlerle üretim sistemine geçmek kolay bir dönüşüm olmayacaktır. Belirli bir süre üretimde azalma olması muhtemeldir. Üretim azalmasına önlem olarak ekilebilir arazi miktarını artırmak, verilecek sürekli desteklerle üretimi cazip hale getirmek ve tarımla uğraşan sayısını artırmak gerekecektir.

Bu mümkündür. Şöyleki;
Orta ve uzun vadede yapılacak planlama ile ve kamu bütçesinde ayrılacak olan desteklerle ve kamu arazilerinin şartlı olarak, tarımla uğraşanlara veya tarımla uğraşacaklara hibe şeklinde veya uzun vadede kiralama yoluyla tahsisi gerekecektir.
Dönüşümle ilgili kaynağın nasıl ve nereden sağlanacağını ise şöyle örnekleyebilirim;
Ülkemizin 2021 yılı Gayri Safi Yurtiçi Hasılası (GSYH), 1 trilyon 346,1 milyar TL'dir.
2021 yılı merkezi bütçesinden Sosyal Güvenlik Kurumu'na ayrılan pay 601 milyar TL.
SGK'ya ayrılan bu payın; 152 milyar TL'si (ilaç ve tedavi) sağlık giderleridir.
Doğal tarım üretimine geçildiğinde, doğal gıdalarla beslenmenin sağlıklı yaşama sağlayacağı katkı ile sağlık sorunlarında azalma olacaktır. Sağlık sorunlarının azalmasının, bütçedeki sağlık giderlerine olumlu yönde yansıması olacaktır ve giderler ciddi tutarlarda azalacaktır.
Bu tasarruf ile sağlanabilecek olan kaynağın, 30 ila 50 milyar TL arası olduğunu öngörüyorum. Rakamın her yıl tarım sektörüne destek olarak aktarılması demek; tarımsal üretimin, üretim kalitesinin, çiftçi sayısının ve ekilebilir arazinin artması demektir. Ve bunun yaratacağı katma değer yurt içi ve yurt dışı hasıla başta olmak üzere, tüm sosyal yapı ve sektörlerde ciddi artış ve iyileşmeler olacaktır.
Dönüşüm kolay olmayacak ve etkileri de hemen hissedilmeyecektir.
Konu ile ilgili politikalar geliştirilmesi, orta ve uzun vade planlamalarla uygulanması ve denetlenmesi ile dönüşümün pozitif etkileri 10 ila 20 yıl arasında gerçekleşebilecek ve hissedilecektir.
Gerçekleşme sürecinde tulumbaya ilk suyu devlet koyacaktır.
Tarımda dönüşüm, yeni ekilebilir araziler açılması, çiftçi sayısı artışı ve gençlerin tarım sektörüne ilgilerinin artırılması önemli ve zorunlu bir proje olmalıdır.

Dr. İsmail SERİNKAN

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Serinkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.



Aydin Markaları

Manşet Aydın, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 315 77 79
Reklam bilgi