Güle güle Ahmet Konaklı

Herkesin birbirini tanıdığı o eski Aydın’ın ele avuca sığmayan gençleriydik.
Hepimizin farklı idealleri vardı…

Sen eğitimcilik alanında farklı bir dersaneciliği gerçekleştirmek için mücadeleye başladın…
Matematiğin olmazsa olmaz evrensel kuralları içinde uzun bir maraton koşusuna başladığında, hedefine ulaşmak için sadece koşmayı seçtin…
Kimseyle paylaşmadığın, zihninde özenle gizlediğin hedefine giden yolda hep koştun ama
Yanlışınla, doğrunla hep arkadaşım, dostum oldun…
Gün geldi tartıştık, bana gazeteciliği öğretmeye kalktın
Ben de sana sen ‘’Sen matematik öğretmenisin, sen öğretmenliğini bil’’ dedim ancak tost yiyerek, rakı içerek sildik attık o anı…
Neydi Ahmet senin ulaşmak istediğin o gizemli zirve?
İçinde, zihninde nasıl bir boşluk vardi ki, gizli gizli mücadele ettin?
Kim senden kendini kanıtlamanı istedi ki geniş bir yelpaze içinde savaşmayı seçtin?
Bu yazımı okuyanlar sanki seni eleştiriyormuşum gibi düşünebilirler…
Düşünsünler varsınlar be Ahmet..
Onlar bizi tanımıyorlar ki.
Öyle düşünenler dostluk, arkadaşlık ilişkilerini kendi mekanik döngüleri içinde değerlendirebilirler…
Boş ver be Ahmet boş ver…


Aydın’ın en güzel kızlarından Semra ile evlendin…
Şanslıydın; çünkü Semra her fırsatta, her koşulda senin yanındaydı..
Ne dersin sanki bu ilgi seni şımartmıştı…
Şımarmış ol be Ahmet, bu da bir erkek için mutluluktur…
Sen bu mutluluğu da yaşadın…
Bir değil, birkaç kez ölümlerden döndün ama yılmadın..
Ya Konaklı Dersanesi?
Tüm ülke tanıdı…
Öğretmenlerin, öğrencilerin…
Öğretmenlerinden Yavuz Tekin vardı;
Öteki fen bilgisi öğretmenlerinin yanıtlayamadığı bir sorumu 3 dakika içinde çözmüştü.
Ahmet Konaklı..
Güle güle arkadaşım…
Gün geldi çok iyiliğini gördüm…
Gün geldi kavga ettik ama birbirimizden vazgeçmedik…
Ne olurdu be Ahmet?
Böylesine dağıtmasaydın hedefini,
Birazcık dost sözü dinleseydin,
Ahmet Konaklı,
Eğitimin Aydın’daki devrimci gücü…
Egona yenildiğin gün Aydın’da bir devir kapandı…
Sen bunun bilincine vardın ama…
Neyse…
Dilerim ışıklar içinde uyursun sevgili dostum…
Zamanında iyiliğini gördüm.
Ben hakkımı helal ettim..
Dilerim ışıklar ülkesinde huzur içinde uyursun…

Atilla Dağıstanlı

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Atilla Dağıstanlı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Manşet Aydın Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Manşet Aydın hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Manşet Aydın editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Manşet Aydın değil haberi geçen ajanstır.

01

..... Camiasından - ne yazık ki ecel onu erken aldı... oysa ki daha hesaplaşacağı çok insan vardı... hesabı mahşere kaldı... değmezdi hırsa yalana dolana iftiraya bu hayat... değmezdi başın önde eğik gezmeye şanlıyken... hesap günü geldi çattı bak... değdi mi kırdığın kalplere, ne geçti eline ve ne söyleyeceksin sorgudaki meleğe...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Mayıs 11:36


Aydin Markaları

Manşet Aydın, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 315 77 79
Reklam bilgi